Anasayfa / Yaşam / Erkekler Tek Kadına Bağlanmaktan Kaçıyor

Erkekler Tek Kadına Bağlanmaktan Kaçıyor

Geçmişte erkekler bugünün modern erkeğinden farklı davranıyordu, şimdi ise erkeklerin hem sosyal hem özel hayatlarında ilişki yaşama biçimleri yani bağlanma nedenleri arasında belirgin farklar var. ?Önceleri erkekler ayrılıklar konusunda daha temkinli hareket ederken, bugünün erkeğinin ayrılıklara daha yakın olduğunu söyleyebiliriz?

?Günümüz erkeği diye tabir ettiğimiz modern erkek, ilişkiye kolay başlıyor.Ancak, iş ciddiye bindiğinde ilişkiden kaçınma duygusu oluşuyor ve buna bağlı olarak kaçınma davranışları ortaya çıkıyor.?Yedekleme?modern erkeğin bağlanma sürecinde önemli bir figür. Mevcut ilişkiyi yedek başka ilişkilerle sürdürüyor, olası olumsuzluğa karşı yedek ilişkiyi ihtimal olarak kenarda tutuyor. Bu durum erkeğin ilişkiden kaçmasını hızlandırıyor, kolaylaştırıyor, ilişki için çaba harcamasını engelliyor.Erkeğin bağlanmaktan kaçmasının nedeni ise acı çekme korkusu oluyor.Bu korku, bazı erkeklerde özgürlüğü yitirme, benliğini kaybetme korkusu olarak da kendini gösteriyor. Erkek acı çekmeyle ilgili korkuları yüzünden bir ilişkiye kendini bırakmaktan kaçınıyor. Her erkek için bu söylenemez ama sıklıkla görülen bir eğilim olduğunu da belirtmek gerekiyor. Mevcut ilişkisinin yedeği olmayan erkekler, kendilerini ilişkiye daha kolay bırakıyorlar? diyor.

Erkeklerin bağlanma sorununun altında anneden ayrıldığı dönemde yaşadığı travmaların önemli payı bulunuyor. Sorun ise tek kadına bağlanmak değil, bağlanmanın kendisi oluyor. Erkeklerin bir kısmı ayrılık acısından kaçtığı için bağlanamıyor. Bazı erkekler için ise kadınlarla olan ilişkileri kendine güven aracı oluyor. Bu erkekler için karşı cinsten görülen değer, beğeni ve talep edilme eksik olan özgüveni tolere ediyor ya da hayatla ilgili kaygı bununla gideriliyor. Bu durum erkeği karşı cinsin beğenisine, kabul edilmeye bağımlı hale getiriyor. Diğer kadının beğenisini kaybetmemek için tek kadına bağlanmaktan kaçınıyor. Bu noktada da kadınlarla olan ilişkileri bir savunma mekanizması olarak kullanılıyor. Karşı cins tarafından ne kadar çok istenir ve sevilirse, erkek kendini o kadar kabul edilir ve sevilir buluyor. Bağlanma sorunu ise temelde, ?çözümlenmemiş anne ilişkisi? olarak tanımlanıyor. Bu ilişki çözümlenmediği sürece bağlanmaktan kaçınan erkeklerin hayatı arayışla geçiyor.

İlk başta flört etmekten hoşlanan bir erkek ilk buluşması çok güzel geçse de bir daha buluştuğu kadını aramayabiliyor. Bunun sebepleri ne olabilir? ?Pek çok sebebi olabiliyor…

Erkek buluşmada kendini yetersiz hissedebiliyor. İlişki devam ettiğinde karşısındakine yetmeyeceğini düşünebiliyor ve olası bir yetersizlik hisssinden kaçınabiliyor.Kendine güvensizliğini kadınların ilgisiyle kapatmaya çalışan bir erkek ise, ilk görüşmede karşısındaki tarafından kabul edildiğinde o görüşmenin devamına karşı arzusunu kaybedebiliyor. Geçmişte bırakılamamış bir sevgiliye takılmış olabiliyor. Erkeğin kendisinin de farkında olmadığı, yeni tanıştığı kişiyle ilgili olumsuz bir algısı, rahatsızlığı olabiliyor. Kadının onu anlamayacağını düşünebiliyor. Kadını ?ben merkezci? bulabiliyor. Kadının ilişkiye bağımlı olacağıyla ilgili korkuya kapılabiliyor? diyor.

Mutlu ilişkinin sırları neler?

Psikolog Mustafa Topkara, ?En önemli sırrı, mutlu ilişki arayışından vazgeçmek. Mevcut ilişkinizi kendiniz için daha iyi hale getirmek için çabalamak. Çabalamaktan kastım, tükenmiş bir ilişkiyi sürdürmek değil.Çabalamak; kişinin kendini anlatmak için çaba harcaması. Suçlamayı, yargılamayı, kendimizi anlamaksanıyoruz. İsteklerimizi söylerken geliştirdiğimiz ?yarım dil?, anlaşılmamızı engelliyor. Çabalamanın ikinci ayağı ise, karşımızdakini gerçek duygu ve düşünceleriyle anlamakla ilgili. Karşımızdaki, kendini anlatırken kullandığı sorunlu dil, suçlaması, yargılaması, kendini açıkça ifade etmemesi, kendi duygularını tanımaması nedeniyle kendini aktaramıyor. Bu da bizim onu yeterince anlamamızı engelliyor. Çelişen davranışlar kafamızı karıştırıyor, anlayamıyoruz, içinden çıkamıyoruz.

Bir ilişkiyi gerçek anlamda olgunlaştıran ya da tüketen şey; çaba. Ancak çaba, bağımlılıkla bir ilişkiyi sürdürmek değil. İlişki için çabalamak gerek, ancak duygularımızın, beklentilerimizin tükendiği bir ilişkiyi korkularımızdan dolayı sürdürmek ilişki için çaba harcamak değil, hayatımızı ertelemek oluyor? diyor.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

İlişkinizin Heyacanını Kaybetmemek İçin Öneriler

Her ne kadar uzun yıllar aynı kişiyle birlikte olmak muhteşem olsa da her uzun şey …

Yorum Var

  1. Zehra

    Doğru yapıyorlar bence

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir