Anasayfa / Bağımlılık / “Utangaçlık” Bağımlılık Riskini Arttırıyor

“Utangaçlık” Bağımlılık Riskini Arttırıyor

Madde bağımlılığı riski gün geçtikçe artmakta ve özellikle bağımlılığa yakın kişilik özeliklerin de olan Utangaç kişiliğe sahip genç ve çocuklar daha büyük bir risk altındadırlar.

“Hedefte olan gençler maddeye denemeyle başlıyor. Gençlik döneminde her şey deneniyor. İlk deneme bir süre sonra sosyal kullanım haline geliyor. Öyle ki sosyalleşme aracı oluyor adeta ve bir alt kültür oluşturuyor, kişiyi içine alıyor. Daha sonra orada başka maddelerle de tanışıyor. Sonrasında madde kaygı ve mutsuzluğu giderme aracı oluyor. Son aşamada yaşamak için kullanma halini alıyor. Aşama aşama buraya varıyor madde kullanımı. Yaşamın amacı oluyor bir süre sonra.

Gençlik zaten bana bir şey olmaz diyen gruptan oluşuyor. Hastalanmam, trafikte seyrederken hız yapıyor kaza yapmam diyor ve ölümsüz olduğunu, hiç hastalanmayacağını düşünüyor. Bağımlılık kişilik zayıflığı değil bir hastalık. Bağımlıların çoğu ‘üzüldüm kullandım, sevindim kullandım’ diyor. Sorun çözemedikleri için kullanıyorlar. Eğlenmek için neden bir araç olsun ki madde. Esrar için ottur zararı yoktur diyorlar.Halbuki ne büyük yanlış. Esrar beyni ciddi tahrip eden bir madde. Şizofreni dediğimiz hastalığa yol açıyor.Genetik olarak kişi bunu taşıyorsa içilen esrar onu tetikliyor.

Utangaç Kişiler Risk Altında

Zamanında tedavi edilmeyen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu rahatsızlıkları ilerleyen yaşlarda kişinin bağımlılığa yakalanma riskini artırıyor. İstatistiklere bakıldığında madde kullanan erişkinlerin % 25’inin bu rahatsızlıkları yaşadığını gösteriyor.

Çocukları doğru tedavi ettirmezsek madde kullanımı riski artar. Kaygı bozukluğu dediğimiz, başkalarının yanında sosyalleşememe, konuşamama, yeni insanlarla tanışamama problemi yaşayan kişiler bir bardak alkol aldığında rahatladığını görüyor ve kullanmaya başlıyor. Bir bardak iki bardağa, yarım şişeye …vs. uzayıp gidiyor. Utangaç, sosyal kaygısı olanlar kişilerde madde bağımlılığı normale oranla 13 kat daha fazla.

Hayır Diyebilmek Önemli

Ne kadar baskı yaparsanız yapın öyle ya da böyle bu genç bir şekilde zararlı bir şeyle karşı karşıya gelecektir. Aile olarak eğitim verirken yapmaması gereken şeyler konusunda çocuğa hayır demeyi öğretmek gerekir. Ebeveyn olarak ‘Sen düşünme ben senin yerine karar verir, düşünürüm’ mesajı vermemek lazım. Çocuklara kendi kendini kontrol etmeyi öğretmeliyiz. Aksi halde onu başkaları kontrol edecektir.”

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir