Anasayfa / Pedagoji / Piaget’e Göre Zihinsel Gelişimin Evreleri

Piaget’e Göre Zihinsel Gelişimin Evreleri

Çocuk psikolojisi ve gelişimi denince Piaget zihinsel gelişim dair en önemli görüşleri olan kişidir. Peki nedir Piaget’e göre zihinsel gelişimin evreleri.

Duyusal Devinim (Motor) Dönemi (0-2 Yaş)

Çocuğa duyular ve duyu organları yolu ile ulaşanlar önemlidir.Çevresindeki nesnelere dokununca etkileşimde bulunur, bu dönemde çocuğun özgür hareketlerine engel olmamak gerekir.

İşlem Öncesi Dönem (2-7 Yaş)

Bu dönemde nesnelerin yerini simge alır. Deneyimlerine göre akıl yürütür. Nesneleri sınıflandırır,oyunlarda simgesel işlem görülür.Bu dönemdeki çocuğunuzla sohbet ederken kuralcı ve yargılayıcı olmak yerine doğrular ve yanlışlardan arınmış bir şekilde içini dökmesine izin vermek daha işe yarar bir yöntem olacaktır. Onları dinlemeye zaman ayırmak pek çok sorunun daha oluşmadan önlenebilmesi için en kolay yoldur.Bu kısımda, çocuğunuzla karşılıklı fikir alışverişi yapabileceğiniz birkaç soru bulabilirsiniz.Bu sorular aynı zamanda okul öncesi dönemdeki bir çocuğun zihinsel olarak yetişkinlerden farklarını da ortaya koymaya meğilli sorulardır.Birlikte düşünür ve fikirlerinizi paylaşırken hem eğlenceli vakit geçirebilir hem de çocuğunuzun düşünce yapısı ile ilgili bazı özellikleri görebilme imkanı bulabilirsiniz. Unutmayın ki bu sorular doğru cevapları verilmesi gereken birer sınav sorusu değildir. Burada doğru cevap yok, yalnızca düşünceleri açıklamak, sohbet etmek amacı vardır.Örneğin;

3-7 Yaş Arası Çocuklara Sorulabilecek Sorular

  • Canlı olmak ne demektir?
  • Ay canlı mıdır?
  • Canlı olan bir şeyler söyleyebilir misin?
  • Rüyalar nereden gelir?
  • Rüyalar nereye giderler?
  • Bir tepenin dibinden yukarı gitmek mi yoksa tepesinden aşağı gitmek mi daha uzundur?
  • Bir kişi aynı anda hem Ankara?da hem de İstanbul?da olabilir mi?
  • Dün ne zamandır?
  • Güneş gece nereye gider?

Somut İşlem Dönemi (7-11 Yaş)

Bu dönemde maddenin korunması, ağırlıkların korunması ilkeleri gerçekleşir. Yani; geniş bir kapta bulunan suyu, uzun bir cam şişeye doldurduğumuzda, miktarının değişmediğini söylemektedir. Daha önceki dönemlerde bunu başaramamaktadır. İlkokul yıllarına rastlayan bu dönemde öğrencinin derslere ilişkin faaliyetlerinin deney, ders levhası, maketler, modellerle gerçekleştirmesi, ağırlık, alan ve hacim ölçülerinin somut olarak sınıfa getirilmesi gerekir.

Bu yaş grubu çocukları güvene dayanan, açık, dürüst, sıcak ve sevgi dolu bir ilişki isterler. Büyüklerinden bu ilişkileri bulamadıkları takdirde davranış bozuklukları oluşur.Bu çocukların bulunduğu ortamlar demokrasi kavramı içinde yaşanmalıdır. Bu öğrenciler arasında farklılıklardan çok benzerlikler vardır.Öğrendiklerini anladıklarında zevk duyarlar. Kötü sonuç aldıklarında, başarısız olduklarında hayal kırıklığına uğrarlar. Bağımlı olmaya eğilimlidirler. Başarılı oldukları söylendiğinde kendilerini beğenirler. Başarısız oldukları söylendiğinde bu duyguyu kaybederler.

Bu yaş çocukları dinleyerek öğrenmek isterler. Öğretmenine, ebeveynlerine çok güvenir, onların hata yapmayacaklarına inanırlar. Büyüklerin kendilerine takılıp utandırmalarını istemezler. Sen bunu yapabilirsin gibi güven mesajları beklerler. Davranış bozukluklarının çok fazla düzeltilmesini istemezler.Oldukları gibi kabul edilmek ve sevilmek isterler.Dönem boyunca çocuklar, büyüklerini sakin, tutarlı, çok neşeli, her sorunun cevabını bilen biri olarak görmek isterler.

8 yaş grubu çocuklar çok gelişmiş bir hayal gücüne sahiptir. Şakadan çok hoşlanır, ansızın güler,hareketli, dikkatsiz, münakaşacı aynı zamanda arkadaş canlısıdır. Eleştirilere hassastır, gücünün üstünde işlere kalkışır. Projesini gerçekleştirmek için olağan gayret gösterirler. Karşılaştığı problemleri halletme de arzulu ve cesurdur. Gerilim boşaltıcı bazı hareketleri (gözlerini kırpıştırma, parmağını emme, mide ağrıları) görülebilir.

9 yaş grubu daha kavga-gürültü eder Saldırganlık sözel hale gelmiştir. Gerilimini ayağını yere vurmak,baş dönmesi, kendi kendisiyle alay etmek gibi yollarla boşaltmaya çalışır. Oldukça bağımsız bir hale gelmiştir. Kendine güvenir ve kendi kendini eleştirir. Başarının önemine inanmıştır. Ödül almak için çok çalışır. Tartışmayı sever.

Soyut İşlem Dönemi (11-…)

Bu dönemde çocuk yetişkin gibi soyut düşünebilir. Ergen bu dönemde tümevarım ve tümdengelim yolları ile düşünebilme yeteneğini kazanır. Somut işlem döneminden soyut işlem dönemine geçişin nasıl olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Piaget bunu ergenlik çağının başlarında görülen nörofizyolojik yapı değişikliğine bağlamaktadır. Bunun yanı sıra, bireyin içinde yaşadığı toplumun toplumsal ve kültürel yapı ve özelliklerinin de bunda rol oynadığı kabul edilmektedir.

11 yaşından sonra mantıksal düşünme yetişkinler düzeyine erişir. Görüş alışverişi ve tartışma çocuğun yaşamında önemli bir yer almaya başlar. Toplumun gelenek ve göreneklerine, kurallarına karşı tutumu değişir. Bunların değişmez olduklarını düşünen çocuğun tersine, genç bunların yetişkinler tarafından kararlaştırıldıklarını ve değişik gruplara göre farklılıklar gösterebileceklerini kavrar.

Bu devrede, kontrol konusunun, özellikle aile ilişkilerini belirgin biçimde etkilediği görülmektedir. Bu devrede, kontrol, hem gençler hem de ana babalar açısından bir sorun olabilmektedir. Gençler özellikle kendileri ile ilgili konularda kontrolü ele geçirmeyi istemekte, ele geçirebildiklerinde de, nasıl kullanacakları konusunda güçlük çekebilmektedirler. Ana babalar ise kontrolü çocuklarına hangi alanlarda, hangi yaşlarda ve ne oranda bırakmaları gerektiği soruları ile başa çıkmaya çalışmaktadırlar.

Ana ve babaların, ergenlikte hem çocukları için önem kazanan konulara, hem de onların kendilerine ters düşen davranışlarının, bilişsel gelişmeleri ve benlik arayışlarından kaynaklandığını bilmeleri, çocukları ile ilişkilerini olumlu yönde etkileyebilir. Örneğin, sık sık yeni heveslere kapılıp vazgeçmenin, çocuğun sorumsuzluğundan değil, içinde bulunduğu dönemin kimlik arayışından kaynaklanabileceğini bilmek, ana babaların çocuklarına bakış açılarını ve dolaylı olarak davranışlarını etkileyebilir.

Bazı ileri görüşlü ana babalar, gencin özgür olma isteğini kabul edip üzerinde hiç kontrol kullanmayabilirler. Bu türden davranışlar çocuk tarafından ilgisizlik ve reddetme olarak algılanıp olumsuz sonuçlara (okuldan kaçma, kavga, içine kapanma…) yol açabilir.Ana babalar gencin bu dönemde kendilerinden duygusal destek beklediğini, ana baba ilişkisinin arkadaşlık ilişkisinden özel ve farklı bir yeri olduğunu unutmamalıdır. Özellikle erkek çocuklar için babanın destek ve dostluğu çok önemlidir.

Ergenlikte gençler bağımsızlıklarını bulmaya çalışır, ancak bunu yaparken ailenin desteğine gereksinim duyarlar.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir