Anasayfa / Etiket Arşivi

Etiket Arşivi

Harry Stack Sullivan’ın Kişilik Kuramı

Sullivan, kişiliğin incelenmesinde insanlararası ilişkilere öncelik tanımış ve kişilik kuramlarının birçoğunda bulunan bir boşluğu doldurmuştur. Davranışların oluşumunda organizmanın dışında yer alan olayları önemle vurgulamıştır. Sullivan?a göre kişilik varsayımsal bir kavramdır ve ancak ilişkiler incelenerek anlaşılabilir. Dolayısıyla inceleme birimi insan değil ilişki ve etkileşim durumudur. Kişiliğin yapısal örgütü ise içsel algıların değil, insanlararası ilişkilerin ürünüdür. Algılama, anımsama, düşünme, düş kurma ve diğer ruhsal süreçler insan ilişkilerini içerir. Rüyalar insanlar arası ilişkileri yansıtırlar. Sullivan kişiliği, başlıca görevi gerilimi azaltma olan ve bu amaçla çalışan bir enerji sistemi olarak ele alır.Yeteneklerin gelişmesiyle ve toplumun istekleri doğrultusunda, fırsatlarla bağlantılı olarak kişinin sosyal ilişkileri gelişir …

Devamı

Skinner?in Kişilik Kuramı

Skinner, edimsel koşullanma kavramlarının insan davranışının her yönüne uygulanabileceğini savunur. Kişiliği belirten kavramların, gerçekte o kişinin edimsel koşullar yoluyla edindiklerini davranışta gösterme olduğunu söyler. Fobik tepkiler, Skinner?e göre klasik koşullanma kurallarına uygun olarak gelişir ve bireyin davranış repertuarında yerleşir. Fobik tepki nevrotik, akla uygun olmayan bir korkudur ve genellikle bir nesne, yer veya olayla bağlantı halindedir. Skinner?e göre, fobik tepki klasik koşullanmadan başka bir şey değildir. Freud?un bireyin doğuştan getirdiği ve id?in bir parçası olarak gördüğü saldırganlığı, Skinner diğer öğrenilmiş davranışlardan biri olarak görmüş ve saldırganlık davranışıyla, diğer tür davranışlar arasında hiçbir fark olmadığını belirtmiştir. Kumar oynayan kişinin, kumar oynamaktan …

Devamı

Karen Horney?in Kişilik Kuramı

Horney?e göre insanın yaşamında iki temel eğilim kişiliğin yönelticisi, belirleyicisidir. Bunlar; güven duygusu ve doyumdur. Ayrıca çocuklukta da güven duygusunun önemi vardır. İnsanların temel amaçlarının tehlikeden uzak ve emniyet içinde bir hayat sürmek olduğunu savunur. Her birey endişelerini ve korkularını yenmek amacıyla faaliyette bulunur. Kendilerini endişelendiren ve korkuya düşüren şeylerle baş edebilmek için bireyler bazı davranış kalıpları (taktikler) geliştirirler. Bu taktikler bireyi sinirsel gerilimlerden kurtarmayı amaçlar ve sosyal ilişkilerini yönlendirir. Bu taktikler üç ana gruba ayrılabilir ve şöyle özetlenebilir; 1.İnsanlara yaklaşmak onlara sevgi ve yakınlık duymak suretiyle endişe ve korkuları  gideren taktikler. 2.İnsanlardan uzak durmak, onlara karışmamak ve bağımsız biçimde …

Devamı

Erich Fromm?un Kişilik Kuramı

Fromm doğuştan gelen güçlerin varlığını tamamen reddetmez. Bunlara ?mizaç? adını verir. Fromm?a göre karakter sosyal etkiler sonucu yaşam tecrübeleri ile oluşur ve sosyalleşme sırasında yerleşen insan enerjisinin kanalize olma biçimlerini kapsar. Kalıcı olan karakter veya kişilik, bireyin fiziksel yapısını ve mizacını oluşturan kalıtsal yönleri ile sosyal ve kültürel etkilerin tümünün ortak ürünüdür. Karakter insanın her yönüyle dinamik uyumunu simgeler ve kişinin duygusal ve zihinsel fonksiyonlarını şekillendirir. Her insanın sadece kendisine has yönlerini içeren bireysel karakteri olduğu gibi onun diğer insanlarla ortak yönlerini kapsayan sosyal karakteri de vardır. Sosyal karakter o toplumun fonksiyonlarını sürdürmek ve bütünlüğünü devam ettirmek amacı ile gelişmiştir. …

Devamı

Alfred Adler’in Kişilik Kuramı

Alfred Adler, amaca dönük ve bütünlüğü olan yaratıcı benlik anlayışına dayanan bir kişilik kuramı oluşturmuştur. Adler?e göre, benliğin bütünlüğü bireyin ?hayat tarzı?dır. Hayat tarzı bireyin kendisinin yarattığı bir şeydir. Tüm ruhsal süreçler hayat tarzının etkisi altındadır. Bireyin kişiliği davranış, duygu ve bilişsel süreçlerden etkilenir. Bilişsel süreç, davranış ve duygudan daha etkilidir. Bireyin gözlemci niteliği, kendisi ve dünyaya ilişkin düşünce ve kanaatleri bilişsel olgunun kapsamına girer. Aynı zamanda birey, toplumsal ilgi ve işbirliği ile karakterize edilen sosyal bir varlıktır. Bireyin toplumla çelişmesi yanlış bir durumdur. Esas olan birey ile toplum arasındaki uyumdur. Adler bu bağlamda ?toplum yaşamının değişim mantığı?ndan bahseder. Bireyin …

Devamı

Carl Gustav Jung?un Kişilik Kuramı

Jung?un kuramında kişilik, bilinç ve bilinçdışından oluşmaktadır ve ortada ?ben? vardır. ?Ben?in bir kısmı bilinçdışındadır.Diğer kısmı ise bilincin kapsamındadır. ?Ben?, yaratıcı bir güçtür. ?Ben?in çevresinde dört ana işlev sıralanmaktadır. Bunlar; ?duygu?, ?sezgi?, ?düşünce? ve ?duyum?dur. Bu işlevlerden ?duyum? ile ?sezgi?,?duygu? ile ?düşünce? arasında zıtlıklar vardır. ?Duyum? nesnelerin algılanmasıyla ilgili bir olgu, ?sezgi? ise ?nesne?nin gerisinde vea geleceğindeki olguların sezinlenmesi ile ilgili bir olgudur. Aynı şekilde ?düşünce? mantık yürütme, ?duygu? ise değer yükleme olgusudur. Bunlardan birisi görev yüklendiğinde diğerini devre dışı bırakır. Her işlev kendine özgü erkle donanmıştır. Şemada ortada yer alan ?ben? bu işlevler arasındaki güç dengesine göre farklı kişilik …

Devamı