Anasayfa / Aile / Aile Danışmanlığı / Eşler Arası İlişkilerde Problem Çözme İlkeleri

Eşler Arası İlişkilerde Problem Çözme İlkeleri

Aile ve ilişkiler içindeki mutluluklar kadar sorunları da beraberinde getiren bir sistemdir ve eşler arasında  yaşanan problemlerin çözümü için belirli ilkelere ihtiyaç duyulmaktadır.

İlke 1: Açıkça Söyleyin

Aklınızdan geçen her şeyi söyleyin kaygılarınızı, korkularınızı ve isteklerinizi dile getirin. Sizin için önemli konulara eşinizin de önem vermesi için tercihlerinizi ortaya koymanız gerekir. Her duygunuzu açıklıkla paylaşmak, aranızda bir yakınlık bağı oluşturur. Bu da birbirinize olan bağın güçlenmesini ve derinleşmesini sağlar. Ayrıca kendinizi ciddiye alarak, duygu ve düşüncelerinize saygıyla kulak vererek, eşinizin de sizi anlayışla dinlemesi olasılığını arttırabilirsiniz.

  • Gerçekten söyleyin: İpucu vermek yada dolaylı iletişim, riski fazla, kazanç umudu az bir stratejidir.Duygu ve istekleri açıklıkla ifade etmek her zaman daha etkilidir.
  • Ummaktan ve merak etmekten kaçının: Eşinizin aklınızdan geçenleri okumasını ummanız, hem onu hem de sizin aklınızı karıştırır: Aynı sizin eşinizin aklından geçenleri okuduğunuzu zannettiğiniz gibi. Ummak ve merak etmek konularının alternatifi, söylemek ve sormaktır.
  • Biliyorsun, bence” lere dikkat edin: Eşinize belli bir konudaki düşüncenizi daha öncede ifade ettiğinizi düşündüğünüzde sözlerinizle biliyorsun, bence diye barlarsınız oysa “biliyorsun, bence” diye başlamak yerine düşüncenizi dolaysız olarak ifade etmeniz daha doğrudur, çünkü diğeri eleştirel yöntemdir ve karşınızdaki insanın hemen kendisini savunmaya çekmesine neden olur.
  • İstediklerinizi söyleyin, istemediklerinizi değil”: İstemediklerinizi söyleyerek kaygılarınızı dile getirebilirsiniz, ama bu yolla istediklerinizi ifade etmiş olmazsınız. Birine istemediklerinizi söylemek, o insana renkli bir fotoğraf vermek yerine filmin negatifini vermeye benzer eşinize negatifler vermek yerine pozitifi verin, yani istediklerinizi ifade edin.
  • Rica edin, şikayet değil”: Şikayetler geçmişe odaklanır, umutsuzluk yaratır. Ricalar tercihlerinizi ifade eder gelecekle ilgili davranışlarınıza odaklanır ve şimdiki durumunuzu düzeltmeniz yolunda size yol gösterirler.

İlke 2 : Duygularınızı Dile Getirin

Duygularınız eşinizle paylaşmanız gereken önemli bilgilerdir. Aynı zamanda duygularımızı düşüncelerimiz için bir başlangıç noktası olarak almamız gerekir. Duygular, düşünceler ve eylemler birbirinden ayrılmazlar: Üçü bir arada iş başındadır. Bir duygunuzun farkına vardığınızda, aldığınız mesajı doğru değerlendirebilmeniz için, o duygu hakkında iyice düşünmeniz gerekir. Duygularınızı bu şekilde kullanabilirseniz, kaygılarınızın, korkularınızın ve tercihlerinizin neler olduğunu anlamanızda size yol gösterirler.

Duygular tek sözcükten oluşan etiketlerdir: “Hissediyorum” demek bir takım duygular içinde olduğunuzu belirtir. Duygunuza utanç, neşe, sinirli, iğrenmek gibi bir etiket yapıştırıp, bu duygunuza odaklanmakla ilk adımı atmış olursunuz.

Senin . tığını hissediyorum” şeklindeki ifadelerinize özellikle dikkat edin: “Senin yeterince uyumadığını hissediyorum şeklindeki bir ifade bir duygunun ifadesi değil, karşıdaki insan hakkında söylenmiş bir sözdür. Karşıdaki kişinin hemen savunmaya geçmesine neden olur, çünkü bir eleştirinin yolda olduğunu göstermektedir. Çözüm duygulardan önce düşüncelerin ifade edilmesindedir.

Duygularınızı sözcükler dökün davranışlara değil: Duyguların davranışlarla değil sözcüklerle ifade edilmesi yanlış anlaşılma riskini azaltır ve eşinizin tepkilerinin de içten olmasını sağlar.

“Kışkırtıcı bir dil kullanmaktan vazgeçin”:kullandığınız dil duygusal anlamda ne kadar yoğunsa eşinizin yanıtları da o kadar yoğun olacaktır. Her ikinizde ne kadar duygusal olursanız, tartıştığınız konu ne olursa olsun birbirinizi düşman görmeniz o kadar olasıdır.

Benim kendimi……. hisetmeme neden oluyorsun dememeye özen gösterin: Örneğin “Benim kendimi çok kötü hissetmeme neden oluyorsun ve ne yapacağımı bilemiyorum.” Gibi bir cümle bir suçlamadır, duygularınızı ifade etme biçimi değil. Böyle bir ifade duygularınızın sorumluluğunu sizi dinleyen kişinin omuzlarına yükler. Oysa “Kendimi çok kötü hissediyorum” cümlesi yaşadığınız durumu tanımlar bir suçlama değildir.

İlke 3: Girmek Yasaktır

Eşinizin Düşünceleri Hakkında konuşmamalısınız kendi düşünceleriniz hakkında konuşmanız ve eşinizin düşüncelerini sormanız çok önemlidir: Ancak eşinizin düşünceleri hakkında konuşmakla, kendi kişisel duygu ve düşüncelerinizle eşinizin kişisel duygu ve düşüncelerinin arasındaki sınırı zorlarsınız.

Eşiniz hakkında konuşmak, eşinizin özerkliğini tehlikeye atar ve iki ayrı birey değil de tek bir insanmışsınız gibi olağandışı bir durum ortaya çıkar. Bireyler bağımsız kimliklerini yitirmek istemezler. Eşinizin düşünceleri hakkında yorum yapmak aranızda zıtlık doğmasına neden olurken eşinizin kaygıları yada düşünceleri hakkında soru sormak sizi birbirinize yakınlaştırır.

Sınır ihlallerini bırakın iç görü kazanın: Bir başkası adına konuşmak, ona ne yapması yada kendisini nasıl hissetmesi gerektiğini söylemek, o insanların sınırlarını zorlamak anlamına gelir. Bu tür sınır ihlalleri hiç farkına varmadan gerçekleşir ve ters bir tepkinin bedeli çok ağırdır.Sadece kendiniz hakkında konuşmanız ve eşinize hakkında soru sormanız gerektiğini unutmayın.Sınır ihlalinde bulunduğunuzu her fark ettiğinizde eğer duygu ve düşüncelerinizi hemen kendinize yönlendire bilirseniz iç görü kazanma becerisi elde edebilirsiniz

Sınır ihlallerinin türü: Akıldan geçenleri okumaya çalışmak.duyguları okumaya çalışmak,etiket(nitelikler)yapıştırmak eleştirmek,öğüt vermek yada yönetmeye çalışmak.

Kördüğüm haline gelmiş konuşmaları çözün: kördüğüm terimini eşlerin birbirlerinin duygu ve düşüncelerini ifade etmelerinden kaynaklanan karışık durumlar için kullanılıyor.Eğer eşinizin kendinizce ne düşündüğü hakkında konuşuyorsanız ve eşiniz de size karşı aynı şekilde davranıyorsa,aranızdaki diyalog zamanla çözümsüz bir hal alır bu diyalogu çözebilmek için,cümlelerinize”ben”diyerek başlayın ve sadece kendi duygu ve düşüncelerinizden söz edin,yada eşinize soru sorun.

Bizdiye konuşmamaya özen gösterin: ”Biz” adılı iki özerk birey olduğunuz ve farklı duygu ve düşüncelere sahip olduğunuz gerçeğini maskeleyen bir sözcüktür.Duygu yada düşünceleriniz hakkında konuşurken biz adılını kullanmak gerginliklere yol açabilir.

Sen …dıgın zaman ben ile başlayan cümlelerin yarattığı cümleler: “Sen sofrayı kurmadığın zaman ne yapacağımı bilemedim”.Diye başlayan cümleler eşinizin sizin sınırlarınızı ihlal etmeden size diyalogu sürdürme olanağı tanıdığının kanıtıdır.

İlke 4: Hava Kirliliğine Hayır

Eşiniz hakkındaki küçük düşürücü yorumlarınız aranızdaki atmosferin kirlenmesine neden olur.Her tür mesaj karşıdaki insana nötr bir biçimde,ona değer verdiğinizi anlatır şekilde yada “seni sevmiyorum”  anlamını veren zehirli bir biçimde verilebilir.Ses tonunuz neşeli olduğunuzu,zevk aldığınızı yada tatmin olduğunuzu ifade edebildiği gibi,bir şeyi onaylamadığınızı,alay ettiğinizi yada bir şeyden hiç hoşlanmadığınızı anlatabilir karşınızdaki insana.Karşıdaki insanı zehirlemek,bazen kullanılan sözcüklerin çağrıştırdığı gizli anlamlarla da mümkün olur.Zehir saçan yorumlar eşinizi kışkırta bilir. Ve birbirinizden uzaklaşmanıza neden olabilir. Bu yorumlar ilişkinizin gücünü bir birinize sevgi göstermekten,bir birinizi incitmeye yönlendirir ve benlik saygınızın ve evliliğinizin  zarar görmesine neden olur.

Yaşananlar hakkında bilgi verin,eleştirmeyin: Yaptıklarınız hakkında bir başkasından bilgi almak,kendinizi değişik bir açıdan aynada görmeye benzer. Nasıl davranmanız gerektiği konusunda seçenekler sunar size. Davranışlarınız hakkında bilgi almak daima olumlu değişmelere neden olur. Eleştiri ise zehirli bir iğne gibidir. Duygularınızı incitir ve savunmaya geçmenize neden olur.

Zehirli sınır ihlallerinden kaçının: Eşinizin sınırlarını ihlal eden yorumlar onun kendisini savunmaya geçmesine neden olur ,çünkü bu yorumlar onun sınırlarını aşmıştır. Eşinizi olumsuz bir şekilde yorumladığınız zaman onun hemen savunmaya geçtiğini görürsünüz,çünkü onun benlik saygısına zarar vermişsinizdir. Bu tür zehirli sınır ihlalleri aynı zamanda kaygılı,öfkeli ve ters tepkilere neden olur.

Zehirli sınır ihlallerinden vazgeçin, şefkatli davranmaya ve iç görü kazanmaya çalışın”:Sınır ihlallerinin panzehiri,iç görü sahibi olmaktır iç görü sahibi olmak kendinizi tanımaktan geçer,düşünce ve duygularınızın ifadesidir,eşinizi olası en iyi açıdan görme sanatı olan şefkattir. Eşinizin iyi niyetini ve olumlu davranışlarını tanıdığınız zaman ona karşı şefkatli ve anlayışlı davranırız.

 İlke 5: Bilgi Edinmek İçin Dinleyin

Öncelikle,eşinizin söylediklerinin doğru,yararlı ve mantıklı olup olmadığını anlamak için dinleyin . Eğer dinlerken amacınız eşinizin söylediklerinin yararlı olup olmadığını anlamak ise,onun size sunduğu bilgileri anlamak için dinliyorsunuzdur. Dinlemenizin amacı bilgi edinmektir bilgi edinmek için dinlemenin karşıtı,itiraz etmek için dinlemektir. Eğer eşinizin yanlışını bulmak için dinliyorsanız,çok değerli bilgilerden yoksun kalırsınız ve aranızdaki ilişki bir çekişmeye dönüşür.

“ama”lara dikkat edin”:Ama sözcüğü daha önce söylenen her şeyi bir anda siler atar. Sizinle ilgili yorumları ama ile başlayan bir cümle ile başlarsanız,eşinizin size sunduğu bilgiyi kabul etmeyip,reddettiğinizi ifade ediyorsunuz demektir. Söylediğiniz herhangi bir şeye “ama”ile başlayan bir yanıt alırsanız ,söylediklerinizin dikkate alınmadığını düşünerek rahatsız olursunuz.

“ama”yerine “ve” kullanın :”ama” nın panzehiri ve dir.”ve” sözcüğü sözlerinize yeni bir şeyler ekleyeceğinizin belirtisidir: oysa “ama” sözlerinizden bir kısmını geri alacağınızı ifade eder. “ve” sözcüğü yada “aynı zamanda” gibi benzeri ifadelerle diyaloglarda akış sağlanır.

“dikkatli dinleme konusunda alıştırma yapın” dikkat bir ışına benzer.dikkatli dinlerken eşinizin size söylediklerine odaklanırsınız. Çiftler farkında olmadan eşleri konuşurken onları dinleme konusunda ihmalkar davranabilirler. Dikkatli bir dinlemede eşler birbirlerinin sözlerine içtenlikle kulak verirler.

Dinlemek daha güvenlidir”.

Bir savcı gibi dinlememeye özen gösterin “

Bir dedektif gibi dinlememeye özen gösterin “

Bir yargıç gibi dinlememeye özen gösterin”

İşittiğinizi belli edin”

Stratejik yinelemelerde bulunun”

 İlke 6: Duygulara Kulak Verin

Duygular önemli mesajlar taşır. Sözcükler gerçekleri dile getirir:duygular isi bu gerçeklere “lezzet” –olumlu yada olumsuz ,içten yada yaralayan ,tehditkar yada zevkli – katar ve böylelikle gereken tepkiyi vermenizi sağlar.Dışarıda güneş pırıl pırıl olabilir ,ama dışarı çıkıp, güneşte bir yürüyüş yapmanızı sağlayacak olan duygusal durumunuzdur. Duygulara çoğunlukla gerekli önem verilmez. Duygular dostluk yada ciddiyet gibi hep geri planda tutulur ve önemsenmez.

“ona empati gösterin “

“duygulara kulak vermek güvenlidir”

 İlke 7: İki Taraflı Dinleyin

Hem eşinizin hem de  kendi sesinize kulak verebilme yeteneği ,özellikle bir eylem planı yaparken çok yararlı olur. Biri için önemli bir konu ,o anda diğeri içinde önem kazanır. Böylelikle birbirlerine “ benim için önemlisin “ mesajını veriyorlar.çiftlerin evliliklerinin yürümesi için kazanmaları gereken en önemli beceri iki taraflı dinleme olmalıdır.

“Aşırı fedakarlık yapmamaya özen gösterin”

“sesleri eşit olarak yükseltin”

“zorbalık yapmamaya özen gösterin”

İlke 8: Diyaloglarınızı Dokuyun

Diyalog konusunda başarılı olanlar diyaloglarını dokurlar:her biri kendi perspektifini ,karşısındakinin perspektifiyle birlikte dokur ve ortaya tek ve karşılıklı anlayıştan kaynaklanan yeni bir görüş çıkar. Böylelikle de konuşurken bir fikir birliğine varılır. Dokunmuş bir diyalogda şunlar koşuldur.

eşiniz konuşurken dikkatle dinlemek

aldığınız bilgiyi yüksek sesle yinelemek

Eşiniz sizi dikkatle dinlerken,o konuda kendi görüşünüzü eklemek

  • “kaygılarınızı paylaşın”
  • iyi dinleyiciler söz keser”
  • “Yavaş davranmak her zaman hızlıdır”
  • “Konuşmaları yinelerken genellemeler yapmaktan kaçının “

İlke 9: Dört Özelliğe Dikkat Edin

Etkin bir diyalogun dört önemli özelliği vardır.

  • “Simetri sağlayın”

           Diyalogda simetri yaşayan her birinin ne kadar konuştuğudur. Eşler eşit miktarlarda konuşuyorlarsa simetri sağlıyorlar demektir.

  • Kısa bölümler halinde konuşun”
  • Özel konuları paylaşın”
  • “konuşmaları özetleyin”

İlke 10: Havayı Kontrol Edin

Çiftlerin, stresler ve gerginliklerle yüz yüze gelseler bile, ilişkilerinin havasını kontrol etme şansları vardır. Genel koşullarınız ister sorunlu ister sakin olsun, bir çift olarak kendi durumunuzu büyük ölçüde kontrol altında tutabilirsiniz. Buna hava kontrolü diyeceğiz.

  • Isıyı ve hızı kontrol altıda tutun
  • Kullandığınız sözcükleri kontrol edin
  • Hızlandığınız takdirde ara verin
  • Çıkış ve giriş yollarını planlayın
  • Yorgunluk, açlık, hastalık ve bunalım anlarını kontrol altında tutun.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Aile Danışmanlığı Sertifikası Ne İşe Yarar

Aile Danışmanlığı sertifikası alan meslek elamanları Aile Danışmanlığı Merkezleri açabilir veya bu danışmanlık merkezlerinde çalışabilirler. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir