Anasayfa / Aile / Ergenlik / Ergenlik Dönemi Değişimlerine İslami Açıdan Bakış

Ergenlik Dönemi Değişimlerine İslami Açıdan Bakış

İçinde insanında bulunduğu bütün canlı  varlıkların beka ve hayatiyeti Allah’ın insana bahşettiği cinselliğe bağlıdır. Allah, çocuk yapmaya imkân verecek bu güç ve arzunun insanda bir işlev görebilmesi için belirli bir zaman koymuştur. Ve bu zaman mükellefiyet yaşı bir diğer adıyla bulûğ adını  almıştır.İslâmiyet’te buluğ çocukluğun sona erdiği sınırdır.Bu,erkeklerde rüya veya uyanık halde olsun, cinsel ilişki veya başka surette olsun, suyun (meni) şiddetle fışkırması; kızlarda ise hayız halinin başlaması  ile meydana gelir.

Çocukta biyolojik-fizyolojik değişmelerin başladığı  bulûğa, bu değişme ve gelişmeye bağlı  olarak bir takım dini-hukukî sonuçlar bağlanmıştır.Bu aşamaya ulaşan kimse mükelleftir, bir başka ifadeyle dünyevi ve uhrevi sorumlulukları  vardır.Artık çocuk bu yaştan sonraki davranışlarından sorumlu hale gelmekte ve işlediği fiillerden hesaba çekilmektedir.Çocukluk sebebiyle tanınmış olan bütün muafiyetler kalkar, normal bir kimseye yüklenen sorumlulukların hepsine muhatap olur.Fiillerinden de hukuken ve dinen sorumludur.

Ergenlik: İnsanda, bireyin yetişkine özgü ayrıcalıklarının kendisine verilmediğini hissettiği zaman başlayan ve yetişkinin tüm gücü ve toplumsal konumu toplum tarafından bireye verildiği zaman sona eren gelişim dönemidir. Çocuklukla yetişkinlik arasındaki bir dönemdir, anlamını  kendisinden önce ve sonra gelen olaylardan alır. Ergenliği, belirli bir olaydan sonra meydana gelen bir fenomen olmaktan ziyade belirli bir döneme yayılan bir gelişme olarak ele almak daha uygundur.

Ergenlik hormonal bir olaydır.Organizma genel bir olgunlaşma derecesine geldiğinde o zamana kadar dinlenme halinde olan salgı  bezleri, beynin etkisiyle hormon çıkartmaya başlar. Bu hormonlar kanın içinde bütün vücuda yayılır. Salgıların ilk etkileri boy uzaması  ?az ya da çok? ve tüylerin çıkması olarak görülü. Çocukluk döneminde göreceli olarak yavaşlayan bedensel büyüme ve gelişme, ergenlik döneminde yeniden hızlanarak, bu dönem sonunda yetişkinlikteki yapısına ulaşır.

Genç için hızlı  bir gelişim sürecine girilen ergenlik dönemi, oldukça çalkantılı bir dönemdir.Gençler ne ?yetişkin? ne de ?çocuk? olarak kabul edildikleri bu geçiş dönemine uyum sağlamakta güçlük çekerler. 11-12 ile 17-18 yaşları  arasını  kapsayan ergenlik döneminde fizyolojik ve hormonal değişiklikler kendini gösterir.Psikoseksüel açıdan ergenlik dönemini sağlıklı  geçiren bir ergen daha sonraki hayatında üretken,mutlu ve anlamlı  insani ilişkiler kurabilen bir birey olabilir. Diğer yandan bu dönemi başarısız geçirenler saldırgan, yıkıcı  ve bağnaz bir yapıya bürünürler. Ancak, bu özelliklerini çeşitli sosyal ve siyasal amaçlarla maskelerler.Bazı durumlarda çözümlenemeyen ergenlik çatışmaları, dinsel, politik gerekçelerle örtülebilir.Bu tür gençler şiddeti bir yaşam biçimi olarak seçebilirler.

Ergenlik, farklı  kişilerde farklı  yaşlarda görülür ve bir ile on yıl arasında değişir. Çoğunlukla kalıtımsal etmenler, beslenme, iklim, kültürel etkiler ve duygusal koşullara bağlıdır. Son yıllarda ergenlik yaşının her iki cinsiyet için de düştüğü görülür. Ancak her nasılsa dişinin bedensel olgunlaşması  hala erkeğinkinden önce gerçekleşmektedir.

Anne-baba ve diğer yetişkinler çocukların gelişmiş fiziksel yapısına bakarak onlara daha olgun şekilde davranırlar. Kendisine olgun, yetişkinmiş gibi davranılan ergen de çevresine yetişkinmiş gibi tepkiler verir.Genç bu dönemde anne-babası  ve çevresindeki yetişkinler tarafından ne tam yetişkin ne de çocuk olarak algılanmaktadır. Anne-baba ile yetişkinler, gençlerin neler yapabilecekleri ve neleri yapamayacakları konusunda birbirinden farklı  fikir ve yaklaşımlar ileri sürmektedir (Dinçel, 2006: 3840).

Yaklaşık on yıllık bir geçiş devresi olan ergenlik dönemi, pek çok sorun ya da sorunları  insanın karşısına çıkarır. Bu sorunların kaynağı  üç grupta toplanabilir. Bunlardan

birincisi, insanın 12-20 yaş arasını  yaşamasından ve bu devreyi geçmesinden kaynaklanan sorunlardır.

İkincisi, toplumsal problemlerin gence yansımasından doğan sorunlar;

üçüncüsü de, ergene karşı, çevresinin gösterdiği davranışlardan kaynaklanan sorunlardır.

Ergenlik döneminde gencin son uyumunu yaparak, cinsel kimliğini tümden benimsemesi,ancak çevreden göreceği destekle olur.Anneler kızlarına, babalar oğullarına bu konuda yardımcı  olmalıdırlar.Ancak bu, ana-babanın, bu konularda kendi beslediği utanma duygularını  yenmesine,gencin bu dönemdeki gereksinimlerini bilmesine bağlıdır.

Ergenlik çağı  dört temel ihtiyaçtan doğan dört mesele getirir. Bunlar da:

1- Aileye bağımlılıktan kurtulmak için hür olma ihtiyacı,

2- Karşı  cinsle beraber bulunma,arkadaş olma ihtiyacı,

3- Kendi geçimini kazanma ihtiyacı,

4- Bir hayat felsefesi ihtiyacı.

Kişinin bedenindeki değişiklikler, nasıl davrandığını ve neler hissettiğini etkilediği gibi,nasıl göründüğü de diğer insanların ona karşı  davranışını  etkiler. Ergenin vücudundaki değişiklikler ve bu değişikliklerin kendi alıştığı  kontrolün dışına çıkması; bazen utanma, suçluluk duygusu, korkma ve hatta panik yaşamalarına neden olmaktadır.Çocukluktan yetişkinliğe başarılı  bir geçiş,biyolojik,psikolojik ve sosyal gelişimin bir arada olması  ile gerçekleşir.Gençlik döneminde biyolojik, psikolojik ve cinsel gelişimin dengeli gerçekleşmesi de bu anlamda pek çok faktöre bağlıdır. Bunlardan biri ve en önemlisi de ailedir. Gencin kendisinin, ailesinin ve toplumun cinsel konular karsısında takındığı  tavır, onun sosyal gelişimini büyük ölçüde etkilemektedir.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

12 – 18 Yaş Ergenlik Dönemi Genel Gelişim Özellikleri

Bu dönemin genel gelişim özellikleri şu şekildedir; Kızlarda erkeklerden daha erken fiziksel gelişim görülür. Bedensel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir