Anasayfa / Pedagoji / Yas Durumunda Bulunan Çocuklarla Nasıl Çalışılmalı?

Yas Durumunda Bulunan Çocuklarla Nasıl Çalışılmalı?

Freud Yas ve Melankoli adlı eserinde, yas bize hiçbir zaman patolojik bir durum olduğunu ve tıbbi bir sağaltım gerektirdiğini düşündürmedi. Bu durumun belli bir zaman aşımından sonra düzeleceğine ve herhangi bir girişimin yararsız hatta zararlı olacağına inandık, demektedir. Ancak yasla ilgili çalışmalar, psikolojik yardımın faydalı olduğunu göstermiştir.

Örneğin, yaptığı bir çalışmada amaçlarını; öğrencilerin yaslarını dile getirme becerilerini artırmak, sınıf çalışmalarına yöneltmek ve onların kızgınlık ve acı hislerinden dolayı başkalarını incitme isteklerini en aza indirmek olarak belirlemiştir. Uyguladığı yas danışmanlığı sonucunda, ilkokul öğrencilerinin %91’i yaslarıyla ilgili duygularını açıklayabilme konusunda ilerleme göstermişlerdir. Ayrıca öğretmenler, yakınlarının ölümünden dolayı hissettikleri kızgınlık nedeniyle arkadaşlarıyla kavga etmenin azaldığını bildirmişlerdir.

Kübler Ross(1997), bırakın ölenin yakını konuşsun, ağlasın veya gerekiyorsa bağırsın. Duygularını dökmesine ve paylaşmasına izin verin, ama hep yanında olun. Ölenin sorunları çözülmüş olmasına karşın,yakınının önünde yas tutacağı uzun bir zaman vardır şeklinde duyguların yaşanmasının önemini vurgulamıştır.Yasla ilgili engelleri azaltma çalışmaları,grup içinde daha çok başarılır.Çocuğa, hayatta olan diğer yetişkinler yardım ettikleri zaman, onların acıları ve üzüntüleri de çocuk tarafından hissedilecek ve belki çocuğun kendi matemini şiddetlendirerek veya bitirerek,çocuğu yetişkinlerin matemini halletmeye çalışır duruma getirecektir.Grupta ise çocukların kendi kişisel yaslarıyla ilgili çalışmalarına destek vermek ve kabul etmelerini sağlamak için yardım edilir.Grup,çocuğun duygularını açmasından dolayı yargılanmayacağı ve suçlanmayacağı tek yer olabilmektedir.

Moore Herlihy ebeveynlerini kaybetmiş 13 öğrenci ile okulda yas grubu oluşturmuştur.Yaşları 13-19 arasında olan bu öğrencilerle 6 oturum planlanmıştır. Uygulanan grup tedavi oturumlarının içerikleri şu şekilde özetlenebilir.

1.Oturum: Olayın Paylaşımı: Üyeler tanışır, ölenin kim olduğu ve ölüm olay ayrıntılarıyla anlatılır.İlk oturum zor ve duygusal olduğu için kapanışı başarmak gerekir. Duygusal dengeyi eski haline getirmek için gevşeme ve soluk alma aktiviteleri uygulanabilir.Çok üzülmüş, perişan olmuş öğrencilere ayrı bir konuşma zamanı ayrılır.

2.Oturum: Yasın Safhaları: Yasın safhaları hakkında bilgi verilir.Ölümden bu yana yaşanan veya ortaya çıkan düşüncelerin, yas sürecinin farkına varılması sağlanır.Oturumu kapatmada Yas Çözme Envanteri veya buna benzer bir envanter uygulanabilir yapılabilir.Böylece öğrenciler ölümden hemen sonra ki duygularıyla şimdiki duygularının fark ederler.

3.Oturum: Ölümden Sonraki Olaylar: Cenaze töreninin nasıl geçtiği, orada neler hissettikleri hakkında konuşulur.Daha sonra okula dönünce neler olduğu, arkadaşlarının tepkileri anlatılır.Gördükleri  rüyalar, ölen ebeveynle rüyada yaşadıklar ve varsa kabuslarından bahsedilir.

4.Oturum: Aile Yapısındaki Değişiklikler: Ailede aynı cinsiyette başka biri yoksa yalnız kalma, evde sorumluluğun artması konuları paylaşılır. Yaşayan ebeveynin  yeniden evlenmek isteyeceği, bunun aile düzenine etkisi ve ölen ebeveyne vefasızlık gibi duygular  üzerinde konuşulur.

5.Oturum: Ailedeki Dini Törenler ve Tatiller: Kaybedilen ebeveynden sonra dini törenlerin nasıl geçeceği,mezar ziyaretlerini isteyip istemedikleri konuşulur.Tatillerin nasıl olacağı, ölen ebeveyn olmadığında da onu özledikleri halde eğlenebileceklerinin farkına varmaları sağlanır.

6.Oturum: Kapanış: Grup yaşantısı özetlenir, öğrencilerden değerlendirme yapmaları istenir.Danışmanın her zaman görüşmeye açık olduğu vurgulanıp oturumlar sonlandırılır.

Bu çalışma sonucunda, ebeveynini kaybetmiş öğrencilerin terapiste gitmekte zorlandıkları, ancak tanıdık olan okul ortamını sevdikleri için terapiyi kabul ettikleri görülmüştür. Ayrıca yaşıtları ile yakınlaşma kolaylığı,onların tecrübelerini paylaşmak, rahatlamalarını sağlamıştır.Smead Morganett ölüm tartışmasının,intihar konusunu içermeden tamamlanamayacağını belirterek  İntiharı Anlamak adı altında bir oturum düzenlenmesini önermektedir. Bu oturumda özellikle suçluluk duyguları ele alınır. Tüm üyelerin intihara ilişkin düşünceleri ve bir insanın intihar etme düşüncesinin  nasıl anlaşılabileceği tartışılır. İntihar eğiliminde olan kişilerin özelliklerine ilişkin İntihar Uyarı Sinyalleri Listesi dağıtılır. Ve üyelerden böyle kişilere rastladıklarında gizli tutmayıp, danışmanlara veya başka bir yetişkine bildirerek yardım istemeleri söylenir. Yas grubu çalışmalarında kendini iyileştirmek adı altında bir oturum da planlanabilir. Bu oturumda da kendine zarar verme davranışı nelerdir (alkol ve hap alışkanlığı, aşırı derecede pasif veya saldırgan olma, yardım almayı reddetme gibi) üyelere yazdırılıp tartışılır. Kendini iyileştirmeye ilişkin tavsiyeler niteliğinde ifadeler sıralanır.

  • Sevdiğin birini kaybetmekten dolayı kızgınlık duymaktan korkmayın.
  • Yasla baş etmek için danışmandan yardım alın. Yas normal bir süreçtir.
  • Aile üyeleriyle duygularınızı paylaşın, içinize at-mayın.
  • Ölen kişiye söylemek istediklerinizi anlatan bir mektup yazın.
  • Sizi mutlu kılacak hobiler geliştirin.
  • Gönüllü çalışın, başkaları için bir şeyler yapın.
  • Kendinize dikkat edin, düzenli fiziksel egzersizler yapın ve düzenli beslenin.
  • Bakabileceğiniz, sevebileceğiniz bir hayvan alın.

Bu  ifadeler  grupta  tartışılır.  Kendine  zarar  verme davranışının yası halletmeyip, ayrıca sonradan uğraşılması gerekecek yeni problemlere neden olacağı belirtilir (Smead Morganett,1990).

Ebeveynlere grup süreciyle ilgili bilgiler vermek ve çocuklarına yardım edecekleri konularda önerilerde bulunmak için kısa bir toplantı yapılması da faydalı olacaktır. Ebeveynler yasın çocuklarını nasıl etkilediğinin çok iyi farkında olabilirler ancak bu süreç boyunca ne yapmaları gerektiğini bilemeyebilirler. Birçoğu bu öneri ve çocuklarına gösterilen ilgiyi takdirle karşılar. Ebeveynler ve diğer insanlar grup liderinin yaptığına benzer şeyler yapabilirler ancak seviyesi farklı olur. Ebeveynler çocuklarının gelecekte de korunacakları, aynı zamanda suçlanmayacakları, sorularının direk ve tatlı bir dille cevaplanacağı konusunda güvence verebilirler.Ve çocuklarına sıkıca sarılabilirler. Lider aynı zamanda ebeveynlere ve çocuklara bir takım kitaplar önerebilir. Melntyre 1950de, kaybedilen kişiyle ilgili yapılacak bir kitabın yası nasıl kolaylaştıracağını tanımlamaktadır. Kitap danışan için anlamı olan fotoğrafları ve anıları içerebilir. Kitabın amacı kaybedilen kişi ve kayıp ile ilgili duyguların açığa çıkarılması, yeniden gözden geçirilmesi ve netleşmesidir.

Clifford Davis 1989da Melntyre ile benzer amacı içeren resim çizme kitabını kullanmıştır. Kitapta 5 bölüm bulunmaktadır

Birinci Bölüm: Kayba odaklanmış kendi portrelerinin olduğu bölüm. Çocuk kaybettiği kişi ve kayıp hakkında düşüncelerini anlatan kendi resmini çizer. Ayrıca kelimeler kullanarak kendini tanımlayabilir.

İkinci Bölüm:Ailenin kayıp anında içinde bulunduğu durumu çizme.

Üçüncü Bölüm:Yasın vurgulandığı düşünceleri ifade eden yas tasvirleri.

Dördüncü Bölüm:Kaybedilen kişiye yazılmış, çocuğun vedasını içeren mektup.

Beşinci Bölüm: Ailenin şimdiki zamanda içinde bulunduğu gerçek durumu çizme (Brown)

Sonuç olarak, yas insanlar için kaçınılmaz ve her ne kadar normal bir yaşantı olsa da izlenmesi gereken bir durumdur. Özellikle bu alışıldık reaksiyonun krize dönüşmüş olduğu kişilerde yaklaşım biçimi ne olursa olsun acil müdahaleye gereksinim vardır(Berksun, Oral ve diğerleri, 2000).

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

 2-3 Yaş Döneminde Çocukların Sosyal Gelişim Özellikleri

Sosyalleşme, bebeğin 3 ay dolaylarında insanla objeler arasındaki farkı görerek, değişik tepkiler göstermesiyle başlar. Bebekler …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir