Anasayfa » Etiket Arşivi (sayfa 20)

Etiket Arşivi

Kaygı ve Kaygıyı Etkileyen Tüm etkenler

Yaş Yaş kaygıyı etkileyen önemli bir faktördür. Çocuğun gelişiminde her yaşın kendine has gelişimsel özellikleri vardır ve çocuğun kaygıları, içinde bulundukları yaşın özelliklerine göre farklılık göstermektedir. İlk yıllarda anneye bağımlı olan çocuğun en büyük kaygısı annesinden ayrılma kaygısıdır. 3-4 yaşında erkeklerde iğdiş edilme kaygısı, kızların babalarının seğisini, erkeklerin ise annelerinin sevğisini kazanma kaygısı, ilkokul yıllarında ise arkadaş edinememe, derslerinde başarılı olamama kaygısı ve ergenlik yıllarında ise yakın arkadaşlar edinme, bir grubun üyesi olma, karşı cinse hoş görünme ve bedenindeki değişikliklere karşı duyulan kaygılar görülür. Her yaş düzeyinde kaygının şiddeti veya durumluk sürekliliği değişir. Kaygının en yoğun yaşandığı yıllar doğumdan sonraki …

Devamı

Çocukluk Döneminde Kaygı ve Belirtileri

Çocukluk yılları insan hayatının en hızlı gelişim yıllarıdır. Bu yıllarda fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimin temelleri atılır. Çocuk çevresini tanımaya çevresindeki ilişkileri kendince anlamaya, olaylara karşı bakış açısı kazanmaya ve olayları yorumlamaya çalışır. Bu gelişim süreci içinde çocuğun içinde bulunduğu çevresel koşullara göre kaygı düzeyi de şekillenmeye başlar.Kaygı duygusu anne-babasının,öğretmenlerinin ve arkadaşlarının davranışlarına göre artar veya azalır. Kaygı iç ve dış dünyadan kaynaklanan bir tehlike olasılığı ya da kişi tarafından tehlikleri olarak algılanıp yorumlanan herhangi bir durum karşısında yaşanan bir duygudur.Kişi kendisini bir alarm durumunda ve sanki bir şey olacakmış gibi bir duygu içinde hisseder. Teknolojinin hızla gelişmesi, bilimsel …

Devamı

Çocuk Gelişimini Etkileyen Önemli Bir Hastalık Serabral Palsi (Beyin Felci)

Serebral palsi, çocukluk çağının sık görülen gelişimsel bozukluklarından biridir. Gelişmiş ülkelerde sıklığı, her bin çocuktan ikisinde görülürken, ülkemizde yapılan çalışmalarda sıklığı bin çocukta 4 ila 5 arasında bulunmuştur. Bu hastalıkla ilgili merak edilenleri Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Pediatrik Rehabilitasyon Ünitesi?nden Prof. Dr. Şehim Kutlay?dan öğrendik. Serebral palsi nedir? Serebral palsi; doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğumdan sonraki dönemde yani gelişmekte olan beyindeki hasar sonucu ortaya çıkan, ilerleyici olmayan ancak yaşla değişebilen, hareketi kısıtlayıcı, kalıcı motor fonksiyon kaybı, postür ve hareket bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Motor geriliğine; duyusal, bilişsel, iletişim, algılama, epilepsi, davranış bozuklukları ve ikincil …

Devamı

0-6 Yaş Çocuklarında Hareket Gelişimi

Gelişimin göstergesi davranıştır. Çocuğun hangi yönde ve nasıl geliştiği davranışlarına bakılarak anlaşılır.Çocuk değişik alanlarda (fiziksel, zihinsel, sosyal, dil, motor alanlarında) farklı hızda gelişiyor gibi görünse de beliren davranış ve yetenekler arasında belirli bir ilişki vardır. Örneğin 0-2 yaş döneminde davranışlar düşüncenin sembolü olarak belirirler ve bu dönemdeki çocuğun motor davranışları zihinsel gelişimi hakkında önemli bilgiler verir. Hareket gelişimi (motor gelişim) fizikî büyüme ve merkezî sinir sisteminin gelişmesine paralel olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanmasıdır. Çocuğun hareket gelişimi refleksler ile başlayan ve üst düzeyde koordine motor becerilerle sonuçlanan bir süreci takip eder. Motor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezî sinir sisteminin gelişimine …

Devamı

Çocuğunuz Yada Siz Soru Sormuyorsanız Korkun

Büyük bir bilim adamına, yetişmesindeki en büyük etkenlerin neler olduğunu sormuşlar. Bilim adamı, Annem,” demiş. “Annem, okuldan döndüğüm her gün, ‘Bugün güzel bir soru sordun mu?’ derdi. Beni yetiştiren en önemli etken budur.” Soru sormak zekanın işlerliğidir. Eğer soru sormayı durdurursanız, soru sormaya izin vermezseniz o ortamda zeka işlerlik kazanamaz, kişilik gelişemez. Sorusu olmayan, hep yanıtı olan olan bir kültür geri kalmış kültürdür. Çocuklar çok soru sorarlar. 3-4 yaşından başlayarak bıktırıncaya kadar soru sorarlar. Dünyayı keşfetmek,olan biteni anlamak canlı algılarının hedefidir. Algılarıyla zenginleşen dikkatleri belleklerini oluşturur, sonra da, “Neden öyle olmus?”, “Bu niçin böyle?” diye muhakeme temelini ararlar. Onları yanıtlamazsanız, araştırmazsanız, susturursanız, durdurursanız bir süre …

Devamı