Anasayfa / Psikoloji / Mükemmelliyetçilik Kavramı

Mükemmelliyetçilik Kavramı

Mükemmelliyetçilik kavramı,çeşitli kişilik kuramcılarının ve günümüz araştırmacılarından birçoğunun ilgi odağıdır.Birçok araştırmacının sıklıkla ele aldığı bir kavram olmasına rağmen,mükemmelliyetçilik için herkes tarafından kabul edilen tek bir tanıma rastlanmamaktadır.

Hamachek,mükemmelliyetçiliği normal ve nevrotik mükemmelliyetçilik olarak iki şekilde ele almıştır.Normal mükemmelliyetçiler, zor işlerle uğraşmaktan zevk alırken, nevrotik mükemmelliyetçiler, bu zevki yaşamazlar;çabalarını ve başarılarını asla yeterli bulmazlar. Nevrotik mükemmelliyetçiler,çevrelerindeki bireylerin değerlendirmelerinden korkarak hataları üzerinde aşırı bir şekilde odaklanırlar.  Hamachek (1978)?e göre nevrotikmükemmelliyetçilerin bu özellikleri, çocukluktaki ebeveyn tutumlarıyla ilgili yaşantılarla ilişkilidir.

Mükemmelliyetçi ebeveynler aşırı eleştirel, talepkar ve genel olarak az destekleyen kişilerdir; çocukların davranışlarını onaylamak yerine, onları daha iyi yapmaları için zorlarlar.Çocuk, davranışı hiçbir zaman ebeveyninden tam onay almak için yeterli olmayacağından ?yeterince iyi performans algısını  geliştiremez.Ebeveynlerin bu tutumlarına dayanarak Hamachek (1978), devamlılığı olmayan onayın, onay yokluğunun ve şartlı onayın mükemmelliyetçiliğe yol açtığını ileri sürmüştür.

Adderholdt-Elliot (1987) ise mükemmelliyetçiliği, kişinin kendisini başarıya göre değerlendirmesinden kaynaklanan öğrenilmiş bir güdülenme olarak tanımlamıştır. Mükemmelliyetçiler hata yapmaktan korkarlar;çünkü hata yapmak kabul edilemeyecek bir durumdur.  Hollander (1965) de benzer şekilde,mükemmelliyetçiliği hatasız davranış ve başarı yoluyla ailenin kabulünü sağlama girişimi olarak açıklarken; Missildine (1963), doyumsuzluk ve düşük benlik algısını mükemmelliyetçiliği oluşturan temel öğeler olarak görmektedir.

Barrow ve Moore (1983)?a göre mükemmelliyetçilik, kişinin beklentilerini, karşılaştığı olayların yorumunu,kendisinin ve başkalarının değerlendirmesini içeren bilişler ağıdır.  Burns (1980)?e göre ise,ulaşılması olanaksız amaçlarla kompulsif bir uğraştır ve şu özellikleri içerir:

  • Gerçekçi olmayan standartların belirlenmesi,
  • Bu standartların hepsine katı bir biçimde sıkı sıkıya uyulması,
  • Kendilik değeri ile performansın eşleştirilmesi.

Bu özelliklere ek olarak Barrow ve Moore (1983), mükemmelliyetçi düşüncenin bazı ortak özelliklerini aşağıdaki gibi açıklamışlardır:

  • ?Ya hep ya hiç? düşünce biçimi sıklıkla gözlenir. Deneyimlerin (başarılı-başarısız gibi) ve kendilik değerinin (iyi insan-kötü insan gibi) de aynı kutuplaşmış biçimi görülür.
  • Hedefler katılaştırılır ve bunlar kişinin davranışlarını güdülendiren standartlar olarak değil de özsaygının gerekleri olarak görülür.  ?İstiyorum? sözü, ?ihtiyacım var? veya ?kesinlikle yapmalıyım? olarak algılanır.
  • Aynı şekilde, istekler kesin beklentilere dönüşür.  ?İsterdim? sözü, ?yapmak zorundaydım? veya ?yapmalıyım? biçimini alır.
  • Zaman algılaması farklılaşır.  Mükemmelliyetçi kişi genellikle aşırı derecede geleceğe dönüktür.  Bu özellik, ?engel etkisi? olarak düşünülebilir.  Kişinin dikkati, üstesinden gelinmiş engellere yoğunlaşmak yerine gelecekteki engeller üzerine odaklanır.
  • Bir başka zaman çarpıtması olarak kabul edilebilecek bir diğer özellik de ?dürbün bakışı?dır.  Gerçekleşmeyen hedefler gereğinden fazla büyütülür.
  • Seçici dikkat, mükemmelliyetçi süzgeç olarak çalışır.  Gerçekleşmeyen hedefler çok büyütülerek en ince ayrıntısına kadar didiklenirken; gerçekleşen hedefler önemsizleştirilir ve göz ardı edilir.
  • Önemli işlerde, ?ortalama? veya ?sıradan? olmak, utanç vericidir.  ?Ya hep ya hiç?düşüncesinin bir sonucu olarak kişi, kendince, ya müthiş birisidir ya da tam bir başarısızlık örneğidir.
  • Takıntılı döngü genellikle bu aşamada ortaya çıkar. Mükemmelliyetçi standartlar,kişide olumsuz duyguların oluşmasına neden olur ve başarıyı (performansı) engelleyen sonuçlar doğurur.  Mükemmelden az olan performans ve olumsuz duygular karşısında kişi, bir sonraki sefere daha çok çalışmayı, daha mükemmel olmayı seçer.

Görüldüğü gibi mükemmelliyetçilikte,aşırı derecede yüksek ve gerçekçi olmayan hedeflere yoğunlaşılan,kendini yenilgiye uğratıcı bir dizi düşünce ve davranışa yönelten bir yapı söz konusudur.

Mükemmelliyetçiliğin tanımlanması bağlamında en önemli sorun, başarı düzeyi yüksek ve yetenekli bireyler ile mükemmelliyetçi insanlar arasındaki ayrımın net bir şekilde yapılamamasıdır.  Başarılı olmaya çalışan bireyler, mükemmel olmaya çalışabilirler ve başarılması zor hedefler seçebilirler; ancak bu hedefler gerçekçidir.Onlara,yüksek bir güdülenme ve sıkı bir çalışmayla ulaşabilirler.Mükemmelliyetçiler ise,hayatın bütün alanlarına yönelik saptırılmış bir mükemmel olma çabasıyla gerçekçi olmayan yüksek hedefler belirlerler.

Başarılı olmaya çalışan kişiler, kendileri için yüksek beklentiler içinde düzen ve organizasyon ihtiyacı duyabilirler; ancak kendi hatalarını kabul edebilme ve başarısızlıkla baş edebilme yetileri vardır.Mükemmelliyetçiler ise tam aksine, oldukça yüksek standartlar içinde sürekli olarak kararlarını sorgularlar, diğer insanların onlara yönelik bitmek bilmeyen beklentileri ve olumsuz eleştirileri olduğunu düşünerek onaylanma ihtiyacı duyarlar (Gülenöz, bt).

Örnek

Dönem ödevi için gerekli araştırmayı yapmak, ödevi sıkı çalışarak zamanında teslim etmek ve bir şeyler öğrenmiş olmaktan haz almak  (başarılı olmaya çalışan birey davranışı)

İki gece üst üste uyumadan ödev hazırlamak, üç ayrı taslak oluşturmak,kusursuz olmasına çalıştığı için ödevi geç teslim etmek ve yine de ödev hakkında kötü hissetmek  (mükemmelliyetçi birey davranışı)

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Rüyanızda Gördüğünüz Renklerin Anlamları

Hemen hemen herkesin gördüğü hayali dünyadan yaşam kesiti olarak bilinen rüyalar, bu hayali dünyada  gördüğümüz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir