Güncel Haberler
Anasayfa / Egitim / Öğrenmeyi Etkileyen Etmenler

Öğrenmeyi Etkileyen Etmenler

Öğrenme, bir çok faktör tarafından etkilenebilmektedir. Bunları iç ve dış faktörler olmak üzere iki grupta toplanabilir.

A) İç Faktörler: Organizmadan kaynaklanan ve bireyin öğrenmesini etkileyen unsurlardır.

1)  Olgunlaşma: Olgunlaşma, organizmadaki potansiyel güçlerin göreve hazır hale gelmesidir. Yani bireyin kendisinden beklenen bir işi yapabilecek düzeye ulaşmasıdır. Öğrenme işini yapabilmek için bireyin öğreneceği durumun gerektirdiği olgunlaşma düzeyine ulaşması esastır.

2) Güdüler: Güdüler ihtiyaçlardan kaynaklanır.İhtiyaç organizmada herhangi bir eksikliğin hissedilmesidir. Bu eksikliğin farkında olmak ve bunun giderilmesine yönelik oluşan iç gerilime ise dürtü denir. Dürtüler; güdüleri açığa çıkararak organizmayı, ihtiyacı giderecek hedefe doğru harekete geçiren itici güç (itki) olarak nitelendirilir. Güdülenme konusunda, eğitimci öğrenciye rehberlik etmeli; öğrencinin eksik bilgi, davranış ve düşüncelerinin farkına varmasını sağlamalıdır. Eğitimciler bunları yaptığı zaman öğrencisini güdülemiş olur.

3) Duyu Organları: Duyu organları vasıtasıyla, uyarıcılar alınarak, sinir sistemindeki ilgili merkeze götürülür ve orada kavramlaştırıldıktan sonra öğrenme meydana gelir. Duyu organlarının yetersizliği uyarıcıların istenilen düzeyde algılanmasına ve öğrenmenin gerçekleşmesine engel olabilir.

4) Zeka: Bireysel farklılıkların başında türlü yeteneklerden oluşan zeka gelmektedir. Bireyin öğrenme hızı ve düzeyi ile zeka seviyesi arasında doğrusal bir ilişki vardır. Öğretmenler, bazı alanlarda geri olanların, başka alanlarda ileri olabileceğini bilmelidir.

5) Yaş: Bireyler ilk yaşlarda çok hızlı bir şekilde öğrenirler. Hayatın ilk yıllarında oluşmuş yanlış öğrenmelerin ileride düzeltilmesi çok güç olmaktadır. Bu durumda küçük yaşlardan itibaren bireye doğrular öğretilmeli ve gerekli olan uyarıcılar yeterince verilmelidir.

6) Dikkat: Bilincin belli bir noktada toplanmasıdır. Dikkat; bireyin ilgileri, güdülenmesi ve dış çevre ile ilgilidir. Eğitimci, öğrencilerinin dikkatini canlı tutabilmeli ve dış çevredeki uyarıcıların dikkat çekiciliğini artırarak öğrencide ilgi ve ihtiyaç uyandırmalıdır.

7) Genel Uyarılmışlık Hali ve Kaygı: Uyarılmışlık düzeyi bireyin dışarıdan gelen uyarıcıları alma derecesi olarak anlaşılabilir. Uyarılmışlığın azı da çoğu da öğrenmeyi zorlaştırır. İyi bir öğrenmenin meydana gelebilmesi için uyarılmışlık düzeyinin orta düzeyde olması gerekir. Kaygının öğrenmeye etkisi genel uyarılmışlık düzeyine benzerdir. Çok düşük ve çok yüksek kaygı düzeyleri öğrenmeyi zorlaştırırken, orta düzeyde bir kaygı duymak öğrenmeyi kolaylaştırır ve teşvik eder.

B) Dış Faktörler: Organizmanın dışında gelişen bazı şartlar da öğrenmeyi etkileyen dış faktörleri oluşturur.

1) Hazır bulunuşluk: Öğrencinin öğrenmeye hazır olması için, olgunlaşma ile birlikte öğrenciyi konuya ilişkin ön yaşantılara da sahip olması gerekir. Eğitimcinin bir konuyu öğretmeden önce, konu ile ilgili bazı ön yaşantıları öğrencilerine kazandırması gerekir.

2) Uyarıcı Azlığı ve Duygusal Yoksunluk: Bireyler belirli bir olgunlaşma seviyesine ulaştıklarında yeterli uyarıcıları da almaları beklenir. Bunun yanında duygusal yönden de çocukların yoksun kalmamaları gerekir. Uyarıcı azlığı ve duygusal yoksunluk, çocukları psiko-motor yönden olumsuz etkilemekte ve öğrenmesinin de istenilen düzeyde gerçekleşmesini engelleyebilmektedir.

3) Fiziki Koşullar: Öğrenme ortamının oluşması ve dikkatin dağılmaması için, bireylerin kişilik özelliklerine göre değişiklik göstermekle birlikte hava şartlarının uygun olması, ışığın az ya da çok olmaması, konu üzerindeki yoğunlaşmayı engelleyecek derecede gürültü olmaması gerekir.

4) Günler ve Günün Saatleri: Haftanın ilk ve son günü ile günün ilk ve son saatleri öğrenme açısından verimsiz zamanlar olarak kabul edilebilir. Bu zaman dilimlerinde genel uyarılmışlık hali azalma eğilimine girecektir.

5) Psikolojik Ortam: Eğitimci, öğrencilerini tüm yönleri ile tanımaya çalışmalı, onlarla etkileşimde bulunmalı, onlara gerekli imkanlar hazırlayarak psikolojik yönden uygun bir öğrenme ortamı hazırlamalıdır.

6) Konu ve Öğrenme Yöntemi: Etkili öğrenme için konunun anlamlı olması, öğrenci düzeyine uygunluk göstermesi ve kolayca algılanabilmesi gerekir. Kısa konuların tümdengelim, uzun ve karmaşık konuların ise tümevarım yoluyla öğretilmesi önerilebilir. Algılama açısından da; daha kolay örgütlenebilen sınıflandırılabilen konular daha kolay öğrenilebilir. Sonuç olarak öğretmen öğreteceği konuya uygun yöntem kullanmalıdır.

7) Uyarım ve Algı: Algılamanın gerçekleşmesi öğrenmenin temel basamağı olarak kabul edilebilir. Eğitimci algılama konusunda yeterli bilgilere sahip olmalı, uyarıcıları en verimli olabilecek şekilde gruplayarak öğrencilerine sunmalıdır. Ayrıca, uyarıcılar uygun yerde ve uygun zamanda kullanılarak öğrencinin öğrenmesine yardımcı olunmalıdır.

Hakkında İdris Gündüzalp

İstanbul Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü mezunuyum. Milli Eğitim Bakanlığı ve Özel Sektörde çeşitli deneyimlerim oldu.Uzun yıllardır PdrGünlüğü Sitesinin Editörlüğü yapmaktayım.Temel mesleki amacım Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanına katkı sağlamaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>