Anasayfa / Psikiyatri / Panik Atağın Bilinmeyen Yönleri Nelerdir?

Panik Atağın Bilinmeyen Yönleri Nelerdir?

Yaygın anksiyete bozukluklarının bir çeşidi olan panik atak, spesifik bir korkudan dolayı yaşanmıyor.Bu durum bilinmedik bir sebepten, bilinçaltındaki bir olayla birleşerek ortaya çıkabiliyor.

Panik atak başladığında hastaların büyük çoğunluğunda aynı belirtiler görülüyor. Bu belirtiler arasında çarpıntı, korku, heyecan, terleme, kasılma ve uyuşma ilk sıralarda yer alıyor. Panik atak krizi geçiren kişiler endişeyle “Bana ne oluyor, ölüyor muyum?” gibi korkular yaşıyor.

Panik atak hafif başlıyor, fakat hızlandığında hasta derin nefes alma ihtiyacı duyuyor. Ancak derin nefes almak atağın daha da şiddetlenmesine yol açıyor. Çünkü vücutta bir savunma mekanizması olarak adrenalin salgılanmaya başlıyor. Aynı anda hem solunum hızı ile oksijen yükseliyor hem de kalp çarpıntısı artıyor.Adrenalinin vücutta yarattıkları, kişinin daha fazla panik olmasına neden oluyor.Çarpıntı artıyor,solunum da bu durumla baş etmek için hızlanıyor. Bu durumda yavaş yavaş dudakların etrafında uyuşma,hissizleşme başlıyor. Hissizleşme sonrasında kişi “Bana bir şey oluyor” duygusunu daha çok hissetmeye başlıyor. Vücutta kasılmalar ve uyuşmalar başlıyor.

Panik atak krizi sırasında hasta rahatlamak için aşırı soluk alıp vermeye başlıyor, fakat bilmeden durumun daha da kötüleşmesine neden oluyor.Çünkü fizyolojik olarak solunumu düzenleyen merkezde karbondioksit ile oksijenin belirli oranda ve belirli dozda olması gerekiyor. Ancak bu şekilde rahat solunum yapılabiliyor.Karbondioksitin rahatlatma ve yumuşatma etkisi var, bundan yararlanmak gerekiyor.Hiperventilasyon, yani aşırı soluk alıp verme olduğunda işleyiş bozuluyor.

Panik atak sırasında kişinin, nefes aldıktan sonra nefesini dışarı vermeden biraz tutması ve yavaş yavaş vermesi gerekiyor. Bu sayede karbondioksit vücutta biraz daha tutularak, oksijenin yükselip karbondioksidin düşmesiyle yaşanan damar büzüşmesi engelleniyor. Aksi halde, damarlar büzüşünce kanlanma bozuluyor ve uyuşma hissediliyor. İyonize kalsiyum da azaldığı için kramp, uyuşma, kol ve bacakta kramplar görülebiliyor.

Korku objesine tepki vermek, normal bir davranış. Örneğin, havlayarak koşan bir köpek korkuya neden olabiliyor. Kişi böyle bir durumda irkilerek reaksiyon verebiliyor. Fobilerde de korku objesine yönelik abartılı panik duygusu söz konusu. Ayrıca bilinmeyen ve bilinçaltında olan bir çağrışımla hiç beklenmedik bir zamanda, örneğin yemek yaparken ya da gece uyurken, bu tür korkular yaşanabiliyor. Bu durum bilinmedik bir sebepten, içsel bir çağrışımla bilinçaltındaki olayla birleşerek ortaya çıkıyor. İşte bu durumda da panik ataktan şüphelenilmesi gerekiyor.

Bazen panik atak başka hastalıklarla da karışabiliyor. Hastada teşhisi konmamış hipertiroidi bulunabiliyor.Aşırı çarpıntı, terleme, yüksek tansiyon şikayetleri bunun belirtisi olabiliyor. Kalple ilgili bazı rahatsızlıklarda da aynı tepkiler görülebiliyor. Hipoglisemiye giren biri de bu şekilde hissedebiliyor. Bazen de ailede paniğe yatkın kişiler varsa, kişi çocukluktan itibaren paniğe alışmışsa aynı belirtiler yaşanabiliyor.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir