Anasayfa / Psikoloji / Eğitim Psikolojisi / Güdülenmeyle (Motivasyon) İlgili Kuramsal Yaklaşımlar

Güdülenmeyle (Motivasyon) İlgili Kuramsal Yaklaşımlar

Davranışçı Yaklaşım

Bu gruba giren kuramcılara göre, hayat varlık sürdürme savaşından başka bir şey değildir.İnsanda,yaşamına yönelmiş tehditlere karşı tepkide bulunmaya yönelik içgüdüler vardır. Bu tehditler belli bazı ihtiyaçlar biçiminde ortaya çıkar. Bu ihtiyaçlar, tatmine kadar organizmayı hareketli tutar.Bu nedenle motifler biyolojik ihtiyaçların yaratılmasıyla uyarılır.

Daha önceki konularda da belirtildiği gibi organizma pekiştirilen davranışı tekrar elde etme eğilimindedir.Sınıfta sorulan sorulara doğru cevap veren öğrenciler pekiştirildiğinde daha sonraki sorulara cevap vermeye güdülenir. Öğrencinin yaşına göre uygun pekiştireçler verilirse öğrenciler öğrenmeye karşı istek duyarlar. Böyle bir yaklaşım kolaylıkla anlaşılacağı gibi dışsal güdülenmeye dayalıdır. Öğrenci ödüle ulaşmak için kendi amaçlarını bir kenara bir kenara bırakıp ödül getiren amaçlara yönelebilir.

Sonuçta,davranışlar ödül almak için yapılır hale gelir. Oysa öğrencinin içsel olarak kendisini pekiştirmesi ve kendi başına karar vererek  uygun amaçlara yönelmesi  daha uygun olacaktır. Diğer yandan, pekiştireçlerin etkili kullanılmaması güdülenmeyi zora sokacaktır. Örneğin , herkesin kolaylıkla ulaşabileceği pekiştireçleri sınıfa sunmak çok etkili olmayacaktır.  Ya da tembel  öğrencilere yüksek not aldıklarında ödül vaat etmek ulaşma ihtimalleri zayıf olduğu için fazla önemsenmeyecektir.

İlköğretim Düzeyinde Kullanılabilecek Bazı Pekiştireçler;

Yiyecek- İçecek; Simit ,sakız, kola, tost vb. gibi şeyler vermek.

Eğlence; Bireysel çalışma esnasında varsa walkman vs. dinleme veya sınıfta şarkı söyleme izni vermek

Bağımsız hareket izni; Öğretmenin serbest çalışma vermesi

Yetişkinlerin onaylaması; Öğretmenin övmesi, yazdığı yada çizdiği materyalle ilgili olumlu yorum yapması

Akranların onaylanması;Takım oyunlarına seçilme, arkadaşlarının kendisinden yardım istemesi

Yarışma; En yüksek notu alma, ödevi en erken ve en düzgü bitirme

Sorumluluk; Sınıf başkanlığı verme, dolabın anahtarını verme

Bilişsel Yaklaşım

Tolman ve Lewin?in öncülüğünü yaptığı ?Beklenti Kuramına göre belirli bir eylemin bir amaca yönelik olduğu ifade edilir. Bilişsel yaklaşımların temelinde, bireyin sonuçlar hakkında bir fikre sahip olduğu inancı yatar.İnsan davranışlarının sonucuna ilişkin fikir sahibidir. Bu nedenle, bu sonuçlar arasında kendi gözündeki değerine göre  bilinçli seçimler yapar.

Bu yaklaşım davranışçı yaklaşıma karşıt görüşler içerir. Davranışçı yaklaşımda dışsal etkenler önemli görülürken, bilişsel yaklaşımda içsel etkenler ön plana çıkmaktadır. Bireyler dış uyarıcılardan ziyade,  bu uyarıcıları yorumlama biçimlerine göre tepkide bulunurlar. Davranışlar üzerinde, bilme, dengeleme, dünyayı anlama gibi ihtiyaçlar etkili olmaktadır.

Hoşlandığı bir dersin sınavına çalışan yorgunluğunu, açlığını ya da uykusuzluğunu fark etmeyebilir. Çünkü ,yeterli olan ve amaçlarını gerçekleştirme gibi ihtiyaçların etkisi altındadır. Öğretmenlerin ders esnasında merak uyandırma, kavramsal zıtlık oluşturma gibi öğrencilerin içsel ihtiyaçlarını harekete geçirecek etkinliklerde bulunmaları gerekir. Ancak, bütün öğrencilerde içsel ihtiyaçların harekete geçirilmesi zorunludur.

Çünkü öğrencilerin beklentileri, amaçları, değerleri çok farklıdır. Bilişsel yaklaşım öğrenciler arasındaki farklılıkları açıklamada yardımcı olabilir. Farklılıklar  şunlar örnek olarak verilebilir;

  • Başlangıçta başarısız olmasına rağmen niçin bazı öğrenciler problemi çözmek için çalışmaya devam ederler?
  • Notlarını etkilemediği halde niçin bazı öğrenciler sosyal etkinliklere katılırlar?
  • Niçin bazı öğrenciler bir işi en iyi şekilde yapmadan bırakmazlar?
  • Niçin öğrenciler olumsuz geri bildirim almayı, hiç geri bildirim almamaya tercih ederler?

Sosyal Öğrenme Yaklaşımı

Bu yaklaşım , davranışçı ve bilişsel yaklaşımların özelliklerini içerir ve yeni boyutlar ekler. Sosyal öğrenme kuramına göre,sadece dışsal uyarıcılardan etkilenmediğimiz gibi, yalnızca içsel etkilerle de yönlendirilmeliyiz. Çevresel değişkenler ve bilişsel özellikle kadar, öz-yeterlilik, bağımlılık, başarı,saldırganlık gibi kişisel özellikler de bireyin davranışını etkiler. Davranışlar çevresel değişkenler, bilişsel özellikler ve kişisel özelliklerin etkileşimi sonucunda ortaya çıkar.

Sosyal öğrenme yaklaşımına göre,güdülenmeyi etkileyen üç ana etken vardır.

  • Bireyin amacına ulaşma beklentileri,
  • Amacın birey için değeri,
  • Bireyin yapılacak işe yönelik tepkisidir.

Birey ilk iki maddeye olumlu cevaplar veriyorsa öz-yeterlilik duygusu geliştirecektir. Öz-yeterlik, bireyin belirli bir işi başaracak yeteneğe sahip olduğuyla ilgili algısıdır.

Birey geçmiş yaşantılarına dayalı olarak veya başka kişilerin yaşantılarını gözleyerek, bir işin sonucunu tahmin eder. Beklenen sonuçlar olumlu ise ve yapılacak iş yarar sağlayacaksa güdülenmen gerçekleşir.Davranışlar büyük bir çoğunlukla önceki davranışların sonuçları tarafından yönlendirilir. Örneğin kışın ellerimizin donmasını beklemeksizin eldivenlerimizi giyeriz. Çünkü , önceki yaşantılarımızdan böyle bir çıkarsama yaparız. Öğrenciler yeni bir yarıyıla başladıklarında alacakları  derslerin hangilerinde başarılı ya da başarısız olacaklarına  dair bir yargı geliştirirler. Bu yargı büyük ölçüde sonucu etkiler.

Maslow?a göre, güdülenmenin temelinde ihtiyaçlar vardır. Maslow, güdüleri birincil ve ikincil güdüler olmak üzere ikiye ayırmaktadır. Birincil güdüler, organizmanın açlık,susuzluk gibi hayati ihtiyaçlarından kaynaklanır ve fizyolojik dürtüler olarak adlandırılır. İkincil güdüler ise, bireyin daha çok sosyal çevrede edindiği güdülerdir. Maslow , klinik gözlemlerine dayanarak ihtiyaçları bir sıraya koymuştur.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Başarılı ve Mutlu Olmanın Anahtarı

Zamanın değişmesi ile kişiler de değişmeye çalışıyor ve kendi yaşam ve çalışma tarzlarını da yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir