Anasayfa / Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik / İlkokul Öğrencilerinde Aşk ve Sevgi Duyguları

İlkokul Öğrencilerinde Aşk ve Sevgi Duyguları

Bahar aylarının gelmesiyle birlikte ilkokul öğrencileri arasında da “aşk” önemli bir yer teşkil etmeye başladı. Gelişim dönemini göz önüne alırsak özellikle dördüncü sınıf öğrencileri ön ergenlik döneminde yer almaktadır. Dolayısıyla erkek ve kız öğrenciler birbirinden ayrışmıştır. Oynan oyunlarda bu ayrışma net biçimde göze çarpar. Bu dönemde en sık görülen bir başka durum ise erkek ve kız öğrencilerin birbirleriyle sözde” kavga” etmeleridir. Bunlar kavgadan ziyade iki cinsin birbiriyle etkileşime girme yoludur. Kız ve erkek kendi cinsiyet özelliklerinin iyice farkına varmaya başlamıştır. Kendini ve karşı cinsi tanımaya çalışmaktadır.

Âşık olma ve sevme duygularına ele alacak olursak. Aslında bu dönemde yaşanan bu duyguların gerçeklikten uzak olduğunu söyleyebiliriz. Öğrenciler arasında bu duygular çoğunlukla kötü bir şeymiş gibi algılanır. Öğrenciler  “o, şunu seviyor.” gibi sözlerle aslında arkadaşlarına zarar vermeye çalışmaktadırlar. Yani sevgi ve aşkı kullanarak arkadaşlarını incitmeyi hedeflemektedirler.  Zaten öğrenciler de hep bu şikâyetle sınıf öğretmenine ya da rehberlik servisine başvururlar. İstenmeden öğrencilerde karşı cinsi sevmenin bir suç ya da kötü bir şey olduğu izlenimi oluşur.

Bu konuda tabi ki televizyonun etkilerine de değinmek gerekir. Televizyon dizilerine baktığımızda hemen her dizide karşı cinse duyulan sevgiye yer verilir. Bu dizilerde yaş fark etmeksizin karşı cinse duyulan sevgiye yer verilir. Ve bu olaylar dizilerde çok abartılı bir şekilde anlatılır. Sürekli bu şekilde gözümüze sokulan bu olaylar da dolayısı ile öğrencileri etkilenmekte ve öğreciler çoğunlukla onları taklit etmektedir. Öğrenciler bu duyguların gerçekten ne anlam ifade ettiğini bilmeden sadece televizyondan gördüğüyle bu duyguyu yaşamaya çalışmaktadır.

Böyle durumlarda öğrencilere nasıl yaklaşmalıyız? Bu sorunun cevabı aslında öğrencileri iyi tanımaktan geçiyor. Eğer öğrenciler birbirlerini incitmek için bu duyguları kullanıyorsa; onlara bu duyguların kötü bir şey olmadığı anlatmak gerekir. Onlara bu duyguların aslında güzel duygular olduğunu birini sevmenin ona değer vermenin çok önemli olduğu belirtilmelidir. Öğrenciler bu duyguları abartılı bir şekilde yaşamaya çalışıyorlarsa; öğrencilere bu duyguları tam anlamıyla yaşamaları için yaşlarının erken olduğu vurgulanmalıdır.

Zamanı geldiğinde bu duyguların en güzel şekilde yaşanacağından söz edilmelidir. Öğrencileri bu duygularından dolayı cezalandırmak yapılabilecek en büyük yanlıştır. Onları cezalandırmak yerine onlara bu duyguları nasıl yaşayacaklarını anlatmak gerekir. Unutulmamalıdır ki bu dönem başarıya karşı aşağılık dönemidir. Bu dönemde öğrencileri bu duygularından dolayı cezalandırmak onlara çok büyük zarar verebilir. Öğrenci ileri ki yaşamında da bu duyguları yaşamaktan çekinebilir. Ve daha da kötüsü sevmeyi ya da sevilmeyi kötü bir şey olarak algılayabilir.

Hakkında uğur

2013 yılında psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümünden mezun oldum. şu anda milli eğitim bakanlığına bağlı bir ilkokulda rehberlik öğretmeni olarak görev yapmaktayım.

İlginizi Çekebilir

Yas Durumunda Bulunan Çocuklarla Nasıl Çalışılmalı?

Freud Yas ve Melankoli adlı eserinde, yas bize hiçbir zaman patolojik bir durum olduğunu ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir