Anasayfa / Klinik Psikoloji / Psikoterapi Nedir, Kimler Tarafından Uygulanabilir?

Psikoterapi Nedir, Kimler Tarafından Uygulanabilir?

Psikoloji problem yaşamış herkes bir şekilde bir psikoterapi sürecinden geçmiştir. Peki psikoterapi nedir, nasıl olur, nasıl yapılır ve nelere dikkat edilmelidir.

Psikoterapi psikiyatrist veya eğitimini almış klinik psikologlar tarafından uygulanabilir. Diğer meslek gruplarından veya sayılan iki grup dışındaki herhangi bir kişi terapi yapamaz. Hekim bile olsa psikiyatri uzmanlığını almamış bir kişi terapi yapamaz, kurs almış olsa bile psikoterapi yapma hakkını vermez.

Psikoterapi yapılmadan önce ruhsal muayene yapılmalıdır. Ruhsal muayene sadece psikiyatristler tarafından yapılabilir. Psikiyatrik hastalıklar hakkında fikir sahibi olmak veya bu konularda kitaplar okumuş olmak ruhsal muayeneden anlamak anlamına gel(e)mez.

Psikoterapi belli aralıklarla ve belli bir hedefe yönelik yapılmalıdır. Psikoterapi bir “sohbet” değildir.

Psikoterapi ile beraber psikiyatrik ve diğer tıp branşlarına ait ilaçlar kullanılabilir.

Psikolojik etki yoluyla hastaya yardımın bütün yönlerini kapsayan tedavi sistemidir. Başka bir ifade ile, hastayı ihata eden çevrenin düzeltilmesi ve onun vasıtasıyla hastalıklardan, hastalığı oluşturan etkenlerden uzaklaştırılmasına yönelen bir tedavi usulüdür. Başka ve basit bir deyimle “konuşarak yapılan tedavi” şekli de denebilir.

Psikoterapik etki vasıtasının en geniş yayılmış ve tecrübede kendini ispatlamış biçimi, hekimin sözüdür. Ancak doktorun söylediği tüm sözleri de, psikoterapotik etkiye sahip olduğunu söylemek doğru değildir. Hekimin sözlerinin psikoterapotik değere sahip olabilmesi için; hastanın elemine ve üzüntüsüne etki ederek onda olumlu yankılar yapsın, hastanın iyileşeceğine olan inanç artsın ve doktoruna karşı güveni yükselsin. Psikoterapist V. M. Behterov; “Doktorla konuştuktan sonra, hasta kendisini iyi hissetmiyorsa, o hekim hekim olamaz” demiştir.

Sadece doktorların değil, bazı din adamlarının, dervişlerin, medyumların, cincilerin ve bu gibi diğer insanların, hastalar üzerindeki etkileri psikoterapötik etki ve telkin etkisi gibi değerlendirilmektedir.Komşunun bir sözü, hastanede beklerken diğer hastanın yaklaşımı da bazen bir psikoterapi etkisi yapabilir. Bu açıdan, psikoterapi vasıtalarının çok eskiden beri mevcut olması gerekir. Bu da bilinen bir durumdur. Rus bilim adamı hekim B. J. Botçal şöyle demiştir; “Her bir hekim, onun kendi isteğine bağlı olmayarak ilk sırada psikoterapisttir. Onun belirlediği ilaçların ve diğer tedavi usullerinin % 60’ı psikoterapotik etki gösterir.” Gerçekten de sözüne güvenilir bir kişi olmak, mesleğini isteyerek ve severek yaptığını belirten bir hekim psikoterapi yapıcı etkisini daha önde hissettirebilir. Uzun bir seans yapılmasına bile gerek kalmayabilir.

Psikoterapinin genel ve özel biçimleri vardır.Genel psikoterapi her doktorun kendi tedavi uygulamalarından, şahsına özel bir yer tutar. Bu özellik, yalnız hekimin şahsî keyfiyetleri değil, bilgisi, zekası, sözleri, aynı zamanda onun harici görünüşü, muayene ve tedavi tekniği, tedavi müessesinin düzeni ve rahatlığı, duvarında asılmış plaketler, sertifikalar, diplomalar, yazılar v.s. amiller, bu etkiyi oluşturan diğer psikoterapötik faktörlerdir.

Psikoterapinin içeriğini ve etkisini anlayan her hekim bütün bu yönleri dikkate almalı ve gündelik çalışmasında onlardan yararlı bir şekilde istifade etmelidir.

Psikoterapiler İçin Bilinmesi Gerekenler

Normal şartlar altında psikoterapi psikiyatristler ve eğitimini almış klinik psikologlar yapabilirler.Psikoterapi ise; uzun süren hastalıktan kurtulma yolu bulamayan veya desteklenmesi gereken hastalar ile bazı kişilik bozuklukları ve disosiyatif (çoğul kimlik bozukluğu) olan hastalarda uygulanır. Yani, kapıdan giren her hastaya psikoterapi yapılmaz, yapılması ahlak dışıdır. Zira, psikoterapinin bir amacı vardır. Kişiye bir şekilde yardım sağlamaktır.

Psikoterapi seansları, ortalama olarak 35-50 dakika arasında değişen sürelerde ve haftada en az 1, mümkünse 2 defa olmalıdır. Her seansta bir hedef belirlenmeli, bu çizilen hedefle ulaşılması gereken asıl hedefe varılmalıdır.İlaç kullananlar psikoterapi alabilirler. Psikiyatri dışında hastalığı olan veya içinde bulunulan hastalıkla ilgili kullanılan ilaçlar da psikoterapiye engel teşkil etmez.

Psikoterapi seanslarında ağır travma geçirmiş hastalarda hipnoz denebilir. Hipnoz başka sorunlarda da kullanılabilir ancak psikoterapinin asıl başvuru nedeni burada açıklandığı gibidir.

Psikoterapi Yaptığını İddia Ederek Hastaları Oyalayanlar

Günümüzde, psikoterapi yaptığını iddia eden ve hastaları basit sertifikalarla psikoterapi uzmanı olduğunu söyleyerek kandıran kişiler mevcuttur. Psikoterapi, psikiyatristler ve klinik psikologlar tarafından aylarca süren eğitimlerden sonra öğrenilir. Psikoterapi uygulamaya hevesli herkes tarafından uygulanabilecek bir tedavi yöntemi değildir.

Ayrıca, NLP adı altında psikoterapiyi başka bir kılıfa büründürerek hastaları oyalayan ve tedavilerini geciktiren türlü meslekten insanlar oldukça fazla miktardadır.  Mimar, İngilizce öğretmeni, Mühendis olup da NLP veya psikoterapi uygulayanlar halen piyasada bulunmaktadır.Bazen piskoterapi ve NLP yoluyla “1 ayda İngilizce öğreten” merkezler ile “kekemeliğe çare bulan” şarlatanlar bulunmaktadır.

Psikoterapiyi Uygulayabilenler

Psikoterapi, aslında kolay gibi görünen, ancak son derece sabır ve yetenek isteyen uzun soluklu bir tedavidir. Gerektiğinde ilaç tedavisi kullanma zorunluluğu olan hastalara ilaç da önerilmelidir. Bu açıdan bakıldığında psikiyatristlerin yeri daha iyi anlaşılabilir. Klinik psikologlar da psikiyatristlerin bulunduğu klinikte beraber çalıştıklarından, terapiye aldıkları hastalarını belirli aralıklarla psikiyatriste de yönlendirerek hastaya gereken ilaç desteğini sağlamış olurlar.

Psikoterapiye Engeller

Maalesef ki, günümüzde sigorta şirketlerinin ve sağlık politikalarının izlediği yol psikiyatriye psikoterapi yapma şansını kaybettirmektedir. Bu iki nedenden ortaya çıkmaktadır. Birincisi,psikiyatrik tedavilerin uzun sürmesi ve ortada elle tutulabilen ve kanıtlanabilen tıbbi kanıtların çoğunlukla olmaması; ikincisi ise psikoterapiye ödenen resmi ücretin çok az miktarda olmasıdır. Başka engeller de vardır. Hastaya haftada en az bir defa (gerekirse 2 defa) seans yapılacağından, hasta bunu özel olarak karşılama gücünde olamayacaktır.

Başka bir durum da toplum sağlığını ilgilendirmektedir. Şöyle ki, ülkemizde bulunan psikiyatrist ve klinik psikolog sayısı yetersiz olduğundan hastalara “sağlıklı ve etik” psikoterapi şansı kalmamaktadır.Psikoterapi yapılan hasta sayısı artarsa diğer ilaç tedavileriyle düzelebilen hastalara zaman ayırılamaz ve sonuç daha da felaket olabilir.

User Rating: 4.8 ( 1 votes)

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir