Anasayfa / Psikoloji / Hayatınızı Kabusa Çeviren Fobilerden Kurtulun

Hayatınızı Kabusa Çeviren Fobilerden Kurtulun

Yılan, kedi, örümcek, uçak, asansör, iğne, hırsız, temizlik, topluluk önünde konuşma, yalnız kalma, kalabalık ortama girme…

Bu korkular nasıl da tüm hayatınızı etkiliyor değil mi? Fobilerin hayatınızı yönetmesine izin vermeyin; doğru tedavi yöntemiyle ayağınızdaki bu prangadan kurtulun…

Bir yıl öncesine kadar, gittiğim tatilden restoranda oturduğum yere kadar tüm hayatımı etkileyen bir durum vardı: Kedi fobisi.Çocukluğumdan beri evcil hayvan beslememe rağmen kedilerden korkuyordum,sevmiyordum, görmek bile istemiyordum. Attığım çığlıklar, sandalye tepelerine zıplamam ve devamında insanların beni yargılayan bakışları bile bu korkuyla yüzleşmeme yardımcı olmadı. Bir nevi kaçış öyküsü yani…

Ta ki bu konuyla ilgili yardım alıp, korkularımla ilgili farkındalık yaşayana kadar…

Şimdi fobisiz yani özgür hayatımın tadını çıkarıyorum ve fobisi olanlara tek bir tavsiyem var: Kaçmayın, yüzleşin. Fobi konusunu işlemek için Prof. Dr. Vedat Şar’ın kapısını çaldık. Psikiyatri ve psikoterapi alanlarında çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Vedat Şar, bu alanda Türkiye’deki en etkili ve deneyimli isimlerden. Hatta “99 Sayfada Fobiler” adında bir kitabı da bulunuyor. Prof. Dr. Şar, günümüzde tanımlanmış yüzden fazla fobi olduğunu ve fobisiz insanın neredeyse olmadığını söylüyor.

Fobiyle korku arasındaki fark nedir?

Aslında korku hepsine birden verilen isim. Fobinin tipik özelliği korkulan belli bir şeyin olmasıdır. Hatta belirsiz bir sebepten dolayı olan korkulara anksiyete diyoruz ayırt edebilmek için. İzah edilemeyene anksiyete, “Şundan korkuyorum” şeklinde korkuya ise fobi deniliyor.

Fobi neden oluşur?

Psikiyatrideki pek çok şey gibi birden fazla nedeni oluyor. Kadınlarda biraz daha sık görülüyor; bunun sebebi kadınların daha duygusal olması. Bazı durumlarda genetik etkenli olabiliyor. Bir ailede fobiye yatkın bireyler varsa onların çocuklarında da benzer fobiler olabiliyor. Bazen korkutucu veya travmatik bir olayın ardından başlayabiliyor. Bir diğer etken ise izahı zor durumlar; yani görünenin arkasında başka problemler olabiliyor.

Hangisinde fobi sayısı daha fazla oluyor?

Bünyesel yatkınlığı olanlarda genellikle birden fazla fobi görülüyor.

Tanı nasıl konuluyor?

Tanıyı koymak hiç zor değil çünkü genellikle hasta bu sorunu çözmek için geliyor. Fobilerde çoğunlukla kişi kendi tanısını koyabiliyor. Tanıyı koymuş olmasına rağmen eğer hayatını çok etkilemiyorsa bu fobiyle bir ömür boyu yaşıyor.

Kaçamadığımız fobiler olunca…

İşte o zaman doktora gitmek zorunda kalıyor. Günümüzde en çok sorun olanlardan biri uçak fobisi; özellikle iş dünyasındaki insanları etkiliyor. Genelde mecbur kalmadıkça fobi tedavisi için doktora gidilmiyor.

Hayatı zorlaştıran bir şey aslında, neden doktora gidilmiyor?

Fobinin kendisinden kaçıldığı gibi tedavisinden de kaçılıyor. Her an kaçılamayan türde olan fobi olduğu zaman bize başvuruluyor.

Nedir bu kaçılamayan fobiler?

Mesela yüz kızarması, sosyal fobi, yalnız kalamama veya utanılacak bir duruma düşme korkusu (her an gaz çıkaracakmış gibi hissetme) gibi. Kalabalık meydanlara gidememe, evde yalnız kalamama gibi korkulara agorafobi diyoruz. Agorafobide temel prensip bir şey olursa yardım alamayacakmış gibi hissetme. Bu asansör de olabilir bir konser de. Zaten agorafobi en çok panik nöbeti geçirenlerde oluyor.

Fobiler kaça ayrılıyor?

Durumsal fobiler, agorafobi gibi belirli bir durumdan kaynaklanıyor. Hayvan fobileri belirli bir nesne kaynaklı oluyor. Bir de yüz kızarması gibi fonksiyon fobilerini sayabiliriz.

Sebeplerine göre de ayrılıyor mu?

Sebeplerine göre ayırmak mümkün ama ruh sağlığı alanında sebebe bağlamak zordur. Bakarsınız bir sebep çıkar, sonra bir bakmışsınız onun altında yatan başka bir sebep var. Çoğu zaman gerçek sebep kendini saklar. Bu yüzden tedavilerin başlangıcında sebep üzerinde çok durmuyoruz. Bizde sebebe hep en son gelinir.

Tedavi nasıl planlanıyor ve ne şekilde yapılıyor?

Tedaviyi planlarken sebebi ön plana almıyoruz. “Üzümü ye, bağını sorma” lafı aslında tedaviyi iyi anlatan bir söz. Fobi tedavisinde en beğenilen yöntem alıştırma yani duyarsızlaştırma temelli tedaviler oluyor. İmgeleme yoluyla yapılıyor. Kişinin o kavrama kademeli bir şekilde alışmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Diyelim sosyal fobisi olan bir kişi iş yerinde sunum yapamıyor. Bu durumda hastaya sunum yaptığını hayal etmesini mi söylüyorsunuz?

Evet hayal etmesine dayalı metotları kullanıyoruz. Bir de EMDR psikoterapi tarzı bulunuyor. EMDR yani Göz Hareketleri Eşliğinde Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme’ye deniyor. Basit duyarsızlaştırmaya nazaran daha komplike bir yöntem. Sosyal fobilerde sıklıkla kullanılıyor çünkü bu tip korkularda tek başına duyarsızlaştırma yeterli gelmiyor. Sosyal fobinin çoğu zaman eskiye giden bir kökü, ailesel bir tarafı olabiliyor. Bu tarz fobiler daha kompleks olduğu için tedaviye de daha geç yanıt verebiliyor.

Fobilerin tedavisi ortalama ne kadar sürüyor?

Hayvan fobisi altı-sekiz haftada tamamlanıyorken sosyal fobilerin tedavisi altı aya kadar sürebiliyor. Bu kişiden kişiye değişiyor.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Sigara Bağımlılığı Zararları Nelerdir?

Tütün dünyada ve ülkemizde en yaygın kullanılan bağımlılık yapıcı maddedir. Tütün bağımlılığı dünyanın önlenebilir bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir