Anasayfa / Etiket Arşivi

Etiket Arşivi

John Kurumboltz ve Sosyal Öğrenme Kuramı

Meslek seçimi ve gelişimi konusunda davranışsal yaklaşımı ortaya koyan öncü John Krumboltz’ dur.Krumboltz, meslek seçimi kuramında, sosyal öğrenme kuramını ortaya koyan Albert Bandura’ dan etkilenmiştir. Meslek Kararını Vermeyi Etkileyen Etkenler İnsanların mesleki kararları, genetik etmenler, çevresel koşullar, öğrenme yaşantılarıve performans becerilerinin birbirleriyle etkileşiminden etkilenir. Krumboltz ve arkadaşlarının belirlediği mesleki karar vermeye etki eden dört etmen görülmektedir. Her bir karar verme noktasında çeşitli karar seçenekleri bulunmaktadır ve karar alındığında bu karar daha sonraki kararlardaki seçenekleri arttırır veya azaltır. Genetik donanım özel yetenekler Çevresel koşullar ve olaylar Öğrenme yaşantıları Göreve yaklaşma becerileri – Irk – Cinsiyet – Fiziksel özellikler – Fiziksel engeller -İstidat(Eğilim) örnekleri – Çevreyle etkileşim – …

Devamı

Bilişsel Kurama Göre Öğrenme Kavramı

Öğrenmenin nasıl gerçekleştiğine ilişkin daha farklı bir görüşe sahip olan bilgi işlemeye dayalı bilişsel öğrenme kuramının savunucuları, davranışçı kuramı temel alan öğretim uygulamalarında, öğrencilerin önceden belirlenmiş etkinlikler sırasında sık tepki vermek zorunda bırakılmalarının öğrenmeye etkin katılım olarak değerlendirilemeyeceğini düşünmektedirler. Bu tür etkinliklerde öğrencinin hangi davranışta (tepkide) bulunacağı, hangi bilgiler (uyarıcılar) üzerinde odaklanacağı ve bu bilgileri nasıl işleyeceği öğrenci tarafından değil, öğretimi ya da öğretim materyallerini tasarımlayan kişiler tarafından kararlaştırılmıştır. Bu ise, her öğrencinin bireysel özellikleri ve geçmiş deneyimleri çerçevesinde gösterebileceği farklı zihinsel işleme çabalarını engelleyerek, öğrencilerin öğrenmeye katılımını yalnızca önceden başkaları tarafından belirlenmiş etkinliklerin gerçekleştirilmesiyle sınırlamakta, dolayısıyla öğrencilerin öğrenmeye etkin …

Devamı

Geçmişten Günümüze Temel Öğrenme Kuramları

Davranışçı Yaklaşım Davranışçı yaklaşıma göre önemli olan öğrenme yaşantılarının ürünüdür.Davranışçılar öğrenmeyi mekanik bir süreç olarak ele alıp objektifliği ön planda tutmuşlardır.Onlar, insan zihnini bir kara kutuya benzetir ve kara kutunun içinde ne olup bittiğiyle değil de kara kutuya girenler ve kara kutudan çıkanlarla ilgilenirler. Çünkü çıktılar objektiftir, gözlenebilir ve ölçülebilirler. Girdiler ve çıktılar ayarlanabilir, düzenlenebilir ve kontrol edilebilir. İnsanın duyuları değil dışarıya yansıyan yanları önemlidir. Ünlü Rus fizyoloğu Ivan PAVLOV? un önerdiği koşullanma teorisi basit fakat çok yaygın bir öğrenme türünün bütün dünyada yankılanan bir açıklaması olmuştur. Pavlov’ ?n çalışması deneysel olarak incelenen ilk koşullanma türü olduğu için ?klasik koşullanma? …

Devamı