Anasayfa / Etiket Arşivi

Etiket Arşivi

Stres ve Cinsel İşlev Bozuklukları

Stres Kavramı; Literatürde stres kavramına ilişkin birçok tanımlamanın yapıldığını görmekteyiz. Genel anlamda stres, insanlar üzerinde etki yapan, insanların davranışlarını ve başka insanlarla ilişkilerine etki eden bir kavram olarak tanımlayabiliriz. Stres kavramına ilişkin tanımlamaların tarihsel gelişimine baktığımızda stres sözcüğü, Fransızca ‘‘Estrece’’ ve Latince ‘‘Estrictio’’ kelimelerinden türetilmiştir ve kavrama ilişkin tarihsel süreçte farklı anlamların yüklendiğini görmekteyiz. 17. yüzyılda strese yüklenen anlama baktığımızda, ‘‘felaket, bela, dert, keder, elem’’ gibi anlamlarda kullanılmıştır. 18. ve 19. yüzyıllarda strese yüklenen anlam değişmiştir. Bu anlama baktığımızda stres kavramı; güç, baskı, zor gibi anlamlarda objelere, kişiye, nesne ve kişinin bu tür güçlerin etkisi ile biçiminin bozulmasına, çarpıtılmasına karşı bir …

Devamı

Azalmış Cinsel İstek Bozuklukları ve Özellikleri

Kadınlarda en sık yaşanan cinsel işlev bozukluğu, azalmış cinsel ilgi ve istek bozukluğudur. Ancak bu bozukluğun tanımını yapmadan önce objektif olarak ölçülemeyen cinsel isteğin “normal” düzeyinin henüz tanımlanamadığını da bilmemiz gerekir. Çünkü cinsel istek kişiden kişiye değişebilecek olduğu gibi aynı kişide farklı zamanlarda cinsel ilgi ve isteğin farklı düzeylerde olabileceği unutulmamalıdır. Azalmış Cinsel İstek Bozukluğu, DSMIV’e göre sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, cinsel fantazilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması (ya da hiç olmaması) olarak tanımlanmaktadır.Değerlendirme Cinsel İlgi ve İstek sorunu olan kişinin yaşı, yaşam koşulları, genel sağlığı ve sorun oluşmadan önceki cinsel isteği gibi etkenler de …

Devamı

Cinsel Bozukluklar ve Nedenleri

Cinsel İşlev Bozuklukları Biyolojik sorunların bir belirtisi olabildiği gibi, ruhsal ve kişiler arası problemler nedeniyle, ya da her ikisinin bir arada bulunması sonucu görülebilir. Cinsel işlev herhangi bir stres, emosyonel (ruhsal, duygusal) bozukluklar ya da cinsel işlev ve fizyolojinin iyi bilinmemesi ile olumsuz olarak etkilenebilir. İşlev bozuklukları ömür boyu görülebileği gibi, normal işlevin bulunduğu bir dönemin ardından gelişen, yani sonradan oluşmuş olabilir. Ya da yaygın tip olabileceği gibi, bir özel durumla ya da cinsel partner (=eş)le sınırlı olan durumsal tip olabilir. Psikolojik etkenlerden dolayı ortaya çıkabildiği gibi, bileşik etkenler sonucu da ortaya çıkabilir. Cinsel İstek Bozuklukları Hipoaktif (azalmış) cinsel istek bozukluğu …

Devamı

Ergenlik Dönemi Cinselliğin En Önemli Dönemidir

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şube Başkanı Uzman Dr. Taner Canatar, ergenlik döneminde cinsellik ve cinsel eğitimin göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulunarak, bunun yok sayılmasının kişinin yetişkinlikte bir takım sorunlar yaşamasına neden olabileceğini söyledi. Dr. Taner Canatar, Özel Çukurova Bilfen Okulları?nda düzenlenen seminerde öğrencilere, ?Cinsellik Kavramı ve Cinselliğin Konuşulması? konusunda bilgiler verdi, onların cinsellikle ilgili sorularını yanıtladı.Cinselliğin,insanın doğuştan getirdiği cinsiyetine ait özelliklerin tümü olmasının yanında insanın doğal bir parçası olduğunu kaydeden Canatar, cinselliğin bir bakıma sevginin paylaşılması eylemi olarak da yorumlanabileceğinin altını çizdi. Cinsellik Gelişimde Önemlidir “Her ne kadar 21. yüzyılı yaşıyor olsak da hala cinselliği; ayıp, yasak …

Devamı

Cinsel Ağrı Bozuklukları

Cinsel ağrılar iki şekilde görülmektedir: a) Vaginismus Vajinismus, DSMIV’teki tanımına göre “Vajinanın dış üçte birindeki kaslarda koitusu engelleyecek bir biçimde, yineleyici bir biçimde ya da sürekli olarak istem dışı spazmın olması”dır. Vajinismus, diğer ülkelerle kıyaslandığında ülkemizde tedavisi için en çok başvurulan kadın cinsel işlev bozukluğudur.Cinsel birleşmeye yönelik ilk denemede ortaya çıktığı için primer bir cinsel sorundur. İlk denemesinde vajinismus sorunu ile karşılaşan kadın normalde tüm cinsel aktivitelere katılabilmesine rağmen cinsel birleşme aşamasına geldiğinde oluşan kasılmalar birleşmeyi engellemektedir. Genellikle “ilk gece korkusu”, cinsel alandaki bilgisizlik, kadının cinsel organları hakkındaki olumsuz ve yanlış düşüncelerinin varlığı bu sorunun ortaya çıkmasındaki önemli faktörlerdendir. Bu …

Devamı