Anasayfa / Klinik Psikoloji / Piromani (Kundakçılık Hastalığı) Nedir?

Piromani (Kundakçılık Hastalığı) Nedir?

Ruh sağlığı mütehassısı olmayanlara tuhaf gelebilir, ama gerçekten böyle bir hastalık vardırBazı insanlar sebepsiz yere yangın çıkarırlar! Maksatları otopark yapmak için arazi açmak değildir.Yangın çıkarmaktan maddi kazanç gütmezler. Hayatları boyunca hiç bir terör örgütüne girmemişlerdir.Sosyopolitik bir ideolojiye, bir davaya dikkat çekmeyi hedeflemezler.Birilerinden intikam almak peşinde koşmazlar. Akli dengeleri de yerindedir.Sadece, içlerinde çağlayan yangın çıkarma dürtüsüne karşı koyamazlar!

Bu hastalığa tıpta ‘piromani’ denir. Kumarbaz cebine parayı koyup yeşil çuhalara koşarken nasıl bir gerilim ve asları papazları masaya çakarken ne büyük bir haz yaşıyorsa, piromanlar da kundaklama faaliyetinin evvelinde kuvvetli bir gerilime, akabinde derin bir hazza kapılırlar.Kumarbaz her şeyini kaybettiği halde eline geçen üç kuruşu derhal yeniden kumara yatırır; piroman akıbeti ne olursa olsun evleri, mahalleleri, şehirleri tutuşturma dürtüsünü durduramaz.
Dürtüye direnememe açısından yangın çıkarma hastalığı takıntı hastalığına benzetilebilir.Tehlikeli, suç teşkil edecek bir eylemin öncesinde yaşanan gerilim, sonrasında hissedilen haz açısından da hırsızlık hastalığını andırır. Bazı marazi kundakçılarda serotonin ve noradrenalin sistemlerinde bozukluk tespit edilmiştir. Demek ki piromani, bu kitapta üzerinde durulan hastalıklarla kimyasal açıdan da akrabadır.

Sinemaseverler nasıl şehre gelen filmleri kaçırmıyorlarsa, piromanlar da bir yerde yangın çıktığını haber alır almaz oraya koşarlar. Yangın ve yangının yol açtığı olaylardan adeta büyülenirler, yangıdan artakalan tahribatı büyük bir sanat eseri gibi merak çekici ve cezp edici bulurlar. Bir yeri kundaklarken, yükselen alevleri seyrederken, akabinde ne olup bittiğine bakarken haz ve tatmin duyarlar, rahatlarlar. Hatta ateşle cinsel olarak uyarılanlar vardır.Yanlış yangın alarmları verirler. Yangınla ilgili alet edevata büyük bir merakları vardır. Felaketzedelerin maddi kayıplarına, hatta ölmelerine duyarsız kalırlar.

Çıkan yangınların küçük bir kısmı piromanlar tarafından çıkarılır. Çoğu yangında sebep ya kazadır, ya maddi çıkardır, ya terördür. Dünyada değişik zamanlarda yapılan araştırmalarda kundakçılar incelenmiş, piromanlar tarafından çıkarılan yangınların oranı farklı farklı bulunmuştur. 1951’de incelenen kundakçıların %39’u, 1967’de %23’ü, 1982’de %3’ü ‘hasta’ idi. Yine 1982’de mahkemeye sevk edilen 26 kundakçıyı değerlendiren araştırmacılar hiçbirinin piroman olmadığını tespit etmişlerdi.

Kundakçılık hastalığı genellikle çocukluk yaşlarında başlar. Bu hastaların en büyük bölümü 17 yaşındadır. Küçük çocukların çakmakla kibritle oynama merakının kundakçılık hastalığı demek olmadığını da hatırlatalım.

Ahmet Hamdi Tanpınar ahşap evlerden müteşekkil eski İstanbul’un her 30-40 senede çıkan ve bütün şehri baştan başa kül eden meşhur yangınlarını çok güzel anlatır. Göğe yükselen alevleri seyre koşan İstanbullular taburelerini, minderlerini, hatta kahve pişirmeye mahsus edevatlarını da yanlarından eksik etmezler, böylece bir felaketi görsel bir şölene çevirirler. Orhan Pamuk ise bir zamanlar Boğaz’da dehşet günleri yaşatan Romen tankeri İndependente’nin yanışını, şehir halkının nasıl büyük bir merakla temaşaya akın ettiğini hatırlatır. Kaşarlı tostlar ısırılırken veya biradan soğuk bir yudum çekilirken gözler de sarılı kırmızılı dev alevlerdedir. Hafızalarımızda hala tazeliğini koruyan yangın temaşa seansları, insanoğlunun ruhunda bir ateş tutkusu olduğunu herhalde açıkça göstermektedir.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir