Anasayfa / Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik / Güçlü Bir Bedenin Sırrı Mutlu Bir Beyinde Gizli

Güçlü Bir Bedenin Sırrı Mutlu Bir Beyinde Gizli

Gündelik hayatın sıkıntıları karşısında çoğumuz kendimizi stres altında ve mutsuz hissederiz, gülmek artık bir külfet halini alır. Ancak bilimsel araştırmalar gösteriyor ki mutlu olmak bedenin biyolojik işleyişine çok olumlu katkılar sağlıyor.

Mutlu bir beyin, bedende güçlü olumlu etkiler yaratıyor. Mutluluğun doruklarına tırmanan, bedenin grip aşısına tepki olarak ürettiği ortalama antikor miktarından yüzde 50 daha fazlasını üretiyor. Bilim adamının yüreği hızla çarpmaya başladı. Çünkü laboratuarında beynini incelediği Budist keşişin derin düşüncelere dalışını gözlüyordu. Keşişin kafasına iliştirilmiş elektrodlardan bilgisayarına akan veriler dehşet vericiydi: Beynin sol prefrontal lobundaki elektriksel etkinlik korkunç bir hızla tırmanmaktaydı.

Böylesine çarpıcı bir gözlem yapabileceğini hiç düşünmemişti!Wisconsin Üniversitesi´´nde psikoloji ve psikiyatri profesörü Richard Davidson meslektaşları arasında mutlulukla ilgili araştırmaların kralı olarak bilinir. Bu buluşunu gerçekleştirdiğinde, beynin ön lobdaki etkinlikleriyle, derin düşüncelere dalmanın verdiği bir tür neşelenme arasındaki bağlantıyı araştırıyordu. Bu araştırma bulgularını ?Proceedings of the National Academy of Sciences? dergisinde yayımladı. Davidson´´a göre mutluluk, beyinde bile bile yaratılan fiziksel bir durumdur. Araştırma bununla da kalmıyor: Bilim İnsanları, mutlu bir beynin taşıdığı fiziksel özellikleri kavradıkça, bunların bedenin geri kalan bölümleri üzerinde de güçlü bir etki yarattıklarının ayırdına vardılar.

50 Fazla

Ruhbilimsel deneylerde elde edilen bulgulara göre, mutluluk doruklarına tırmanan insanlar, bedenin grip aşısına tepki olarak ürettiği ortalama antikor miktarından %50 daha fazlasını üretiyor, büyük bir fark! Başka araştırmacılar ise, umutluluk, iyimserlik ve hoşnutluk gibi ruhsal durumların, görünüşe bakılırsa, kalp ve damar hastalıkları, şeker, hipertansiyon, nezle ve üst solunum yolu iltihaplanmaları gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini de azalttığını ortaya koydular.

Hollanda´´da yaşlan geçkin denekler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bu tür iyimser ruh durumları bireyin ölüm riskini %50 oranında azaltıyordu. Harvard Üniversitesi Kamu Sağlığı Fakültesi ruhbilimcilerinden Laura Kubzansky de bu görüşe katıldığını belirterek, ?Bu tür ruh durumlarının bedeni bir biçimde etkilediği açıkça ortada,? diyor. Böyle olması da oldukça akla yatkın geliyor. Doktorlar mutluluğun karşı kutbu olan klinik depresyonun, kalp hastalığı, şeker ve bir dizi başka hastalığı körüklediğinin yıllardır bilincindeler.

Olumlu Duygular Bütünü Mü?

Ne var ki, depresyon çok daha uzun bir süredir enine boyuna inceleniyor olmasına karşın mutluluk konusuna bu denli yoğun bir ilgi gösterilmediğinden, depresyonun nörokimyası en ince ayrıntılarına varıncaya dek biliniyor. Kaliforniya Üniversitesi ruhbilim uzmanlarından Dacher Keltner, duygularla ilgili araştırmaların %90´´ınm olumsuz duygulara odaklandığına, bu nedenle olumlu duygular konusunda henüz yanıtı bilinmeyen bir yığın soru olduğunu dile getiriyor. Mutluluğun fizyoloji ve nörolojisi inceleyen giderek artan sayıdaki araştırmacılar, bu konuları yavaş yavaş gün yüzüne çıkartıyor. Bunlar arasında mutluluğun klinik tanımı, belki de en temel sorulardan biri. Bu aşamada kimse mutluluğun kesin bir tanımını yapamıyor.

Mutluluk sözcüğünün ?bir bakıma tüm olumlu duygu durumlarını içinde barındırdığına? dikkat çeken Davidson, ?Mutluluk bireylerin genelde değiştirme yönünde güdülenmedikleri, bir iyilik ve esenlik durumudur.İnsanlar bu durumu korumaya güdülenmişlerdir. Söz konusu güdü, dünyaya etkin bir biçimde sarılmayla ilintilidir. Ancak mutluluğun özellikleri ve sınırları henüz bilimsel araştırmalarla tam olarak ortaya konmamıştır,? diyor.

Mutlulukta Kilit Hormon: Dopamin

Mutluluğa eğilimli bir prefrontal korteksi, eğilimli olmayandan farklı kılan özellik tam olarak nedir?

Bunda bir sinir hücresinden ötekine sinyaller taşıyan ve nörotransmiter (sinir sinyalleri iletici hormonlar) adıyla bilinen kimyasalların bir payı olduğu neredeyse kesin.Davidson, prefrontal korteksin dopamin,serotonin, glutamat, GABA ve daha başka nörotransmiter hormonlarla dolup taştığına, ancak bunlardan özellikle dopaminin önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, dopaminin güzel duygularla ilintili sinyallerin sol prefrontal korteksten beynin limbik bölgesindeki duygu merkezlerine aktarılmasında etkili olduğunu gözler önüne seriyor.

Güzel Hislerin Bedene Etkileri

İnsanın kendini iyi hissetmesinin ardında yatan nörofizyolojinin kavranması, mutlulukla İlgili araştırmanın bir parçasını oluştururken, güzel duyguların bedenin geri kalan bölümlerini nasıl etkilediği de bir başka parçasını oluşturuyor.

Beyin araştırmalarında olduğu gibi, mutluluk terimi özenli bir araştırma için fazlasıyla geniş kapsamlı bir terim; uzmanlar bu tür çalışmalarda genellikle belli özelliklere odaklanıyorlar. İyimserlik konusuna odaklanan Harvard ruhbilimcilerinden Kubzansky 1300 erkek denek üzerinde 10 yıl boyunca araştırma yaptı, ve kendilerini İyimser olarak değerlendiren erkekler arasında kalp hastalıkları oranının ötekilerin yarısı kadar olduğunu ortaya koydu.

Duke Üniversitesi´´nden Laura Richman ile birlikte gerçekleştirdiği ´´, ve bu kez umutluluk ile merak konusuna eğildiği bir başka araştırmada da, bu iki duygunun hipertansiyon, şeker ve üst solunum yolu iltihaplanmalarına karşı koruyucu bir etki yarattığına tanık oldu. Ruh durumlarının bedenin biyokimyasını tam olarak nasıl etkilediği henüz gizini koruyor. Ancak, kaygı ve depresyon konusunda bugüne dek elde edilen bulgular ışığında birtakım ipuçlarına ulaşıldığına dikkat çekiliyor.

Davidsonun Deneyleri

Olumlu ruh durumlarında deneklerin sol prefrontal kortekslerinde bir devinim meydana geldiği gibi, gerginlik durumunda adrenalin bezinin salgıladığı kortizol hormonunda da bir düşüş meydana geldiğini gösteriyor.İyimserlerin karamsarlara kıyasla daha az gerginlik yaşayabileceklerine ve buna bağlı olarak gerginliğin tetiklediği bilinen kötü biyokimyasallardan uzak kalabileceklerine inanılıyor. Dahası, iyimser tavırlı mutlu insanlar görünürde sağlıklarına çok daha özen gösteriyor.

Mutlu İnsanların Sağlıkları

Kaliforniya Üniversitesi ruhbilimcilerinden Robert Emmons´´un 1998´´de başlattığı bir dizi araştırmadan elde edilen bulgular da, mutlu insanların sağlıklarına daha çok önem verdikleri görüşünü destekliyordu. Emmons 1000 erişkin deneği gelişigüzel üç gruba ayırdı, ilk grup ruh durumlarını her gün değerlendirerek 1 ile 6 arasında bir puan verirken, ikinci grup gün boyunca onları üzen ya da kızdıran olayları kayda geçiriyordu.

Üçüncü grup ise günlük kayıt tutuyor, ancak buna onların yaşamdan zevk almalarını körükleyen bir etkinliği de katıyordu. Bu grubun üyeleri gün be gün kendilerini mutlu eden şeylerin bir listesini yapmakla yükümlüydüler. Gelişigüzel seçilmelerine karşın, üçüncü grubun üyelerinde mutluluk veren duygularda ilerlemeye tanık olundu; ayrıca bunların düzenli egzersiz yaptıkları, sağlık denetimlerinden geçtikleri ve hastalıklardan korunmak için birtakım önlemler aldıkları da görüldü.

Enerji ve Farkındalık

Genel olarak ?minnet? grubu sağlıklı yaşama daha eğilimliydi. Bu grubun üyeleri kendilerini daha enerjik, daha istekli ve daha uyanık kişiler olarak değerlendirmekteydi. Kısacası, günlük kayıtlar, onların fiziksel ve ruhsal mutluluklarına katkıda bulunmuştu. Bu grubun sağladığı yararlar, beklenildiği gibi, yaşamın sıkıntılı yönlerine odaklanan gruba kıyasla çok daha fazlaydı.

Emmons, ?Yaşamdan keyif almasını bilenler bedenlerine de farklı yaklaşırlar. Bu tür insanlar yaşamı, sağlıklı olmayı bir nimet sayarlar ve bunu korumak için ellerinden geleni yaparlar,? diyor. Minnet duyduğunuz, ya da sizi mutlu eden şeyleri kendi kendinize anımsatmak, herkesin yararlanabileceği bir yöntemdir. Ancak mutluluğu körükleyecek daha incelikli bilimsel yöntemler de gelecek vaat ediyor.

Daima Mutlu Olmak Mümkün Müdür?

Söz gelimi bilişsel-davranışsal terapi ve ilaçlar çoğunlukla depresyonu alt etmek amacıyla uygulanmakla birlikte, bu yöntemler mutluluk duygusunun güçlendirilmesinde de etkili olabilir. Michael D. Lemonick, Time dergisinde (7 Şubat 05) yayımlanan yazısında şu soruyu yöneltiyor: İyi de, Davidson?un derin düşüncelere dalan keşişte gözlemlediği türde bir sürekli mutluluk durumuna ulaşsak ne olurdu?

West of England Üniversitesi uzmanlarından ve ?Emotion: The Science of Sentiment=Duygu: Duyarlığın Bilimi? adlı yapıtın yazan Dylan Evans´´a göre, böylesi bir durum evrimsel bir çıkmaz olurdu. Evans, ?Danvin?ci oyunu kazanmanın ödülü ille de mutluluğa ulaşmak değildir. Herkesin düşler âlemine dalması herhalde insanoğlunun sonu olurdu. Bir canlı türünün başarıyla ayakta kalabilmesi için acı ve sefaleti de yaşaması gerekir,? diyor. Mutluluğa eğilimli insanlar, bedenlerine de çok iyi bakıyor, düzenli egzersiz yapıyor, sağlık denetimlerinden geçiyor ve hastalıklardan korunmak için birtakım önlemler alıyor. Kendilerini daha enerjik, daha istekli ve daha uyanık kişiler olarak değerlendiriyor.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Beyninizin de Detoksa İhtiyacı Var

Beyin yorgunluğu, beynin işleyişinin aksaması gibi durumlar, kişilerin özel ve iş yaşamlarında sıkıntılar yaşamasına neden …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir