Güncel Haberler
Anasayfa / Egitim / Okulda ve Sınıfta Disiplin

Okulda ve Sınıfta Disiplin

Sınıf,  öğretmen  ve  öğrencilerin  davranışlarının  etkileşim  halinde  olduğu  bir ortamdır.

Sınıf,öğretmenler ve öğrencilerin, belli eğitsel amaçlara ulaşabilmek için, sahip  oldukları bilgi  ve  yaşantıları  uygun  bir  düzenlenişle  paylaştıkları yapılandırılmış  bir  eğitim  ortamıdır.

Eğitimin  en  zor  konularından  birisi  sınıfta  düzeni  kurmak  ve  bunu sürdürmektir.Davranışların iyi yönetildiği bir sınıfta öğrenciler öğretim amaçlarının gerçekleşmesini engelleyen davranışlar göstermez (Başaran, 1998:201).

Sınıfta disiplin, öğrenme ortamının düzenini bozucu ve öğrenme yaşantılarını engelleyici öğrenci davranışlarına ilişkin öğretmen tepkilerini içermektedir.İyi bir sınıf organizasyonu, sınıfta doğabilecek olası sorunları önler, düzeni sağlar ve sınıfı bir savaş meydanı olmaktan kurtarır.

Genel anlamda disiplin kavramı, bir amaçla bir araya gelmiş insan grubunun düzen  içinde  yaşamasını  sağlamak  için  seçilip  konulmuş  kuralları,  hükümleri  ve bunlara  uyulması  için  alınan  önlemleri  ifade  eder  (Sarıtaş,  2000:48).

 Disiplin denilince  daha  çok    sıkı  /  katı  kurallara  dayalı  düzen    anlaşılmakta  ve  akla  ceza gelmektedir.  Oysa  disiplin,  sadece  ceza  vermekten  ibaret  bir  iş  olmayıp;    olumsuz davranışların  ortaya  çıkmasını    önlemek  için  tutarlı  ve  kararlı  davranışlarda bulunmaktır  (Erdoğan,  2001).  Kısaca    disiplin,  yapılan  işlerin  belli  bir  düzen içerisinde yürütülmesidir.  Disiplin çeşitli biçimlerde tanımlanmıştır. Genel anlamda disiplin, bir amaçla bir araya gelmiş insan grubunun düzen içinde yaşamasını sağlamak amacıyla seçilip konulmuş kuralları, hükümleri ve bunlara uyulması için alınan önlemleri ifade eder.

Eğitimde  disiplin;  öğrenciye  hangi  davranışların  istenilir  olduğunu  gösterip öğretmek,  bu  davranışı  sergileyip  sergilemediğini  izlemek,  davranışı  beklenenden daha  iyi  sergilediğinde  onu  ödüllendirmek,  iyi  sergilemediğinde  ise cezalandırmaktır.  Bu  anlamda  disiplin,  istenen  davranışı  öğrenciye  öğretmek  ve yerleştirmektir ve eğitimle eş anlamlı kullanılmaktadır (Sarıtaş, 2000:54).

Disiplin  kavramı  çoğu  kez  ceza  kavramı  ile  eş  tutulmaktadır.  Oysa  disiplin ceza  ile  karıştırılmamalıdır.  Ceza  yıkıcı  davranışa  tepkilidir  disiplin  ise  yıkıcı davranış  ve  bundan  doğan  tepkiyi  önlemek  içindir.  Başka  bir  deyişle  problemi önlemek  için  ne  yaptığımızın  yanında,  problem  doğduğunda  ya  da  oluştuğunda  ne yaptığımızla  da  ilgilidir.  Disiplinde  önemli  ilke,  bireyin  kendi  ihtiyaçlarının karşılanmasından  sorumlu  olduğu  ve  başka  kişilerin  davranışlarının  bunu engellememesi  gerektiğidir. Anlamlı etkinlikler, uygun  çevre  grupla çalışma, kendi kendini  kontrol  gibi  kavramlar  da  disiplin  kavramı  içinde  düşünülmelidir.  Cezasız ya da çok az ceza ile de disiplin mümkün olabilmektedir (Başar, 1999:150).

Öğretmenler,  genel  olarak  öğrencilerine  fazla  özerklik  verdiklerinde  sınıfta kontrolü kaybedeceklerine inanırlar. Okulun önemli işlevlerinden biri ise öğrencinin kişilik gelişimini sağlamaktır. Bu durumda öğretmenin görevi, öğrencilerin sağlıklı seçimler  ve  tercihler  yapmalarına  yardım  etmektir.  Sınıf  yönetiminde  gözetilmesi gereken  hususlardan  biri,  öğrencilere  özerklik  verilmesi  ve  onların güçlendirilmesidir.  Yani  her  öğrenciye,  gerçekleştirmek  isteği  eylemi  seçme, sonuçlarına  katlanma  ve  sorumluluk  üstlenme  fırsatının  sağlanmasıdır.  Böylece öğrencilerde bağımsız iş görebilme ve yaratıcılık becerileri de geliştirilmiş olur. Her öğrenciye,  kendi  eyleminin  sonuçlarını  açıklamasına  ve  yorumlamasına da  fırsat verilmelidir.  Kendine  güvenen  bir  öğretmen,  öğrenciye  ceza  vermekten  çok, öğrenciye  kendi  davranışlarının  sonuçlarını  kabullenmesini  öğretir.

Çoğu  disiplin sorunları  derse  düzenli  bir  başlangıç  yapılamamasından  kaynaklanmasına  rağmen, ikinci  en  çok  sorun  yaratan  kısım  ise  dersin  bitimidir.  Dikkatli  bir  şekilde plânlanmış  bir  ders  bitimi  tecrübeli  öğretmenler  bir  uygulamadan  diğerine  geçişi başarıyla  yapabildikleri  bir  yöntemdir.  Sınıftaki  uygulamaların  akıcılığı,  disiplin açısından  önemlidir.  Çünkü  dersin  bölünmesi  öğretmen  ve  öğrencinin  dikkatinin bozulmasına ve ilgisinin azalmasına neden olur  (Taymaz , 1995:138).

Okulda  ve  sınıfta  disiplinden,  daha  çok  öğrenci  davranışlarının  eğitimciler tarafından  kontrol  edilmesi  anlaşılır.  Oysa  öğrenciler,  bir  başkası  tarafından  kontrol edilmek  yerine,  kendi  davranışlarını  kontrol  etmeyi  öğrenirlerse  disiplin  zaman içinde  öğrenilebilecek  ve  içselleştirilebilecek  bir  alışkanlığa  dönüşür.  Öğrencilere kendi  kendilerini  kontrol  etme,  kendi  davranışlarını  denetleme  ve  kendilerini yönetme becerisi  kazandırıldığında,  öğretmenler  zamanlarının  çoğunu  eğitim  ve öğretime harcayabilirler.  Okul ve sınıf   disiplininin en önemli parçası, eğitimcilerin kendi disiplin anlayış ve uygulamalarıdır. Öğretmenler ve yöneticiler, öğrencilerinde görmek istedikleri davranışları, önce kendileri göstererek onlar için iyi bir rol modeli oluşturmalıdır.

Okulun  önemli  işlevlerinden  biri,  öğrencinin  kişilik  gelişimini  sağlamaktır. Bu  durumda  öğretmenin  görevi,  öğrencilerin  sağlıklı  seçimler  ve  tercihler yapmalarına  yardım  etmektir.      Yani  her  öğrenciye,  gerçekleştirmek  istediği  eylemi seçme,  sonuçlarına  katlanma  ve  sorumluluk  üstlenme  fırsatının  sağlanmasıdır.

Öğrencilerin  her  sorununa  müdahale  etmek  yerine,kendi  sorunlarını  çözme konusunda destek verilirse,  onların bağımsız iş görebilme ve yaratıcılık becerileri de geliştirilmiş olur.Kendine güvenen  öğretmen, öğrenciye ceza vermekten çok, ona kendi davranışlarının sonuçlarını kabullenmesini öğretir.  Öğretmene düşen görev, daha öğretim yılının başında, okul ve sınıf kurallarını öğrencilerine açıklamaktır. Hatta bu kurallar  yazılı bir biçimde ilan edilerek öğrenci velilerine  de  gönderilebilir.  Sınıf  içi  kuralların  bir  kısmı,  öğrenci  katılımı  ile belirlenebilir, daha sonra da bu kurallara   tüm sınıf üyelerinin uyması beklenir.Öğretmenin  ne  türden  ve  ne  ölçüde  disiplin  sağlayacağına  karar  vermeden önce,  yeterli disipline sahip olup olmadığını gözden geçirerek,   ne çeşit bir disiplin istediğini  belirlemesi  gerekir.  Bir  öğretmen  için  doğru  olan  disiplin  anlayışı,  diğer birine  ters gelebilir. Örneğin, bir öğretmene göre, öğrenci kendisine soru sorulduğu zaman  ayağa  kalkarak  cevaplamalıdır.  Başka  bir  öğretmene  göre  ise,  önemli  olan cevabın  doğruluğudur. Bir  diğer  öğretmene  göre  ise  bu  tür  zorlamalar, öğrenci  ile   iyi ilişkiler kurmayı engellemektedir (Küçükahmet, 1998).

Sınıfta disiplinin bozulması ya da hiç olmamasının nedenlerinden biri, sınıfla ilgili  bir  takım  kuralların,  prosedürlerin  ve  rutinlerin  önceden  belirlenmemiş olmasıdır.  Öğretmene  düşen  görev,  daha  öğretim  yılının  başında,  okul  ve  sınıf kurallarını  öğrencilerine  açıklamaktadır.  Hatta  bu  kurallar  yazılı  bir  biçimde  ilan edilebilir, öğrenci velilerine de gönderilebilir. Sınıf  içi kuralların bir kısmı, öğrenci katılımı ile belirlenebilir,daha sonra da bu kurallara da tüm sınıf üyelerinin uyması beklenir (Başar, 1999:151).

Pek  çok  anne,  baba  ve  öğretmen  disiplin  sorunlarını  yalınızca,  bağırma, vurma,  huysuzluk  nöbetleri,  işbirliğine  kapalı  davranış,  küstahça  yanıt  verme, bozguncu  eylemler  vb.  gibi  kontrol  edilemeyen  davranışlar  açısından  değerlendirir. Bu,disiplin sorunlarının doğasının çok dar ve anne babalar ile öğretmenlerin sakin ve düzenli  bir  yaşam  sürdürme  gereksinimlerince  yönlendirilmiş  bir  görünümdür.

Kontrolsüz davranışlar kadar aşırı kontrollü davranışlar da kişinin gelişiminin önünü keser; üstelik bu daha sık görülen durumdur (Humphreys; 1999:28). Disiplin konusunda benzer bir yanlış görüş, disiplinin sağlanması ile ilgilidir.

Disiplin  başkalarını  kontrol  etmek  değil,  onların  kendilerini  kontrol  etmelerine yardımcı  olmaktır.  Kontrol  ederek  disiplin  sağlamanın  her  zaman  başarılı  olması beklenemez (Sarıtaş, 2000:56).

Hakkında İdris Gündüzalp

İstanbul Üniversitesi Psikolojik Danısmanlık ve Rehberlik Bölümü mezunu olup şuanda "Klinik Psikoloji" Yüksek Lisans Programına devam etmekteyim. Milli Eğitim Bakanlığı ve Özel Sektörde çeşitli deneyimlerim oldu.Uzun yıllardır PdrGünlüğü Sitesinin Editörlüğü yapmaktayım.Temel mesleki amacım Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanına katkı sağlamaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>