Gündem
Anasayfa / Haber & Yaşam / Eşime Mektup

Eşime Mektup

 

Aynı evde yaşayan evli bir çift.

Sen tanıştığımız ilk günlerde bana, ben yaparım, ben erkeğim fikrini kafama yerleştirmeye çalıştın. Eşlik görevini iyi yaparsan benim istediğim gibi biri olursan, aramızda hiç problem olmaz! demiştin.

Ben zaten seninle tanışmadan önce ailemde gördüğüm, çevremde gördüğüm evli çiftlerin huzursuzluklarını, yaptıkları ters hareketleri gözlüyordum. Ve ben bunları hiç bir zaman yapmıyacağım demiştim. Seni sevmiştim ve mükemmel bir eş olmak için elimden geleni yapmaya çalışacaktım. Erkek olarak tanıdığım, herşeyi gördüğüm bir tek sendin.

Sen evlendiğimizin ilk senelerinde, yapmaman gereken şeyleri yapmaya başlamıştın. Bana (kendince) mantıklı açıklamalar yaparak ortalığı düzeltmeye çalıştın. Bunun stresi bunalımı bende uzun süre devam etti. Böylece güvensizlik duygusuyla tanışmış oldum.

Sen bana ne kadar eksiğin yok desende, ben kendimde eksik aramaya başladım. Bu olayda benim en büyük yanlışım, seni dinlemekti. Anlatmana izin verdim. Bu arada sen de rahatlıyordun tabii ki.

Daha iyi olmaya çalıştım. İyi bir eş olmanın dışında, iyi bir dinleyici, iyi bir arkadaş olmayı düşünerek seni sessiz bir şekilde dinledim. Senden bir daha yapmaman için söz vermeni istiyemezdim. Baskı altına almış olurum, daha kötü şeyler olur diye düşündüm. Ve bu olayın ardından günler aylar yıllar geçti. Her zaman içimde, acaba hala birşeyler yapıyor mu? diye bir soru vardı.

Tabiiki seneler sonra yine olanlar oldu. Aynı hataları tekrarlamıştın. Bu sefer duygularım, gururum, daha çok incinmişti. Güvenim iyice sarsılmış daha çok yıkılmıştım. Bu sefer olayların içine başka olaylar içiçe girmiş, ne yapacağımı şaşırmıştım. Olayın birinden kurtuluyorum derken, başka olaylar beni içine alıyordu. Çevremdeki dost diye gördüğüm kişilerden en büyük ihanetleri yalanları gördüm yaşadım.

Artık çevremde kimseye güvenmiyor ve herkesin benim düşmanım olduğunu düşünüyordum. En sevdiğim arkadaşlarımı bile sevmemeye onlardan kopmaya başladım. Bana diyorsun ki, sen bana güvenmiyorsun. Sana nasıl güveneyim. Ne zaman sana güvenmeye başlasam, mutlaka bir olay tadımı kaçırıyordu. Aslında bana mutluluk hiç yaramıyor. Ne zaman kendimi mutlu hissetsem mutlaka kötü birşey oluyor. Artık kendimede güvenim kalmadı.

Bunları neden yazıyorum biliyor musun? Seninle ne zaman konuşmaya çalışsam lafı hemen ağzıma tıkıyorsun. Yazdığım bazı şeylere gülüp geçeceksin, önemsemeyeceksin.Tabii ben senin kadar akıllı değilim ve ben daha büyümedim. Kendimi baskı altında hissediyorum. Sana güvenmemi istiyorsun ben bunu tek başıma yapamıyorum. Senden yardım istiyorum. Sana güvenmek istiyorum.

Böyle yaşamanın çok güzel olduğunumu sanıyorsun? Sana bir soru: Sen kendine güveniyor musun? Bence sen de kendine güvenmiyorsun. Senin emin olduğun bir tek şey var, o da BENİM SEVGİM.

Bu mektubu eşim hala okumadı. Ama bütün TÜRKİYE okusun. Kızlar lütfen okuyun! Kariyer sahibi insanlar olun! Ekonomik özgürlüğünüz olsun. Beyler lütfen eşinizi aldatmayın. O kadar onur kırıcı bir davranış ki. Gençler evlenmeden önce çok, ama çok düşünün. Evlenmiş olmak için evlenmeyin.Her zaman gerçek yüzünüzü gösterin, kimseye şirin görünmeye çalışmayın.

Sizlere Saygı ve Sevgi dolu günler diliyorum.

Hakkında İdris Gündüzalp

İstanbul Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü mezunuyum. Milli Eğitim Bakanlığı ve Özel Sektörde çeşitli deneyimlerim oldu.Uzun yıllardır PdrGünlüğü Sitesinin Editörlüğü yapmaktayım.Temel mesleki amacım Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanına katkı sağlamaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>