Anasayfa / Egitim / Sınıfta Sınıf Yapısından Kaynaklanan Disiplin Problemleri

Sınıfta Sınıf Yapısından Kaynaklanan Disiplin Problemleri

Sınıfta bulunan canlı öğelerin özellikleri (öğretmen ve öğrenci) dışındaki tüm özellikler  sınıfın  yapısı  altında  toplanabilir.  Bunlar  sınıfın  fiziksel  özellikleri  ve sınıfın kalabalıklığı olarak kabul edilebilir (Öztürk, 2003:137).

Sınıf  yönetiminin  öğelerinden  olan  sınıf  atmosferi,  sınıfın  fiziksel  ve psikolojik  çevre  düzenlemesiyle  ilgilidir.  Sınıf  çevresi  öğrenci  davranışı  üzerinde doğrudan  etkilidir.  Çekici  bir  sınıf  öğrencileri  öğrenmeye  yönlendirir.  Sınıf  düzeni öğretme-öğrenme ve disiplini sağlamada öğretmene  yardımcı olur. İyi düzenlenmiş bir  sınıfta  öğretmen,  öğrencilerini  kontrol  edebilir,olası  öğrenci  davranışlarını önceden tahmin edebilir ve olası olumsuz davranışları önceden öğrenebilir.

Sınıfta davranış problemlerinin ortaya çıkmasında en önemli etkenlerden biri sınıftaki  fiziksel  ortamdır.  Fiziksel  ortam,  eğitim  etkinlikleri  için  ayrılan  mekanın özelliklerini belirtir. Sıra, masa, dolap gibi araçlarla, boş alanlar, mekanın ısı, ışık ve renk düzeni gibi bir dizi etken, ortamın fiziksel değişkenlerini oluşturur. Öğretmen-öğrenci  ilişkileri,  geniş  ölçüde  bu  fiziksel  değişkenler  tarafından  etkilenir.  Eğitim türü  ve  düzeyi,  dersin  amacı  gibi  değişkenlere  göre,  yapılandırılmış  sınıf  ortamı, öğrencilerin güdülenmesini kolaylaştırmıştır (Aydın, 1998:34).

Sıraların  düzeni  öğrencinin  sınıfın  çeşitli  bölümlerini  (tahta, öğrenme kaynakları, çöp kutusu vb.) rahat kullanmasına izin vermelidir. Bu sayede birbirine yakın  birimleri  kullanan  öğrenciler  arasında  meydana  gelebilecek  itiş-kakış önlenmiş olacaktır. Öğrencinin bu birimleri etkin kullanması öğrenme verimliliğini artıracağı  gibi  zamanın  boşa  geçmesini  olumsuz  bir  atmosfer  doğmasını önleyecektir.

Sıraların  düzeni  öğrencinin  bulunduğu  yerden  öğretmeni,  öğrenme materyallerini,  tahtayı  ve  etkin  olan  diğer  öğrencileri  rahat  görmesini  sağlamalıdır. Öğrenme-Öğretme  faaliyetleriyle  etkileşime  verimli  bir  şekilde  katılamayan öğrenci, etkileşim ortamından uzaklaşacak ve öğrenme dışı faaliyetlerle ilgilenmeye başlayacaktır.  Oturma  düzeninin  izin  vermemesi  dolaysıyla  öğretmen  de  bir  kısım öğrencinin  sınıftaki  davranışlarını  izleme,  onları  etkin  bir şekilde  derse  katılmaya davet  etme  konusunda  yetersiz  kalacaktır.  Bu  durum  sınıfta  birkaç  farklı  yapının oluşmasına  yol  açar.  Bir  kısım  öğrenci  oturma  düzeninin  avantajını  kullanarak öğrenme  faaliyetlerine  etkin  katılım  gösterir,  bir  kısım  öğrenci  faaliyetlerden koptuğu  için  pasif  duruma  geçer,  diğer  öğrenciler  ise  kendi  aralarında  konuşmaya başlarlar.

Sıraların  boyunun  gereğinden  fazla  uzun  veya  kısa  olması  (  uzunluk  ve kısalık öğrencilerin boy uzunluklarına göre değişebilir.) bireyin hatalı bir duruş veya oturuş  şeklinde  bulunmasını  etkiler.  Bu  durum,  bireyin  iskelet  sisteminde  bazı deformasyonlar ve kas sisteminde yorgunluk meydana getirebilir. Fizyolojik yapıda meydana  gelen  problemler  vücut  sisteminde  ağrılar  meydana  getirir  ve  birey kendisini oldukça rahatsız hisseder.

Bireyin  duyduğu  rahatsızlık,  etkin  dinlemeyi,  okumayı,  yazmayı  ve  katılımı engeller.  Özellikle  dikkatin  yoğunlaşması  ve  sürdürülmesi,  motivasyonu  sağlama önemli  bir  sorun  olarak  ortaya  çıkabilir.  Aktif  katılımın  zayıflığı  ve  dikkatin  uzun süre  devam  ettirilmesindeki  yetersizlik  anlamayı  azaltmakla  birlikte,  bireyin sıkılmasına  ve  bunun  sonucu  olarak  da  bazı  istenmeyen  davranışların  meydana gelmesine sebebiyet verebilir. Eğer kısa zamanda bir çözüm meydana getirilmezse, problem artarak devam eder (Öztürk, 2003:137).

Sınıftaki  fiziksel  ortamın  öğelerinden  biri  de  renklerdir.  Renkler  öğrencinin sosyal  ve  fiziksel  durumunu  etkilemektedir.  Nefes  alışımız,  kan  basıncı,  nabız,  kas etkinliği  renklere  göre  değişebilmektedir.  Renklerin  dilinde  açık  mavi,  gevşetici  ve rahatlatıcı,  koyu  mavi  uyarıcı,  kırmızı  heyecan  verici  ve  kışkırtıcı,  gerilim  yaratıcı, açık  sarı  ve  turuncu  uyarıcı  olarak  görülmektedir.  Bir  araştırma,  başarı  ve  tutum üzerinde  fazla  etkili  bulunmamakla  birlikte,  renklerin  duygu  ve  davranışları etkilediğini,  renklerin  hepsinin    karışımı  ile  yapılan  aydınlanma  yalnızca  beyazla olan karışımdan daha olumlu davranışa yol açtığını gösterir.

Problem  davranışlar  gösteren  bireyler  genel  olarak  öğretmenin  görüş mesafesinden  uzaklaşmak  için  merkezden  uzak  noktalarda  oturmayı  tercih  ederler. Kalabalık  olmayan  sınıflarda  bu  durum  önemli  bir  problem  yaratmaz, öğretmen bütün  olarak  sınıf  hakimiyeti  gösterebilir.  Ancak  kalabalık  sınıflarda  öğretmenin sınıfın  bütününü  kontrol  altında  tutması  mümkün  değildir.  Sınıfta  aynı  anda  birkaç farklı  durum  öğretmeni  dinleme,  soru  sorma,  öğrencilerin  kendi  aralarında konuşmaları vb.) meydana geldiği düşünülürse, yeterli kontrol sağlanamadığı zaman öğrenme  faaliyetlerinden  uzaklaşmalar  ortaya  çıkabilir.  Bir  süre  sonra  problem davranışlar sınıfın hakimi durumuna gelir ve ciddi disiplin problemleri gözlenebilir. Bununla  birlikte,  kalabalık  sınıflarda  öğretmenin  derse  yönelik  yönlendirmeleri  ve öğrenci motivasyonu daha zayıf kalmaktadır (Öztürk, 2003:138). Öğrenci  sayısının  16’nın  altında  olduğu  sınıflara  küçük,  16  ile  25 arasındakilere  orta,  daha  fazla  sayıdakilere  büyük  sınıf  denebilir.  Çok  sayıda  öğrenci  tarafından  sürekli  bir  karışıklık  çıkarılması  sınıf  içi yönetim sisteminde bir şeylerin ters gittiğini göstermektedir. Bu durum ya sınıf çok kalabalık  olduğunda  ya  da  iyi  düzenlenmemiş  sınıf  ortamlarında  çıkar.

Genel  olarak,  ideal  sınıf  sayısının  20-25  arasında  olduğu  ve  bu  sayının öğrenme  verimliliğinde  etkili  olduğu  araştırmalarda  ortaya  çıkan  sonuçlardır.  Bu sayının  altında  kalmak  hiçbir  problem  yaratmaz,  bilakis  öğretmen  başına  düşen öğrenci sayısı düştükçe başarı artar. Bunun tersi meydana geldiğinde, yani sınıflarda bulunan  öğrenci  sayısı  arttıkça  davranış  problemlerinin  ortaya  çıkmasında  ve öğrenme  düzeyinde  bir  düşüş  gözlenmektedir.  Türk  Eğitim  Sisteminde  bir  sınıftaki öğrenci sayısının ortalama 40-50 arasında olduğu düşünülürse, bunun  ciddi disiplin problemi ortaya çıkmasına kaynaklık edeceği söylenebilir. Ünal ve Ada’ya (2000) göre, kalabalık okullardaki disiplin sorunları diğer okullara  oranla  çok  daha  fazladır.  Onlara  göre  bunun  nedeni,  öğrencilerin  çok çeşitli  tutum  ve  ekonomik  düzeye  sahip  ailelerden  gelmesi; tanınmasında  karşılaşılan güçlükler;  üzerindeki  toplum  denetiminin  kalkması  ve  okul  dışındaki  davranışların gözetim altında tutulamamasıdır.

Sınıf ortamının psikolojik atmosferi daha çok sınıf kurallarıyla şekillenir. Sınıf disiplininin  ilişkileri,  sınıf  kuralları  ile  belli  edilir.  Kurallar gereksinimlere  uygun,amaçlara  gidişte  yardım  edici  olarak  konur  ve  adil,  düzenli,  kararlı  şekilde uygulanırsa,  sınıf  disiplininin  sağlanmasında  istenmeyen  davranışların  önlenmesinde basan da artar (Doyle, 1986; Akt:Başar, 2001.135).

Öğrenciler  sınıfta  neyin  kabul  edilemez  olduğunu  anlamaz  sınırlarını bilmezlerse  uyum  zorluklan  çekerler.  Belirsiz  durumlar öğrencileri  olduğu  kadar öğretmenleri  de  korkutur.  Sınıfta  kurallar  kesin  olarak  belirlenmemiş,  belirlenen kurallar öğrencilere açık bir dille anlatılmamış, öğrencilerin katkısı olmadan yalnızca öğretmen  tarafından  geliştirilmişse  ve  öğrencilere  anlamsız  geliyorsa,  öğrenci-öğretmen arasında çatışmaların çıkması kaçınılmazdır.Kuralların öğrencilerin katkısı olmaksızın,  yalnızca  öğretmen  tarafından  belirlendiği  sınıfta  öğrenciler  kuralları çiğneme  ihtiyacını  duyarlar  ya  da  çiğnerler.  Öğretmenler  böyle  sınıflarda zamanlarının çoğunu problem davranışlarla uğraşarak geçirirler (Gordon, 2001:222).

Kuralların sınırları açık olmadığında ve öğrencilere kuralları çiğnemelerinin sonuçları  açıklanmadığında,  öğrenciler  bunları  keşfedebilmek  için  hatalı  davranışlar sergileyeceklerdir.  Dahası  kuralları  takip  etme  ve  öğrenci  değerine  saldırmayı engellemek  için  duygusal,  davranışsal  ve  mantıksal  becerilerin  yetersizliği  de okullarda  ve  sınıflarda  yer  alan  diğer  disiplin  problemleri  kaynağıdır  (Aksoy, 1999:57).  Ayrıca  kuralları  çok  olması  beklentileri çoğaltıp  davranışları  sınırlayarak gerilim  yaratır;  bu  da  gerilime  karşı  yeni  kuralları  gerektirerek  kısır  bir  döngüye götürür (Aydın, 1998).

Sınıfta disiplin problemlerinin oluşmasında sınıf atmosferi çok etkilidir. Sınıfta davranış  problemine  neden  olan  olumsuz  sınıf  atmosferinin  oluşmasında  sınıfın  fiziki durumunun,  yerleşim  düzenin,  sınıf  kalabalıklığının,  öğrencilerin  sosyo-kültürel farklılığının ve sınıf kurallarının etkisi olduğu söylenebilir.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Çocuk Eğitiminde “Sınırları” Koyabilmek

Anabilim Eğitim Kurumları, PDR bültenlerinin yeni sayısında anne ve babalara kaynak teşkil edecek önemli bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir