Anasayfa / Psikiyatri / Tüm Yönleriyle Panik Atak Hastalığı ve Nedenleri

Tüm Yönleriyle Panik Atak Hastalığı ve Nedenleri

Panik atak hastalığı aniden başlayan ve hızla şiddetlenen, çoğu zaman şiddetli bir tehlike hissi veya kişide sonunun geldiği düşüncesinin eşlik ettiği belli bir başlangıcı ve sonu olan yoğun bir korku ve sıkıntı nöbetidir.  Panik atak tek başına psikiyatrik bir hastalık veya tanı olmayıp sadece panik olmak hastalık değildir.

Panik Atağın Nedenleri Neler?

Panik atağın nedenlerine baktığımızda karşımıza genetik etkiler çıkıyor. Bunun beraberinde ailede panik atak yaşayan ya da kaygılı depresif kişiler varsa model alarak öğrenme yoluyla da hastalığa yatkınlık artmaktadır. Bağımlı-çekingen kişilik özelliklerine sahip, takıntılı kişilik yapısını taşıyan kişilerde görülme olasılığı yüksektir. Panik atakta çevresel etmenlerin rolü ayrıca önemlidir. İşsizlik, kayıp, boşanma gibi yaşam olayları beyin biyokimyasını da bozduğu için panik atağın da yaşanma riskini bir hayli artırır. Çok fazla kafein ve sigara tüketimi ve doğumdan sonra tiroit hormonundaki azalma da panik atağı tetikleyebilir.Modern yaşamda yaşam standartları yüksek, hayatı seven, hastalanırsa kaybedecek şeyleri çok olan kişilerde de panik atağın yaşanması olasıdır ve oldukça korkutucu olabilmektedir.

Panik atağın kişilerin günlük yaşam kalitesini etkileme durumu hastalığın şiddetine ve sıklığına bağlıdır.Panik atakların sık yaşanmaya başlaması, fiziksel belirtilerin çarpıtılarak yorumlanmasıyla ortaya çıkan devamlı panik atak yaşama korkusu ve bu korkuları yaşamamak için kaçınmaların başlaması kişinin günlük hayatını olumsuz yönde etkiler. Özellikle kaçınma davranışları kapalı alanda duramama, kalabalığa girememe, toplu taşıtlara binememe gibi korkular kişilerde panik atak yaşamalarına neden olacakmış gibi düşünmelerine neden olur. Bu durum birçok kişinin evden çıkmamasına bile yol açabilir. Evde telefon çalsa dahi kaygılanmaya ve kurgulamaya başlarlar. Sadece tek bir belirti bile hissetmeleri panik atak yaşayacakları hissini verebilir.

Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

  • Çarpıntı, kalp atımlarını hızlanma
  • Terleme
  • Titreme, sarsıntı
  • Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma durumu
  • Soluğun kesilmesi, boğulma hissi
  • Göğüste ağrı, baskı ve sıkıntı hissi
  • Bulantı ya da karın ağrısı
  • Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olm
  • Derelizasyon (gerçekdışılık duyguları) ya da deporsonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma)
  • Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkuları
  • Ölüm korkusu
  • Uyuşma ve karıncalanmalar
  • Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

Bu 13 belirtiden 4 tanesi 10 dk içinde ortaya çıkarsa kişinin panik atak yaşadığı söylenebilir.

Nasıl Bir Tedavi Verilmektedir.

Panik atak hastaları bedensel duyumları panik atak geçirmeyenlere göre daha çarpıtarak yorumlama eğilimindedirler. Panik atakta son 20 yıldır en etkili olan terapi yöntemi bilişsel-davranışçı terapidir. Bu yöntemde kişi hangi belirtileri hangi sıklıkla yaşamış ve nasıl yorumladığıyla ilgili detaylı bilgi alınır. Eşlik eden kaçınma durumları ya da fobik durumların olup olmadığı sorgulanır

Görüşme sırasında kaygının fizyolojisini yani nasıl oluştuğunu, nelere yol açabileceğini kişiye açıklanır. En son geçirilen atağın detaylı analizi yapılır. Bu analiz sırasında kalp çarpıntısını kalp krizi geçiriyorum diye yorumlayan biri için; bu yorumlamanın neye yol açtığı açıklanır. Daha sonra panik atak sırasında hangi belirtiler hissettiği, nasıl yorumladığı, atak sonrasında ne yaptığıyla ilgili kayıt tutması istenir. Bu kayıtlarda kişinin hem kendini görmesi sağlanır, hem de sistematik olarak bütün çarpıtılan belirtiler tek tek düzeltilir.Bedensel duyarlılığı artmış kişinin dikkatinin başka yöne çevrilmesini sağlamak için önerilerde bulunulur.Kaçınılan davranışlar için yüzleşme ve süre tutarak erteleme ödevleri verilir. Son olarak da panik atağın vücuttaki oluşturduğu etkiyi azaltmak için ara ara gevşeme egzersizi yapılır. Panik atağın bu yöntemlerle başarıya ulaşma olasılığı %70-80 arasındadır.

Panik atak yaşayan kişi dirençli olabilir ve çok korkmuşsa sizin de korkmanızı bekleyebilir ve sanki kişiye bu hastalık hiç düzelmeyecekmiş gibi gelebilir. Ancak bu durumun en fazla bir ya da iki seans devam etmesi beklenir. Orta sıklıkta ve şiddette panik atak yalayan biri için ilaç tedavisi olmaksızın sadece terapi alarak 2-3 ayda düzelmesi mümkündür. Şiddetli durumlar ve uzun yıllardır yaşayan koşullanmış dirençli kişiler için bu süre daha uzundur. 2-3 seansta tamamen biten panik atak ise sadece başlangıç aşamasında olanlardır.

Kişinin ilk seanstaki ilk ödevi; artık bu hastalığı, belirtileri, korkuları kimseyle paylaşmıyoruz ve sadece burada konuşuyoruz, değerlendiriyoruz oluyor. Eğer çevresindekiler sorarsa da; iyiyim fena değil gibi politik, geçiştirici cevaplar vermelerini istiyoruz. Görüşmeye yakınları gelmişse; panik atağın fizyolojisini,nasıl ilerlediğini anlatıyoruz ve kişi eğer atak yaşarsa normal bir baş ağrısı çekiyormuş gibi yaklaşmalarını, gerekirse doğal bir çerçevede dikkatini dağıtmalarının iyi olabileceğini söylüyoruz. Bu ödev neden önemli? Çünkü anlatan kişi anlattıkça bedensel duyarlılığı artar ve yaşadıklarını hep gündemde tutar.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir