Anasayfa / Aile / Ergenlik / Ergenlik ve Cinsellik Üzerine

Ergenlik ve Cinsellik Üzerine

Ergenlik, insanlarda fiziksel ve psikolojik değişikliklerin olduğu önemli bir dönemdir. Bu dönemde kişilik yapısı ile birlikte cinsel organlarda fiziksel ve fonksiyonel değişiklikler ön plana  çıkmaktadır. Ergenlik çağı cinsel kimliği kabullenme, ana babaya bağımlılıktan kurtulma, toplumsal yerini araştırma ve bir mesleğe yönelme çabalarının gösterildiği 8-10 yıllık bir dönemdir.

Ergenlik toplumlara, dönemlere ve kişiye göre farklı özellikler göstermektedir. Bu nedenle tüm yönlerini kapsayan ve herkes tarafından yeterli görülen bir tanım yapmak zordur. Örneğin, sanayi toplumu ile kırsal kesim gençliğinin özellikleri ve sorunları farklıdır.

Ergenliğin tanımı

Ergenlik için bir yaş sınırı getirmek zordur. Bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişim her insanda aynı yaşlarda olmaz. Farklı özellikleri ve inceleme kolaylıkları nedeniyle İstanbul Üniversitesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi kitabında ergenlik dönemi şöyle  sınıflandırılmıştır:
1.Erken ergenlik: 11-15 yaşlar arasındaki dönemdir.
2.Orta ergenlik: 14-15 yaşlarından başlayıp, 16-17 yaşlara kadar süren dönemdir.
3. Geç ergenlik: 16-17 yaşlardan başlayıp 20?li yaşlarda sona erer.

Fiziksel büyüme ve seksüel olgunlaşma ergenlerin majör fizyolojik değişiklikleridir.Tanner,fiziksel gelişimi klasik olarak beş evreye ayırmıştır.Bu evreler kızlarda meme gelişimi, pubik kıllanma, büyüme hızı ve menarşa göre, erkeklerde genital organların gelişimi, pubik kıllanma ve büyüme hızına göre belirlenmektedir. Erkeklerde ve kızlarda ergenliğin tamamlanması yaklaşık aynı  yaşlarda olmasına rağmen kızlar,preadolesan evreye erkeklerden yaklaşık bir yıl erken girerler.

Kızların ergenlikteki fiziksel değişiklikleri ortalama 10.8 yaşında başlar ve yaklaşık 4 yıl sürer. Erkeklerde ise ortalama 11.8 yaşında başlar ve yaklaşık 3 yıl sürer. Kızlarda büyüme atakları genellikle gelişmenin erken evresinde olur. Erken ergenlik dönemi, kızlar ve erkekler arasında farklılığın en fazla olduğu zamandır. Ergenlik döneminin sonlarına doğru kişi bireyselleşmesini tamamlamış,kendi ebeveynlerinden ve diğer yetişkinlerden duygusal anlamda bağımsızlaşmıştır.

Her iki cinsten yaşıtlarıyla yeni ve daha olgun ilişkiler kurmaya hazırdır. Ergenlik ve delikanlılık yaşlarında bedenin ve cinsel organların hızlı büyümesiyle birlikte; içsel coşkular ve önemli gelişimsel sorunlarla karşılaşan delikanlı erkek ya da kız, kendisine eskiden aşılanmış roller ve hünerlerle, bundan böyle yükleneceği roller ve sorumlulukları karşılaştırır. Bu dönemde benlik kimliği ve kimlik duygusu gelişir. Kimlik duygusunun cinsel, toplumsal ve mesleksel öğeleri vardır. Bunları özetleyecek olursak:
Cinsel kimlik, bireyin kendi bedenini ve benliğini belli bir eşeylik içinde algılayışı, kabullenişidir.Erkeklik veya dişiilikle ilişkili davranışların psikolojik yönlerine işaret eder ve aile bireyleri, öğretmenler ve arkadaşlar gibi kültürel fenomenlerden gelen deneyimlerin verdiği sayısız
ipuçlarının sonucu gelişir.

Cinsel rol, cinsel kimlik ile ilişkili ve kısmen ondan türemiş olan davranıştır. Toplum içinde dışavuran davranışların görünümüdür. Standart ve sağlıklı sonuç, cinsel kimlik ile cinsel rolün birbirine uygun olmasıdır.Toplumsal cinsiyet, kadın ve erkekliği sosyal olarak yapılandıran özellikler olarak tanımlanır.İnsanlar dişi ya da erkek olarak doğarlar ama daha sonra kadın veya erkek olma ile sonuçlanacak, kız ya da oğlan çocuk olmayı yetişirken öğrenirler. Bu yüzden toplumsal cinsiyet zaman içinde gelişen ve değişen bir kavramdır. Kültürden kültüre ve zaman içinde farklılık gösterir.

Ergenlik döneminde, gencin cinsel yapısı ve yeterliliği konusunda önce birtakım soruları, kuşkuları olabilir. Kendi cinsel yapısını, yeterlilik ve gücünü, düşüncede yada eylemde, başkaları ile karşılaştırır. Bu konuda başkalarınca da nasıl görüldüğünü merak eder. Kendini sınar; yarışmaya kalkar. Zamanla, sağlıklı gencin bu tür sınamaları, yarışmaları, kuşkuları yatışır. Kendi cinsel yapısının ve yeterliliğinin gerçekçi kabullenişi ile ?cinsel kimlik duygusu? olgunlaşır.

Cinsellik

Cinsellik, gelecekteki yaşamı da etkileyebilen, ergenlik çağının önemli sağlık konularındandır ve fiziksel, ruhsal ve toplumsal iyilik halinin önemli bir elemanıdır.
Cinsel davranış çeşitlilik gösterir ve birçok etkenin karmaşık ilişkisiyle belirlenir. Kişinin başkalarıyla olan ilişkilerinden, yaşam koşullarından ve içinde yaşadığı kültürden etkilenir. Bireyin cinselliği ile tüm kişiliği birbiri içine girmiştir ve cinselliği tek başına ele almak mümkün değildir.

Şimdiye kadar üreme sağlığının bir parçası olarak görülen cinsel sağlığın; HIV (human immundeficiency virus), cinsel içerikli şiddet, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar gibi cinsellikle ilgili sağlık sorunlarının çok artması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından  ayrı bir antite olarak tanımlanması gereği ortaya çıkmıştır. Üreme sağlığı ise üreme sistemi, onun fonksiyonları ve işleyişine ilişkin bütün alanlarda sadece hastalık ya da sakatlık olmaması değil, zihinsel ve sosyal açıdan bütünüyle iyi olma durumu olarak tanımlanmaktadır.

Bireyin eğilimlerinin, inanışlarının, düşüncesinde yanlış oluşmuş kavramların cinsel işlev bozukluğunun oluşumunda ve devamında yeri olduğu araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Bu yanlış inanışların en belirgin örnekleri, özellikle cinsellikle ilgili esprilerde, fıkralarda, günlük basında ve pornografik yayınlarda sergilenmektedir. Birçok insanın cinsel eğitimi yetersizdir veya hiç yoktur.

Cinsellikle ilgili bilgi eksikliği ve cinsel olan herhangi bir şeye duyarlılık kişileri değişik kaynaklardan,özellikle basın yayın organlarından veya aynı derecede bilgisiz yaşıtlarından gelen mesajlara duyarlı kılar.

Bazı araştırmalar Ergenlere yönelik cinsel ve üreme sağlığı çalışmaları, üzerinde önemle durulması gereken ve özel perspektif gerektiren bir konudur. Dünyada ergen nüfusun hızla artmasıyla birlikte ergenlerin cinsel ve üreme sağlığı gereksinimleri de artmıştır. Bu konudaki çalışmalar, 1994 yılında Kahire?de gerçekleştirilen Dünya Nüfus ve Kalkınma Konferansı ile 1995 Pekin Dördüncü Dünya Kadın Konferansından beri uluslararası gündemde önemli bir yere sahiptir. Bu konferanslarda temel insan haklarının bir parçası olarak cinsellik, cinsel sağlık ve üreme sağlığıyla ilgili kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşım geliştirilmiştir.

Ülkemizde ergen nüfusu fazladır. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2003?e göre, ülkemizde yaşayan nüfusun % 19.7?sini 10-19 yaşlar arasındaki ergenler oluşturmaktadır. Her ne kadar geç ergenlik 20?li yaşlar olarak tanımlanmış olsa da ergenler üzerinde yapılan araştırmaların birçoğunda 20?li yaşların sonu da dahil edilmektedir. Ergen nüfusumuza yirmili yaşları da ilave ettiğimizi düşünürsek % 19,7?lik oran önemli ölçüde artmaktadır.

Cinsel etkinlik dönemi daha erken yaşta başlarken ergenler; cinsellik, kontraseptif yöntemler ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarla ilgili yeterli bilgiye sahip olamadıkları için, yüksek oranda istenmeyen gebelik ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riskine maruz kalmaktadır. Günümüz şartlarında ergenler, istenmeyen gebelik ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar nedeniyle çok ciddi fiziksel, ekonomik ve psikososyal sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Farklı çalışmalar, cinsel aktif gruplar arasında en fazla cinsel yolla bulaşan hastalık görülme oranının ergenler arasında olduğunu göstermektedir.

Türkiye?de cinsellik, başka birçok ülkede olduğu gibi,üstü kapalı bir konu olarak kalmıştır ve bu konuda eğitim, hizmet ve araştırma sınırlıdır. Ülkemizde ergenlere yönelik yapılandırılmış bir cinsel eğitim programı yoktur. Aile içerisinde başlaması beklenen cinsel eğitimi verecek olan ebeveynlerin de bu konuda yeterli bilgi birikimine sahip olduklarını söyleyemeyiz. Kaldı ki, sosyal ve kültürel faktörler nedeniyle cinsel konuların ailede halen tabu konumunda olduğu bilinmektedir.

HIV/AIDS hakkında üniversite öğrencilerinin bilgi ve tutumlarını değerlendiren bir araştırmada katılımcıların HIV hakkında orta derecede bilgi düzeyine sahip oldukları ve bunların çoğunluğunun medyadan bilgi edindiği görülmüştür.

Edirne?de 11-20 yaş arası ergenlerle yapılan bir araştırmada ergenlerin sadece % 28.6?sının cinsellik hakkındaki bilgi düzeylerinin yeterli olduğunu düşündükleri saptanmıştır. Eğitimin yetersiz olması cinsellikle ilgili davranışlara da yansımaktadır. Üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırmada öğrencilerin % 24.1?inin (erkeklerin % 44.5?i, kızlar ın % 3.9?u) en az bir kez cinsel ilişkide bulunduğu ve bunların % 40.7?sinin son altı ay içinde birden fazla kişiyle cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilmiştir. Yine, tıp fakültesi öğrencilerinde yapılan bir araştırmada cinsel deneyimi olan öğrencilerin % 44.5?inin cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı herhangi bir önlem almadıkları saptanmıştır.

Ergenlerin psikolojik yapılarını da dikkate alan birey merkezli ve günlük yaşama yönelik bir eğitimin olmayışı ergenlerin eğitim algılarının yetersizliğine neden olmaktadır. Cinsellikle ilgili en üst düzeyde eğitim almış olmaları beklenen tıp fakültesi öğrencilerinde de durumun iç açıcı olmaması,üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.

Türkiye?de sağlık sisteminin dağınık yapısı çoğu bireyin kişisel hekiminin olmasına izin vermemektedir. Bireyin sağlık sorunlarının sorumluluğunu üstlenen bir doktorun olmaması,ergenlerin başka konularda olduğu gibi cinsellikle ilgili sağlık ihtiyaçlarını da sürekliliği olmayan ve çoğunlukla ergen cinselliği konusunda özel bir eğitim geçmişi bulunmayan sağlık profesyonellerinden almalarına yol açmaktadır.

Kaynak: Genel Tıp Derg 2006;16(3) Ergenlerde cinsellik-Set ve ark

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Cinsel Yaşamın En Çok Merak Edilen Soruları

Cinsellik hakkında en çok merak edilen sorulan ve yanıtları. Cinsellik hakkında pek çok soruyu merak …

Yorum Var

  1. Arkan

    Ergenlik eşittir cinsellik gerçekten o yüzden bu dönemde dikkatli olmak lazım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir