Anasayfa / Özel Egitim / Otizm ve Otistik Çocukların Gelişimsel Özellikleri

Otizm ve Otistik Çocukların Gelişimsel Özellikleri

Kanner otizmi, bireyin kendini soyutlanmış bir dünyaya hapsetmesi veya bireyin kendi içine kapanması ve dış dünyada ki gerçeklikten hiç bir şey beklemeden kendi düşsel dünyasına sığınması olarak tanımlamıştır.

Belirtiler genelde ilk 30 ayda kendini gösterir, ancak son yıllarda gerçekleşen araştırmalar biyolojik kökenli bir hastalık olan otizmin bebeklik çağıyla sınırlanmadığını, 36 aylık ve daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabileceğini doğrulamıştır. Çünkü doğumdan iki yaşa kadar belirtileri anlamak zordur.Cinsiyet açısından bakıldığında her 5 otistikten 4’ü erkektir.

Otistik çocukların en belirgin özelliği çocuğun çevreyle ilişki kuramaması ve içine kapanık olmasıdır. Dış dünya ile bu çocuklar arasında sanki kalın bir duvar vardır.Annenin yaklaşmasına,varlığına, yokluğuna, yakınına, yabancıya karşı kayıtsızdırlar.Çocuk görmüyor,duymuyor gibi davranır.Kalabalık bir odaya girdiğinde, oda boşmuş gibi davranır,insanlarla ilişki kurmaz, onlarla göz göze gelmekten kaçınır.Birisinin yüzüne bakarken,sanki bakışları baktığı insanın ötesine geçer.Anne babasının ilgi göstermesini dirençle karşılar.Kucaktan indirildikten sonra kas katı kesilir. Canlılarla ilişkileri, cansıza olduğu gibidir. Bir ele, bir yüze, bir masaya dokundukları gibi dokunurlar.Günlük yaşam değişikliklerine, eşyalarının yerinin değişmesine karşı aşırı tepki gösterirler. Duygusal tepkileri yetersiz olmakla birlikte, dış uyaranla ilgisi olmayan gülme, ağlama, öfkelenme, sevinme gibi belirtirler mevcuttur. Çocuk genellikle yalnız oynamayı tercih eder.

Otistik Çocukların Gelişimsel Özellikleri

Fiziksel Gelişim Özellikleri

Otistik çocuğun fiziksel gelişimleri yaşıtlarından farklı değildir. Oturma, yürüme, emekleme gibi gelişim basamaklarında gecikme görülmez. Yaygın uyku ve beslenme problemlerine rağmen hemen hepsi sağlıklı bebeklerdir.Taklit etme becerilerinin zayıf olması nedeniyle atlama, zıplama gibi becerileri kazanamazlar. Makasla kesme, boncuk dizme gibi faaliyetleri küçük kas gelişimleri zayıf olduğu için yapamazlar. Parmak uçlarında yürüme, belirli bir hareketi tekrar etme, bir ayağı önde diğeri arkada olmak üzere ileri geri sallanma, uzun süre kendi etrafında dönme davranışı görülür.Birçok otistik çocuk mekanik takmalı-sökmeli oyuncağı kolaylıkla takıp sökebilir.

Sosyal Gelişim Özellikleri

Sosyalizasyon, iletişim ve hayal kurmada ciddi bozulmalar vardır.Fiziksel temastan kaçınırlar,kucağa alınmak istememe, dokunmak ve dokunulmaktan hoşlanmama ve annenin sesine tepki vermeme gibi davranışlar gösteren bu çocukların çoğunda anneye bağımlılık görülmemektedir.Çoğu kez çevresindeki bireylerin farkında değildir, göz kontağı kurma,kendilerine gülünce karşılık olarak gülme yoktur. Sevgi ve güvende olma ihtiyacıyla diğer bireylere fiziksel ya da duygusal yakınlaşma görülmemektedir, insanlara karşı ilgisizdirler ve onların duygularını anlamakta zorlanırlar, arkadaşlık ilişkileri bozuktur. Cansız nesnelere geliştirdikleri bağlanma insanlara geliştirdikleri bağlanmadan daha belirgindir.

Canları acıdığında yada üzgün olduklarında ana babaları tarafından rahatlatılma isteğinde bulunmadıkları gibi ilgilendikleri bir nesneyi anne babayla paylaşmak istemezler.İstediği bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için ısrar, öfke nöbetleri, çevresine ve kendisine zarar verici davranışlar görülebilir. Kendisi için rahat bir ortam arama becerileri olmayabilir. Sosyal oyun ve taklit davranışı ya hiç yoktur ya da yetersizdir.Genellikle nesneleri amacına uygun olmayan tarzda kullanırlar. Örneğin,saatlerce bir kutu kapağını çevirebilir ya da bir kapıyı açıp kapayabilirler.

İletişim ve hayal gücünden yoksun oldukları için diğer çocukların oyununa katılmazlar.Oyun oynarken oyuncakları amaca uygun olarak değil daha çok döndürme, çevirme, yuvarlama şeklinde kullanırlar,Eskiye karşı sıkı sıkıya bağlılıkla beraber yeniliğe karşı direnç görülür. Aile üyeleri ve aile dışındaki kişiler arasında ayrım yapabilirler.

 Zihinsel Gelişim Özellikleri

Her zeka düzeyinde görülebilir ancak, araştırmalar bu çocukların %30’unun normal veya üstün zekaya sahip olduklarını göstermektedir. Geri kalanlar değişen derecelerde zeka engeline sahiptir.Uyarıcılara tepki vermedikleri, çok sınırlı sosyal ilişki ve iletişim kurdukları için zeka ya da psikolojik ölçüm yapan testleri almakta güçlük çekmeleri ve düşük performans göstermeleri zeka bölümlerinin tespitini zorlaştırır. Zihinsel düzeylerini anlamak güç olduğu için de, neyi ne kadar bildikleri konusunda kesin bilgi edinilememektedir. Genellikle öğrenme bozukluğuyla bir aradadır.

Son yapılan araştırmalar temel problemin zihinsel gelişim alanında olduğunu belirtmekte ve bu konudaki tartışmalar zihinsel yetersizliğin birinci olarak dil ve iletişim problemlerine yol açtığı,ikinci olarak da davranışsal ve duygusal güçlüklere neden olduğu konusunda yoğunlaşmaktadır.Yaygın yanlış inanç otistik çocukların bazı olağanüstü yeteneklere sahip oldukları biçimindedir.Oysa otizm her zaman özel yeteneklerle karakterize edilmez.Yine de bazı otistik bireylerin resim, müzik, matematiksel hesaplamalar gibi konularda başarılı oldukları görülmektedir.

Algısal Gelişim Özellikleri

Duygusal tepkileri alışılmışın dışında olabilir.İşitmede organik bozuklukları yoktur ama sesleri duymuyormuş gibi davranabilir ya da farklı tepkiler gösterebilirler.Çağrıldıklarında dönmedikleri için çoğu zaman işitme engelli oldukları sanılır.Büyük bir gürültüde yada adı söylendiğinde işitme engelli gibi davrana bu çocuklar kağıt hışırtısı veya başka bir odadan gelen müzik sesine dikkatini verebilir. Parlak olan bazı cisimlere uzun süre bakabilirler, bazısı ışığa bakmaktan kaçınır. Yeni bir nesneyi tanımada, dokunma, tat alma ve koklama duyularını kullanırlar. Acıya, soğuğa, sıcağa ya aşırı duyarlı ya da duyarsızdırlar.

Ağrıya karşı dayanıklılık gösterebilirler. Bazı günlük eşya ve nesnelere karşı nedensiz korkular geliştirirler.Nesnelere ve ayrıntılarıyla aşırı ilgilenirler. Dikkatlerini nesnenin bütününe değil bir parçasına yoğunlaştırırlar. Çevre ve günlük düzendeki en ufak değişiklikten rahatsız olup, değişikliklere karşı tepki gösterirler.Dönen nesnelerle aşırı ilgilenme, kendi etrafında dönme, sallanma, saatlerce aynı hareketi tekrar etme görülür.TV ve müziğe karşı aşırı ilgi görülebilir.Diğer soyut kavramlarda olduğu gibi önce, sonra, bugün, yarın gibi zaman kavramlarını da anlamakta güçlük çekmektedirler.Olaylara ve nesnelere ait neden sonuç ilişkisi kurmakta zorlanabilirler.

 Dil Ve Gelişim Özellikleri

Sözel İletişim: Konuşmaya diğer çocuklarla beraber başlasalar da, daha sonra gerileme görülebilir veya yaşına uygun konuşma gelişmeyebilir. Konuşmaya hiç başlamamaları da söz konusudur. Konuşma üretimleri ve konuşmanın içeriği sınırlı ve normalden farklı olabilir, karşılıklı diyalog kurmada yetersizlik görülebilir. Genellikle basit ve kısa cümleler kullanırlar, konuşmaları karşılaştırıp örnekler vermekten çok somut şeyler üzerinde konuşurlar. Sözcükler ikinci bir lisanın parçaları gibidir ve aslında bir çoğu resimlerle düşünmektedir. Aynı sözcük veya sözcük grubunu kullanım için ısrar edebilirler.Standart sorularına standart cevaplar beklerler.

Yaklaşık yarısında konuşma anlamlı bir iletişim aracı olacak şekilde gelişmez. %20-30’luk bir kısmında da 12-30 ay arası öğrendikleri konuşma aniden kaybolabilir.Konuşmadaki gecikme ailedeki en önemli endişe kaynağı olur ve hekime başlıca başvuru nedenidir.Sadece bir iki kelime söyler ya da çok kelimeyle anlamsız konuşurlar. Konuşulanları anlamakta çoğu kez güçlük çekerler, konuşmayı belli bir amaca ve iletişime yönelik olarak sürdürme zorlukları tipiktir. Bu nedenle sohbete katılmaları çok güçtür.Geç de olsa konuşmaya başlayan otistikler de, konuşmayı başlatmama veya karşılıklı olarak konuşmayı devam ettirmeme sık görülür.

Sözel Olmayan İletişim: Genellikle istek ve ihtiyaçlarını ağlayarak ya da çığlık atarak belirtirler. İletişim kurmak istemedikleri zaman karşılarındaki kişiyi iterler. Sıklıkla yüzleri donuk ve ifadesizdir. Bazıları belli el hareketlerini sosyal iletişim amacıyla kullanabilirler. Anlamsız ve zamansız gülme ve ağlamalar görülebilir.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

0-2 yaş Çocukların Dili Gelişimi Özellikleri

Bebekleri genel gelişimlerinin sağlıklı bir hamilelikte aslında henüz anne karnındayken tamamlandığını biliyor musunuz? Bebek dünyaya …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir