Anasayfa / Etiket Arşivi

Etiket Arşivi

Bebeklik Döneminde Bağlanmanın Oluşumu ve Kişiliğin Temelleri

Bebekler doğduktan  çok kısa bir süre sonra yaklaşık 2. ayda nesneler yerine daha fazla insanlara yönelmeye ve onlara daha fazla dikkat etmeye, onları izlemeye dinlemeye ve kucağa alınmaktan hoşlanmaya başlarlar. Etrafındaki tüm insanlara aynı şekilde tepki verirler. Yaklaşık 3-4. aylardan sonra tanıdıkları yüzlere yabancılardan daha farklı şekilde tepki vermeye başlarlar. Aynı zamanda bebek, kendisine bakan kişiye (ya da kişilere) daha fazla olumlu tepki vermeye ve onu diğerlerine tercih etmeye başlar. Böylece o kişinin  davranış ve etkileşim stillerini daha çabuk öğrenir  ve onu memnun eden davranışlar sergilemeye çalışır. Bebekler kendi kendilerine hareket etmeye başladıklarında ise annenin yakınlığını aramak için daha aktif …

Devamı

Erikson’nun 0-2 Yaş Güvene Karşı Güvensizlik Dönemi

Yeni doğan bebek yaşayabilmek için başkalarına bağımlı ve muhtaçtır. İlk ilişkisini annesi ya da annelik görevini yerine getiren kişi ile kurar.İhtiyaçlarının bekletilmeden karşılanmasını ister. Bu dönemde, bebeğin kendisine ve çevresine güven duygusunun gelişip gelişmeyeceği belirlenir. Anne, bebeğine karşı sevgi dolu ise ve bebeğinin ihtiyaçlarını bir süreklilik, tutarlılık ve aynılık içinde karşılıyorsa bebeğin temel güven duygusu gelişecektir. Erikson ilk yıl sırasında bebeklerin ya anne-babalarına, kendilerine ve çevrelerine karşı bir güven duygusu geliştirdiklerini ya da güvensizlik duygusundan kaynaklanan bir bunalımla karşılaştıklarını varsaymış, bu nedenle de bu döneme Güvene Karşı Güvensizlik adını vermiştir. Fiziksel bakımın yanında sevgi ve duygusal yakınlık gören bebek, Ben bakılmaya …

Devamı

Ergenlik Dönemi-Kimliğe Karşı Rol Karışıklığı

Ergenlik dönemi, kişilik gelişimi açısından bir dönüm noktası oluşturur. Bu dönemde birey, hem hızla gelişen bedenindeki fizyolojik değişimlere uyum sağlamak, hem toplumun beklentilerine cevap verebilmek zorundadır. Artık cinsel rollerin, siyasal rollerin ve hatta yavaş yavaş mesleki rollerin benimsenmesi gerekmektedir. Ergen bu dönemde akranlarına göre kendi görünümünü, popülaritesini, sosyal sınıfını değerlendirir. Gençler bu dönemde herkesin fiziksel değişimleriyle ilgilendiklerini düşünürler. Kendilerini sürekli olarak izleniyormuş gibi hissederler. Bu dönemde ergen değişen bedenini tanımaya başlamıştır ve artık sıra bu yeni bedene uygun bir benlik edinmeye gelmiştir. Ergenin esas uğraştığı,??Ben kimim???sorusuna yanıt bulmaktır.Ergen artık anne ve babasının değerlerinin,özelliklerinin ve görüşlerinin kendisine ait olmadığının farkındadır.Ailesinin özelliklerini …

Devamı

6?12 Yaş Çalışkanlığa Karşı Aşağılık Duygusu

Bu döneme damgasını vuran en önemli etken okuldur.Çocuk alet ve araçlar da kullanarak tıpkı büyükler gibi bir şeyler üretmeye çalışır.Bu dönemde çocuğun dikkati anne-babasından uzaklaşıp daha geniş bir toplumsal çevreye yönelmiştir. Buradaki amacı,yeni sosyal çevrenin beklediklerini yerine getirebilmektir.Yaptığı şeyi kusursuz yapmak ister. Sürekli bir etkinlik içindedir. Eğer becerisi küçümsenirse değersizlik duygusu gelişir. Bu dönemde çocuk anne baba kadar hatta belki daha fazla okul içerisinde faaliyetleri bakımından öğretmenleri tarafından değerlendirilir. Erikson?un teorisine göre bu dönemde çocukların temel gelişim çatışması çalışkanlığa karşı aşağılık duygusudur. Başarılı deneyimleri çocuğa çalışkanlık ve üretkenlik duygularını verirken, başarısız olduğu durumlar da kendisinde yetersizlik ve aşağılık duygularına sebep …

Devamı

Kişilik Kavramı

Kişilik, doğuştan getirilen özelliklerle doğumdan sonraki öğrenmelerin oluşturduğu, bireyi diğer bireylerden ayırt edici, tutarlı ve yapılaşmış bir ilişki biçimidir. Bireylerin diğer insanlarla ve çevresindeki dünyayla nasıl etkileşime girdiğini tanımlayan onların kişilikleridir İnsanda evrimsel gelişmeye bağlı ?olgunlaşma? ve öğrenmeye bağlı ?bireyleşme-toplumsallaşma? süreçlerinin birbirini etkilemesiyle kişilik gelişir.. Olgunlaşma, organizma içinde doğuştan var olan gelişmemiş yetilerin öğrenme olmaksızın kendiliklerinden gelişmelerine ve varabilecekleri düzeye ulaşmalarına denir. Örneğin, bebekler önceden buna yönelik eğitim almaksızın ortalama 12?14 aylıkken yürümeye başlar.Bu durum, evrimsel olarak önceden saptanmış,öğrenmeden bağımsız bir gelişmedir. Bireyleşme-toplumsallaşma çevrenin sağladığı öğrenme,eğitim ve yaşam deneyimleri ile bireysel davranışların biçimlenmesi,toplumsal davranış örüntülerinin oluşmasıdır.Örneğin, normal koşullarda çocuk 12?15 aylarında …

Devamı