Anasayfa / Aile / İlişkiler / Sağlıklı İlişkilerin 5 Altın Kuralı

Sağlıklı İlişkilerin 5 Altın Kuralı

İlişkilerin sağlıklı bir şekilde yürümesi için elinizden geleni yapmanıza rağmen mutlu olamıyorsanız belki de bazı şeyleri hala eksik yapıyorsunuzdur. Peki sağlıklı bir ilişki nasıl gelişmekte ve neler sizi mutluluğa götürmektedir. İşte sizin için derlediğimiz küçük tavsiyelerimiz.

Çiftler karşılaşacakları sorunları çözme yönünde eğilim gösterirlerse ilişkileri kolayca zenginleşip gelişir. Oysa bir tarafın olumsuz, sorun odaklı yaklaşımı hem diğer tarafı zorlayacak hem çözümsüzlükle sonuçlanacaktır. Bu nedenle hayata bakış açımızı gözden geçirmemiz ve ilişkimizde olumlu bakış açısına sahip olmamız elzemdir.

Teknoloji çağında bireysel sırların kolayca ifşa olduğu gerçeğinden hareketle ilişki ile ilgili açık olmak, şeffaflık, sır saklamamak çok önemlidir. ”Nasıl olsa önemsemez, haberi olmasa da olur,” düşüncesi ile saklanan sırlar açığa çıktığında ilişkiyi bitirebilirler. Kendimiz için önemli olan bir konunun partnerimiz için önemsiz olduğu yanılgısı karşılıklı olarak sır saklamayı, gerçeği gizlemeyi beraberinde getirir. Bu nedenle her konuda şeffaf olmak önemlidir.

Özellikle evli çiftlerde eşlerin ailelerinin olumsuz tutumu boşanmayla sonuçlanacak etkiler yaratabilir. Eşin yanında olmak, ailesine karşı kendilerinin de bir aile kurduğunu ifade etmek tepkiye yol açsa da bir süre sonra kabullenme ile sonuçlanacaktır. Eşlerin ailelerinin sınırlarını bilmesi, müdahalelerinde bir yanlış varsa çift olarak aynı görüşte ve kararlılıkla tutum belirlenmesi hem ilişkiyi güçlendirir hem de dışarıdan gelecek olumsuz enerjiyi bertaraf eder.

Eşlerin mümkün olduğunca dengeli bir biçimde sorumlulukları paylaşması; bunu yaparken haz aldıkları işleri seçmeleri ilişkilerin sağlığı için çok önemlidir. Bir taraf sürekli sorumluluk alıyor, diğer taraf bundan kaçınıyorsa bir süre sonra sorunlar baş gösterecektir. “Her şeyi ben yapayım,”düşüncesi de ”hiçbir şeye elimi sürmeyeyim,” düşüncesi de sağlıklı değildir. Konuşarak, uzlaşarak sorumlulukların paylaşılması; ara sıra görev değişimi yapılması olumlu sonuçlar doğurur. Aşırı sorumluluk alan birey bir süre sonra bıkkınlık ve yorgunluk hissedeceğinden depresyona girmesi kaçınılmazdır. Yerine getirilmeyen sorumluluklar da ilişkinin bitmesine neden olur.

Sadık olmanın ilk koşulu yalan söylememektir. Aldatmanın her türü ilişkiyi kopma noktasına getirebilir. Ekonomik bağımsızlığı olmayan eş zorunluluk nedeniyle aldatılmayı kabullenmiş gibi görünse de eşine karşı saygı ve sevgisi zamanla azalacak hatta yok olacaktır. Aldatan eş ise durumu gizlemeye çalışırken daha çok yalana başvuracak partnerinin güvenini kaybedecektir.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir