Anasayfa / Psikoloji / Terör Olaylarının Psikolojimiz Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Terör Olaylarının Psikolojimiz Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Terör gibi travmatik bir olaya maruz kalmanın psikolojik etkileri çok çeşitlidir ve kişilerin teröre karşı geliştirdikleri tepkiler de çeşitli faktörlere bağlı olarak belirlenmektedir (DiGiovanni, 2004). Teröre doğrudan ya da dolaylı olarak maruz kalan kişilerin tepkileri ilgilenmeme, empati/sempati kurma ya da travma olarak üç temel grupta değerlendirilebilir. Kişi, fiziksel olarak çok uzakta gerçekleşmiş ve kültürel olarak kendisiyle ilişkilendirmediği taraflar arasında gerçekleşen eylemlerde ilgilenmeme tavrını benimseyebilir. Diğer yandan, olay fiziksel olarak kendisine uzak bir yerde gerçekleşse de, taraflardan biriyle sembolik ya da kültürel olarak özdeşleşmesi gibi durumlarda söz konusu tarafla empati/sempati de kurabilir.

Olaya hem kültürel hem de fiziksel yakınlık olması durumunda ise terör eylemine doğrudan ya da kitle iletişim araçları aracılığıyla maruz kalan kişiler çeşitli ölçülerde travma geçirebilmektedirler. Genetik donanım, toplumsal doku, geçmiş deneyimler ve gelecek beklentileri gibi faktörlerin yanı sıra saldırının fiziksel etkisi gibi özellikler ve olayın diğer özellikleri de kişilerin psikolojik tepkilerini şekillendirmektedir. Örneğin, bombardıman ve gizli bombaların patlamasının neden olduğu zarar ile bir yerleşim alanına sızma, sivillere saldırma ve rehin alma gibi terörist eylemler arasında bir ayrımın yapılması önemlidir (Oral ve Özgüner, 2001).

Terör Doğal Afet Etkisi Yaratıyor

Gizli ya da uzak mesafedeki saldırılarda zararın önemli bir kısmının olay sırasında hemen ortaya çıkması, yardım ulaşana kadar olayın çoktan sona ermesi gibi nedenlerle bu tip eylemler doğal felaketlerle benzerlik gösterirler. Afet durumlarında olduğu gibi bu tip saldırılarda da yıkıcı güç anonim ve biçimsiz bir öğe olarak algılanır. Bu teröristlerle doğrudan karşılaşmaktan çok farklı bir durumdur (Oral ve Özgüner, 2001).

Teröristle Yüzleşince Ne Oluyor

Teröristle yüzleşme durumlarında ise ölüm korkusu, belirsizlik, alıkoyma, gaddarlığa ve şiddete maruz kalma gibi pek çok stres kaynağı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, bu durumlarda sağ kurtulan kurbanlar, terörü uygulayan tarafa karşı saldırı, kaçma, donakalma gibi geçici çözümler ve doğrudan baş etme yöntemleri de geliştirilebilmektedir (Quarantelli, 1985).

Her iki saldırı tipinde de olay sonrasında bireylerin büyük çoğunluğu, yoğun stres ve davranış değişikliği yaşamaktadır. Ayrıca, bireylerin özellikle tanıdık dünya imgeleri, insan doğası, ölüm ve kendileri ile ilgili düşüncelerinde farklılaşmalar gözlenmektedir. Kurbanlar, saldırı sonrası aynı kalamadıkları gibi, “dünyada kendi yerlerini bulma” ve dünya ile yeniden bütünleşmek için de psikolojik dönüşüm geçirmektedirler. Bu dönüşüm için çoğunlukla kişiye göre değişen bir yas ve iyileşme süreci gerekmektedir.

Bireylerin önemli bir kısmı, yeni değerler özümseme ve uyum sağlama yolunu seçerken; bazıları, iyileşme döneminin ardından eski değer ve düşüncelerine dönebilmektedir (Jordan, 2005). Bunun yanı sıra, bireyler travmatik olaylara anlam yükleyerek, onları anlaşılır, tahmin ve kontrol edilebilir hale getirmeye çalışmaktadır (Holloway ve Fullerton, 1994).

Terörist Saldırının İlk Etkileri Nelerdir?

Terörist saldırının ilk etkileri olarak, ölüm, yaralanma, yer değiştirme (göçe zorlanma/ kaçırılma) ve yapısal yıkım gibi etkiler sayılabilir. Ancak, teröristlerin nihai hedefi, eylemden kurtulanları ve toplumun diğer üyelerini etkilemektir (Hamaoka veark., 2004). Pek çok araştırma, çeşitli düzeylerde terörist eylemlere maruz kalmanın toplumların psikolojik yapısını önemli ölçüde bozduğunu ortaya koymaktadır; çünkü bu tür eylemler, bireyleri yoğun şekilde savunmasızlık, ölüm ve sakatlık gibi durumlar ile karşı karşıya bırakabilmektedir (Zeidner, 2006).

Terörün Amacı Potansiyel Kurban Yaratmak

Başka bir deyişle, terör, toplumun tüm bireylerini potansiyel kurban haline dönüştürmektedir. Bireylerin fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü, mal varlığını ve diğer kendine ait varlıklarını, tanışıklık/ aşinalık ve kontrol edebilirlik duygusunu, önemli değerlerini, düşüncelerini, yorumlarını, tutumlarını ve varsayımlarını tehdit etmekte olan doğrudan ve dolaylı tehditler travmatik bir toplum yaratmaktadır.  Ayrıca, bu tür eylemlere maruz kalmak kişilerin rutin faaliyetlerinin durmasına da neden olabilmektedir (Zeidner, 2006). Terörist eylemler sonucunda, kızgınlık, reddetme, odaklanma bozukluğu ve uyku bozukluğu hatta depresyon gibi sorunlar da görülebilmektedir. Bunlara, uyku bozuklukları, kendini üzgün hissetme, endişe, kaygı, artan alkol ve sigara tüketimi de eklenebilir (Nandi, Galea, Ahern ve Vlahov, 2005).

Uzmanlar Terör Mağdurlarına Karşı Nasıl Davranmalı

Hayatta kalanlara ilk müdahaleyi gerçekleştiren polis memurları, ilk yardım uzmanları, kriz danışmanları gibi profesyonellerin, şok, inanmama, şaşkınlık, fiziksel acı, titreme, ağlama, öfke ve suçluluk gibi ilk tepkileri göz önünde bulundurması gerekmektedir (DiGiovanni, 2004).

Ayrıca, kişilerin güven ve emniyet duygusunun yıkılması, kişilerin ruh sağlığı uzmanları da dâhil olmak üzere, herkese karşı güvensizlik eğilimi göstermesine neden olabilmektedir (Waters, 2002). Çalışmalar, saldırıya maruz kalınmasını takip eden günlerde, kişilerde yüksek oranda TSSB ile kaygı ve depresyon belirtilerinin görüldüğünü göstermektedir. TSSB ile bağlantılı olarak yetişkinlerde panik atak bozukluğunun görülme olasılığının yüksek olduğu da vurgulanmaktadır (Pfefferbaum ve ark.,2006).

Tüm bu bilgiler göstermektedir ki, terör insan hayatında yer alan ciddi bir kriz ve travma durumu olup bireylerin her zaman tek başlarına mücadele edemediği ve psikolojik destek duyduğu bir alandır. Bu aşamada biz ruh sağlığı çalışanları olarak travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bu bireylere gerekli psikolojik desteği vermeli, zedelenen güvenlik duygularının temini konusunda gerekli çalışmaları yapmalıyız.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Yazarak Özgüven Problemini Çöz

Öz güven probleminin altında yatan sebepler çeşitlilik gösterir. Başarısızlık korkusu, aileden çok yakın birini kaybetmek, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir