Anasayfa / Pedagoji / Çocuk Gelişimi / Kişilik Özelliklerine Göre Bebek Tipleri

Kişilik Özelliklerine Göre Bebek Tipleri

Bebeklerin bedensel özellikleri gibi mizaçları da farklıdır. Bebeklerin doğuştan getirdikleri özellikler, anne karnındaki yaşantıları, doğum süreci ve sonrasında yaşadıklarının tümü bebeğin yaşama uyumunu etkilemektedir. Sizin geçmiş çocukluk yaşantılarınız  ve kişiliğiniz de bebeğinizin nasıl bir bebek olmasını istediğiniz üzerinde rol oynamaktadır.  Eğer bebeğiniz sizin beklentilerinizi, sizin doğallıkla verdiğiniz bakım da bebeğinizin ihtiyaçlarını  karşılıyorsa siz ve bebeğiniz arasındaki etkileşim daha başlangıçta iyi ve kolay olacaktır. Eğer bu ikisi birbirine uymuyorsa bebeğiniz ve siz birbirinize uyum sağlamaya çalışmalısınız. Genellikle bebeğin ilk zamanlardaki tepkileri doğum öncesi yaşantıya ve doğuma bir tepki olabilir. Yani bebeğin sinir sistemi bu değişimlerin üstesinden gelmeye çalıştığı için bebeğin davranışlarını anlamak zor olabilir. Ancak zaman içinde bebek değişecektir. Anneler ya da bakıcılar bunu göz önünde tutarak bebeğe karşı davranışlarını, bebekte zaman içinde ortaya çıkan değişmelere uyacak şekilde değiştirmelidirler. Önemli olan bebeği sakin ve huzurlu kılmaktır ve davranışlarınız buna hizmet ettiği sürece problem yoktur.

Bebekler, etraftaki seslere, açlığa ve huzursuzluğa tepkileri, ısı değişmelerine ve dokunmaya duyarlılıkları, uyku gereksinimleri, ağlamaları, yatıştırılmaları ve bakım veren kişiyle etkileşimleri açısından çok önemli farklılıklar gösterirler. Anne babanın görevi bebeğin tüm bu davranışlarının (tüm bu durumlardaki tarzının) ne olduğunu anlamaya çalışmaktır. Bebeklerin tarzı onların mizacıdır ve büyük ölçüde doğuştan getirdikleri özelliklerdir. Doğumdan sonraki ilk bir kaç hafta içinde bebekler mizaçları açısından farklılıklar gösterirler. Bir araştırmacı 5 tip bebek ayırt etmektedir:

  1. Kucaklanamayan Bebekler

Çoğu bebek yetişkinlerle yakın ve sıcak temastan hoşlanır. Oysa kucaklanmayı sevmeyen bebekler, fiziksel olarak sınırlanmaya ve kollar arasında sıkışmaya tahammül edemezler. Hareketlidirler ve genellikle ayaklarını özgürce hareket ettirmekten hoşlanırlar. Kucaklanmaktan daha çok göz teması kurmayı tercih ederler. Kendi yerlerinde yatarken öpülmekten ve elleri ile ayaklarını oynatarak hareketler yaptırılmasından hoşlanırlar.

  1. Mutsuz Bebekler

Uyku, uyanıklık ve açlık gibi farklı durumların birinden diğerine geçmeleri çok zordur. Bebek aslında yorgun ve huysuzdur fakat uykuya dalacak kadar rahatlayamaz. Açlıktan dolayı ağlanıp sızlanır ancak yine de emmekten hoşlanmaz. Beslenmesi genellikle yavaş ve zordur, daha yavaş kilo alır. Karnı tok ve uyanık olduğu zamanda da çok sosyal değildir. Ne kucakta tutulmaktan, ne kendisine konuşulmasından ne de karyolasına geri götürülmekten hoşlanır. Büyük olasılıkla gece sık sık uyanır. Elleriyle oynamaya başlaması ve gülümsemesi geçtir. Görünürde bir neden yokken bebeğin sürekli ağlaması sizin kendinizi yetersiz hissetmenize yol açabilir. Bu bebeklerin aldıkları bakımdan değil aslında rahim dışı yaşamdan hoşlanmadıkları düşünülür. Sabırla ona daha yakın olmaya ve sevginizi göstermeye çalışırsanız onun daha mutlu olmasını sağlarsınız. Eğer bebeği kendi tepkileriyle bırakırsanız mutsuzluğu daha da artacaktır. Bebeğinizin mutsuz bir bebek olup olmadığına karar vermeden önce onu yeterli derecede sıcak tutup tutmadığınıza, yeteri kadar beslenip beslenmediğine, yumuşak bir şeye sardığınızda rahat uyuyup uyumadığına dikkat edin. Bebeği ancak mutlu olduğu zamanlarda yeni bir yaşantıya sokun. Örneğin yeni bir gıdayı denemek gibi.

  1. Sinirli Bebekler

Yüksek şiddette ses, ışık gibi uyaranlarda tüm bebekler irkilirler. Bazı bebekler ise daha az şiddette olanlarda bile aynı tepkiyi verirler. Bebek titrer, rengi gider ve ağlar. Bu bebeklerin tipik davranışı her türlü uyarana aşırı tepki vermeleridir. Uyarıcı, hapşırma gibi kendi bedeninden ya da ses gibi dışardan gelen bir uyarıcı olabilir. Uykuda kendi kendine irkilme veya seğirmelerde uyanabilir. Bu bebekleri alışsın diye korktukları durumlarla karşılaştırarak korkmamayı öğretemezsiniz. Sinir sistemleri aşırı hassas bebekler oldukları için bazen siz hiç bir şey yapmadığınızı düşündüğünüzde bile ağlayabilir. Bu nedenle yapılması gereken bebeğe katlanabileceği düzeyde uyarıcı sunmaktır. Bebeğin sinir sistemi olgunlaştıkça zaten daha fazla uyarılmayı  karşılayabilecek hale gelecektir. Bu tür bebeklere bakarken telaşlı olmamak gerekir. Bebeğin altını açarken, bebeği taşırken ve kaldırırken acele edilmemeli ve bebeğin başı  elle desteklenerek kendini güvende hissetmesi sağlanmalıdır. Bebeği dikkatle yumuşak bir şekilde sarar ve uyumaya bırakırsanız fiziksel uyarılmayı en aza indirmiş olursunuz.

  1. Uykucu Bebekler

Bu bebeklerde dış dünyaya geçişi sürekli uyuyarak geciktirmeye çalışırlar. Bebek sorunsuzdur bir talepte bulunmaz; ancak, beslemek için çoğunlukla uyandırmak gerekir. Etrafında olup bitenlerle ilgilenmez. Az ağlar ve nadiren mutlu görünür. Bebeğin tepkisizliği hayal kırıklığı yaratsa da genellikle bakımı kolay bebeklerdir. Bu bebeklerin yeterli beslenebilecek kadar uyanık kalmaları sağlanmalıdır.

  1. Uyanık Bebekler

Uykusu az olarak nitelenebilecek bir bebek  günde 12 saatten daha az uyuyan bebektir. Bu bebekler genellikle yattıklarında 2 saatten fazla uyumazlar. Uyumaktan hoşlanmazlar ancak emerken uykuya dalıp bir süre sonra tekrar uyanırlar. Acıktığı için değil sadece uyanmak istediği için uyanır. Fakat her uyanışında meme verildiği için genellikle toplu bebekler olurlar. Zamanlarının daha büyük bir kısmını uyanık olarak geçirdikleri ve sürekli etrafı gözledikleri için genellikle gelişimleri daha hızlıdır. Uyanık oldukları zamanlarda ilgi bekledikleri için bakıcıyı zorlar ve daha fazla zamanını alırlar. Bu bebekleri taşıyabileceğiniz bir şeye yatırarak gittiğiniz odaya götürmek işi kolaylaştırabilir. Kucağınızda gezerek etrafı seyretmekten çok hoşlanırlar. Karyolasına bir şeyler asmak veya yere yatırıp etrafına bakabileceği şeyler koymak bu bebekleri bir süre için oyalamada işe yarayabilir.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

0-12 Ay Arası Çocukların Gelişim Özellikleri

Çocukların dünyay geldikten sonraki ilk bir yıllık süreçte hangi davranışları gösterip hangilerini gösteremediklerini ifade eden …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir