Anasayfa / Psikiyatri / Sosyal Fobi Nedir? Nedenleri ve Etkileri Nelerdir?

Sosyal Fobi Nedir? Nedenleri ve Etkileri Nelerdir?

Sosyal fobi; topluluk içerisinde ya da belli bir eylemin başkalarının yanında yerine getirilmesi gereken durumlarda hata yapma, eleştirilme, rezil olma ve küçük düşmeye ilişkin yoğun kaygı ve korkuların yaşanması ve bu nedenle sosyal ortamlara girmekten ve diğer insanlarla ilişki kurmaktan olabildiğince kaçınma şeklinde tanımlanabilir.

Sosyal fobide başkalarının önünde konuşma, sunum yapma, yeme içme, yazı yazma, genel tuvaletleri kullanma, karşı cinsle buluşma, telefon konuşması yapma gibi durumlarda yaşanan yoğun kaygıya; titreme terleme, çarpıntı, yüz kızarması, baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, karın ağrısı, bulantı ve tuvalete gitme ihtiyacı gibi fiziksel belirtiler eklenir.

Belli ortamlar ya da eylemlerle sınırlı olan özgül tip ve toplumsal ortamların çoğunda yaşanan yoğun kaygı ve buna eşlik eden fiziksel belirtilerle seyreden yaygın sosyal fobi olmak üzere iki alt tipi olan sosyal fobinin toplumda yaşam boyu görülme sıklığı %2,4-%13 gibi azımsanmayacak düzeydedir.

Sosyal fobinin gelişiminde genetik, psişik ve sosyal faktörler ve bunların etkileşiminin sorumlu olduğu düşünülmektedir. Aile içi çatışma, kayıplar, ebeveyn tarafından uygun davranışı sergileme konusunda sürekli uyarılma ya da her davranışın onaylanması ve eleştiri ile karşılaşmama, aşırı koruma, sosyal yoksunluk,sorun çözme becerileri konusunda yeterince destek olmama; alay konusu olma, küçük düşürücü şakalar gibi travmatik sosyal yaşantılar sosyal fobinin olası etkenleri arasındadır.

Başkaları tarafından izleneceği, konuşurken söyleyeceklerini unutacağı, hata yapacağı, yazı yazarken ya da yemek yerken ellerinin titreyeceği, yüzünün kızaracağı korkusunu duyan kişi bu durumda diğerlerinin onu zayıf, beceriksiz, aptal olarak değerlendirebileceğine dair yoğun bir endişe duyar. Bu endişe ve korku kişinin başkalarıyla iletişime girmekten ya da bir eylemi başkalarının yanında yerine getirmesi gereken durumlardan olabildiğince kaçınmasına neden olur.

Başkalarının yanında konuşmak, yiyip içmek, karşı cinsten birileriyle birlikte olmak çok zor hatta imkânsız bir hal alabilir. Amirleriyle ya da yetkili birileriyle konuşmada ve haklarını savunmada güçlük çekme, hayır diyememe, aşağılanma ve başaramama düşünceleri sıktır. Bu durum kişinin mesleki ya da akademik ortamlarda gerçek performansını göstermesine engel olabilir. Küçük düşme, becerememe korkusu ve eşlik eden yüzde kızarma, ellerde titreme, çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, bulantı ve karın ağrısı gibi fiziksel belirtiler hastanın korktuğu tepkilerle karşılaşmasına neden olup kaygılarını daha da artırabilir.

  • Sosyal fobi okulda başarısızlığa ve akademik hayatın erken bitmesine yol açabilir.
  • İş yaşamı ve karşı cinsle ilişkiler olumsuz etkilenebilir.
  • Başkalarıyla etkileşime girmekten kaçınma ve yalnızlık;
  • kendisinden beklenen performası gösterememek,
  • başarısızlık hissi sıklıkla eşlik edebilecek depresyonun olası nedenleri arasındadır.
  • Sosyal ortamlara girmeden ya da belli bir eylemi gerçekleştirmeden önce sakinleşmek amacıyla, alkol ve madde kullanımı zamanla bağımlılığa dönüşebilir.

Erken tanı ve tedavi okul, iş yaşamı ve başkalarıyla etkileşimi gerektiren tüm alanlarda işlevsellik kaybının en aza indirilmesi için büyük önem taşımaktadır. Sosyal fobinin tedavisinde farmakolojik ve psikoterapötik yaklaşımlar esastır. İlaç tedavisi doktor kontrolünde olduğu müddetçe bağımlılık yapmaz hatta sosyal fobiye ikincil gelişebilecek madde bağımlılığını önlemede yarar sağlar. Psikodinamik yaklaşımlı tedavi, bilişsel ve davranışçı yöntemlerle ( yüzleştirme-gerçek yaşamda alıştırma, sosyal beceri eğitimi, gevşeme egzersizleri vb.) oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Bebeklerle Konuşmak Daha Zeki Olmalarını Sağlıyor

İngilterede yapılan araştırmalara göre bilim adamları bebekler daha konuşmaya başlamadan aylar önce onlarla konuşmaya başlamanın …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir