Anasayfa / Psikiyatri / Şifrone Nedir, Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?

Şifrone Nedir, Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?

Şizofreni Nedir?

Şizofreni dünyada yüz kişiden birini etkileyen oldukça sık görülen bir hastalıktır. Bu, hayatın her kesiminden kişileri etkiler ve kadın ve erkekte eşit olmak üzere genellikle 15 ve 30 yaşları arasındaki gençleri yakalar. Tıbbi araştırmacılar kesin tanımlamalardan kaçınsalar da, veriler her gün daha da artarak beyin işlevinde ağır bir bozukluğu işaret ediyor. Beyindeki işlev bozukluğunun birçok farklı tipinin şizofreninin sebebi olduğu öne sürülmüşse de, milyarlarca sinir hücresi vardır. Her bir sinir hücresinin diğer sinir hücrelerine mesajlar yollayan ve alan dalları vardır. Bu dallar bir sinir dalının sonundan diğerinin sonuna mesajlar taşıyan, nörotransmitter denen, kimyasal maddeler salgılar. Şizofreniden etkilenmiş beyinde, bu haberleşme sisteminde bozuk giden bir şeyler olduğu düşünülür. ?Çoğu kişinin beyninde bu değiş- tokuş sistemi iyi çalışır. Giren algılar uygun sinyal yolları boyunca yollanır, değiş- tokuş süreci engelsiz gider ve uygun duygular, düşünceler ve eylemler tekrar dünyaya geri dönerler? Şizofreniden etkilenmiş beyinde? algılar içeri girer fakat yanlış yolda ilerler, karışır veya yanlış hedefte sonlanır.?

Şizofreninin Belirtiler Nelerdir?

Şizofreni, uzun bir süre bir şeylerin kötü gittiğini kimsenin fark edemeyeceği şekilde yavaş yavaş gelişebilir. Bu yavaş bozulmadan aşamalı başlangıç veya sinsi şizofreni şeklinde söz edilir. Belirtilerin derece derece gelişmesi sonuçta akut dönem veya kriz hecmesinin başlamasına neden olabilir. Şizofreni birkaç hafta, hatta birkaç gün içinde davranışta ortaya çıkan ani değişikliklerle gelişebilir. Bu ani değişiklikler hızlı veya ani başlangıçlı şizofreni olarak adlandırılır. Ani başlangıç genellikle oldukça hızla akut hecmeye yol açar. Bazı insanlar hecmeler arasında göreceli olarak normal yaşamlarını sürdürür, diğerleri kendilerini nadiren bazı belirtilerden kurtulmuş olarak bulurlar. Tıpta şizofreni belirtileri pozitif veya negatif olarak tanımlanır. Hastalığın ?Getirdiği?, yol açtığı belirtiler (Örn. varsanılar, hezeyanlar) ?Pozitif?? olarak tanımlanır. Hastalık nedeniyle yitirilen nitelikler (Örn. kişinin itki ve güdüsü (Motivasyon) nün kalmaması) ?Negatif? olarak adlandırılır ki bu ilaçlarla da ortaya çıkabilir.

Şizofreni belirtileri aşağıdakileri kapsayabilir

Bozulmuş veya karmakarışık düşünme: Şizofreni olan kişilerin düşüncelerini düzenli hale getirmede sorunları olabilir. Aynı zamanda bazı şeyleri hatırlamayı veya konsantre olmayı da güç bulabilirler. Bu güçlükler sıklıkla kişinin diğerleri için bir anlamı olmayan şeyleri söylemesine neden olur.

Sarsılmaz yanlış inançlar: Bir kişi diğerlerinin kendisine zarar vermeye çalıştıklarına [Paranoya: yanlış kötülük görme inançları], garip güçleri olduğuna, diğerlerinin düşüncelerini duyabildiğine veya televizyon veya radyodan kendisine özel mesajlar yollandığına inanabilir.

Varsanılar: Kişi kendisiyle konuşan hayali sesler duyabilir. Aynı zamanda hayali şeyleri görebilir veya koklayabilir veya yemeklerin lezzetlerinin garip olduğunu düşünebilir.

İnkâr: Kişi hasta olduğunu kabul etmeyebilir. Profesyonel tedavi aramayı, işbirliği yapmayı veya diğerlerinin yardımını reddedebilir.

Değişmiş benlik duyumu: Kişi vücutsuz olduğu ve kişi olarak var olmadığı duyusuna sahip olabilir. Nerede kendi vücudunun bittiğini, nerede dış dünyanın başladığını ayırt etmekte zorlanabilir. Kolları ve bacaklarının kendine ait olmadığını hissedebilir.

Duygularda değişme: Duygular donuk veya düz veya kontrol dışı ve aşırı uyarılmış olabilir. Düzleşmiş duygular, yüz ifadesinin olmaması ve olup- biteni önemsememe şeklinde görünebilir. Duygular, örneğin komik bir şeye ağlamak gibi uygunsuz da olabilir.

Sosyal içe çekilme: Kişi kendi dünyasına çekilebilir ve diğerlerinin ona katılmasından kaçınabilir.

Amaçsızlık: Kişi enerji ve itkisinin tükenmiş olduğunu hissedebilir. Hayata ilgisini kaybedebilir. Hastalık kendi sağlığı ve kişisel temizliğini ihmal etmesine de neden olabilir.

Depresyon (çökkünlük): Çaresizlik ve umutsuzluk hisleri, şizofreninin kişinin hayatını değiştireceğinin fark edilmesinden kaynaklanabilir. Kişi sıklıkla kötü bir şekilde hareket ettiğini, ilişkilerini mahvettiğini ve sevilmeyi hak etmeyen bir kişi olduğunu hissedebilir. Bu çeşit duygular onun intihardan bahsetmesine yol açabilir. Şizofrenisi olan çoğu kişide bu belirtilerin hepsi yoktur. Bazıları bunlardan diğerlerine göre çok daha şiddetli etkilenirler. En kötülerinde, belirtiler normal yaşamı sürdürmeyi çok güç hale getirir. Dünya karışık ve sıklıkla ürkütücü bir yer haline gelir.

Neden/ Nedenler

Henüz hiç kimse şizofreniye neyin neden olduğunu bilmemektedir, fakat bunun muhtemelen her birinin farklı özgül sebepleri olan, birbiriyle ilişkili hastalıklar grubunu kapsadığı düşünülmektedir. Şizofreniye yatkınlık (Vulnerabilite) kısmen kalıtsal olabilir. Şizofreninin, genel nüfusa göre şizofrenlerin birinci derece akrabalarında daha sık görülmesi muhtemeldir. Bununla birlikte, bir şizofren ile yakın kan akrabalığı olan kişilerin büyük bir kısmında hastalık gelişmez ve şizofreni çoğunlukla, daha önce kimsede bu hastalığın olmadığı bilinen ailelerde ortaya çıkar. Bugün kalıtsal yatkınlık ile hastalığın patlaması arasındaki karmaşık yolları bilmiyoruz. Dopamin beyinde bulunan birçok kimyasal maddeden biridir. Şizofrenlerin beyinlerinde çok fazla dopamin üretildiği düşünülmektedir. Çok fazla dopaminin varsanılar, hezeyanlar ve düşünce bozukluklarına neden olduğu sanılıyor.  Süzgecin işlemez hale gelmesiyle de muhtemelen çok fazla mesaj veya uyaran iletiliyor. Ayın anda 6 kişinin size emir verdiği bir odada olduğunuzu hayal edin. Kimi dinleyeceğinizi, nasıl yanıtlayacağınızı ve hatta ne söylendiğini dahi şaşırabilirsiniz.

Bozuk Bir Şeylerin Fark Edilmesi

Çoğu aile, yavaş başlangıçlı şizofreni ile karşılaştıklarında, akrabalarında sadece bunalımlı bir dönem değil, daha ciddi bir durum olduğunu fark ederler. Davranışlar alkol, ilaçlar veya ergenlik sorunları gibi şeylerle açıklanamaz. Aşağıda en sık görülen erken belirtilerden bazıları vardır:

  • Uyuyamama; gündüz/ gece düzeninin tersine çevrilmesi
  • Sosyal geri çekilme, toplumdan tecrit olma (İzolasyon), korku ve şüphe
  • Derse girmeme/ işe gitmeme, dışarı çıkmaktan kaçınma
  • Yoğunlaşamama, dalıp gitme, belirsizlik
  • Alkol veya madde kötüye kullanımı, tekrarlayıcı eylemler, yeme alışkanlıklarında gelip geçici değişiklikler
  • Kişisel temizlikte bozulma, alışılagelmişin dışında giyinme
  • Sık sık yer değiştirme, seyahat veya amaçsız uzun yürüyüşler
  • Uyaranlara olağandışı duyarlılık (Ses, ışık), kolayca sinirlenebilme
  • Manevi veya dini konularla aşırı zihinsel meşguliyet
  • Garip davranış
  • Anlamı olmayan konuşma
  • Çok soyut, görünüşte derin fakat mantıksız veya tutarsız bir düşünceyle aşırı zihinsel meşguliyet.

Kişide herhangi bir mantıklı açıklama olmaksızın bu davranışlardan bir kaçı bulunursa, tıbbi tedavi için başvurmalıdır. Son iki tanesinin bulunduğu durumlarda, bir bozukluğun olduğu hemen gözle görülebilecektir. Şizofreninin aşamalı başladığı vakaların aileleri, normalin nerede bitip hastalığın nerede başladığını kesin olarak belirtmelerinin güç olduğu konusunda hemfikirdirler. Gerçi sonunda, anormal davranış daha kesin hale gelir ve tıbbi yardım olmadan bunlara katlanmak çok fazla acı verir.

Tıbbi Yardım İsteme

Belirtileri olan kişi, sıklıkla işlerin yolunda gitmediğini kabul etmek istemeyecektir. Muhtemelen çok şaşkındır ve olan bitenden dolayı korkmuştur. Tedbir ve anlayış ile birlikte konunun açılması gerekir. Birçok vakaya doktora başvurması önerildiğinde, kişi ferahlar ve sorunlarının iç yüzünü öğrenerek adeta bir yükten kurtulur ve bundan memnuniyet duyar. Diğer vakalarda kişi hasta olduğunu inkâr eder ve doktora gitmesi için ikna edilmesi gerekir.

Bir randevu önerildiğinde, uykusuzluk, halsizlik veya duygusal değişiklikler gibi belirtilerin üstünde durun. Kişi için böyle bir nedenle doktora gitmek daha kabul edilebilir ve onaylanabilir bir durumdur.Kimse ruhsal (Akıl) hastalığı olduğunu kabul etmek istemez. Randevunuzdan önce doktorunuza mektup yazmanız veya telefonla konuşmanız ve endişelerinizden söz etmeniz yararlı olabilir. Bu, görüşmenin hasta akrabanız ve sizin için daha kolay geçmesine yardım edecektir.Mektup kısa olmalı, aile tarafından gözlenen davranışların listesi yapılmalı ve doktora sorunun ne kadar zamandır devam ettiği anlatılmalıdır. Eğer kişi doktora gitmeyi reddederse; siz randevu alın ve doktora gidin. Doktor, hasta akrabanızın randevuya gelmesi için yardımcı olabilir.Bazı toplumlarda, hastaya evde görmeye karar verebilir.

Şizofreni Tanısı

Kabul edilmelidir ki, doktorla yapılan ilk görüşme ne bir şeyi çözer, ne de aklınıza takılan tüm soruları yanıtlar. Kesin olarak şizofreniyi tanımlayacak bir tanı yolu yoktur. Yapılabilecek bir laboratuvar testi veya bakılacak veya ölçülecek fiziki bir bulgu da yoktur. Tanı, belirti ve bulgulara,yani kişinin söyledikleri ve doktorun gözlediklerine dayanır. Hastalığın şizofreni olarak tanısını koyarken, doktor diğer ihtimalleri dışlamalıdır (Madde kötüye kullanımı, sara, beyin tümörü,metabolik bozukluklar ve şizofreni benzeri belirtileri olan diğer fizik hastalıklar). Hastalık açıkça iki uçlu (Manik depresif) bozukluktan ayırt edilmelidir. Şizofreninin tanısı güçtür ve sıklıkla bunun için belli bir süre geçmesi gereklidir. Farklı bireylerde görülen semptomlar arasında gözle görülür farklılıklar vardır. Birçok doktor, şizofreni tanısının doğru olduğundan kesin emin olana kadar bu hastalıktan şüphelendiğini belli etmek istemez.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Çevremizdeki Her 100 Kişiden 1’i Şizofren

Şizofreni Dernekleri Federasyon Başkanı Doç. Dr. Haldun Soygür, yaptığı açıklamada, şizofreninin genellikle 16-25 yaşlarında başladığını …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir