Anasayfa / Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik / Çocukluğunda Tacize Uğramış Yetişkinlerle Danışmanlık Türleri

Çocukluğunda Tacize Uğramış Yetişkinlerle Danışmanlık Türleri

Psikoterapi ve psikolojik danışmanlık hizmetleri , çocukluğunda kötü muameleye maruz kalmış yetişkinlerle çalışmadan önce de hizmet olarak vardı. Son yıllarda bütün alanlarda çalışan terapistler bu tür olaylarla karşılaşmışlar, bu tip hastalarla uğraşmışlar ve onların sorunlarına çare bulmaya çalışmışlardır. Hastalardan çoğu bu sorunlarından dolayı başvurmuşlardır. Veya başka bir konu hakkında danışmaya gitmişler ve sorunlarının kaynağında çocukluklarında uğradıkları kötü muamele olduğunu görmüşlerdir.

Beutler ve Hill 1992 yılında şu soruyu sormuşlardır: ? bu tip hastalara uygulanabilecek özel ve etkili bir terapi modeli var mıdır?? veya ?problem odaklı terapi mi daha iyidir yoksa spesifik nedenlere bakmaksızın sorunu genel anlamda çözmeye çalışan terapi mi daha yararlıdır??

Çocukluğunda kötü muameleye uğramış yetişkinlere uygulanan terapinin sonuçları ve bu terapinin basamaklarının neler olacağı ile ilgili araştırma eksikliği bulunmaktadır. Klinik literatürde tanımlanan yaklaşımlar bu konunun çözümünde de uygulanmaktadır.Bunlar:

  • Psiko analitik model
  • Travma Modeli
  • Kurtulma/ İyileşme Modeli
  • Eklektik/Birleştirici Modeller

Psiko-analitik/Psiko-dinamik Modeller

Son zamanlardaki literatürde  bu modelin daha az sunulduğu görülmektedir. Nedeni de konu ile ilgili daha az araştırma yapılmış olmasıdır. Fakat obje ve ilişkiler üzerine odaklanan çalışmalar sonucunda psikoanalitik model ,çocukluğunda kötü muameleye uğramış yetişkinlerin tedavisinde psikoanalitik modelin de uygulanabileceğini göstermiştir. (Mc Elroy 1991). Kötü muameleyle ilgili psikodinamik literatür, feminizm, benlik psikolojisi ve travma teorileri gibi diğer bakış açıları ile beraber irdelenmektedir.

Psikodinamik modelin en kuvvetli yanlarından birisi de hastanın bağımlılık duygularını ve ilişkilerinde kendisine zarar veren yönlerini tanımlamasına yardımcı olmasıdır. ( Ç.N:içgörü kazanması süreci).fakat bu modelin en büyük dezavantajlarından bir tanesi de belirli teorik kurallara sıkıca bağlı olduğu için hasta tarafından ? cezalandırıcı- soğuk? bir yöntem olarak algılanabilir olmasıdır. Bu model de herhangi bir esneklik yoktur belirli kurallar içerisinde tedavi yöntemi uygulanır. Bu da bazen hastalar tarafından ?katı ? kuralcı ve soğuk ? olarak algılandığından hastanın iyileşmesinde pek bir katkı sağlamayabilir.

Travma Modelleri

Genel olarak psikoanalitik yöntem travma hastalarında başarısızdır. Bu nedenle psikiyatrik gelenek içerisinde terapi konusunda travma modelleri uygulanmıştır. Bu modeller özellikle çok büyük afetlerden kurtulan ( örneğin deprem, savaş gibi, depremzede ve gaziler üzerinde yapılan araştırmalardan sonra ortaya çıkmıştır(Horowitz 1986). Bu çalışmalar sonucunda travma sonrası stres bozukluğu (post Travmatic stres disorder  – PTSD)  kategorisi ortaya çıkmıştır. Bu kategori 3 önemli semptom üzerine kuruludur:

  1. Travma geçiren hastanın travmaya neden olan olayları tekrar tekrar yaşaması
  2. Bireylerde ortaya çıkan cinsel istek
  3. Travmaya neden olan uyarıcıdan kaçınma. Bu semptomlar APA 2nin 1994 te yapılan çalışmasında kabul edilmiştir.

Travma teorisinin ana konusu insanların anormal olaylar karşısındaki uyum sorunlarıdır. Diğer bir deyişle anormal olaylara maruz bırakılan bireylerin yaşadıkları zorluklar ve bunlara uyum gösterme süreci ana konu olarak ele alınmaktadır. Bu teoriye göre bireyler şu anda normal şartlarda yaşıyor olsalar dahi geçirmiş oldukları travmatik olayları uzun süre unutamazlar ve tekrar yaşarlar. Ve kendilerini çevreye adapte edemeyecek durumdadırlar. Örneğin, deprem zedenin deprem sonrasında her gün deprem olacakmış gibi hissetmesi en ufak bir sallantıyı deprem olarak algılaması ya da sallanıyormuş gibi hissetmesi.

TSSB?u çocukluğunda kötü muamele görmüş hastalarda da uygulanmaktadır. Çünkü çocukken tacize uğramış hastalar ileriki yaşamlarında bu olayları sıklıkla hatırlamakta ve o durumları  tekrar tekrar yaşamaktadırLar. Yani aynı depremzedenin deprem olayını yaşaması gibi. Bu modelin hastalara kazandırdığı şeyler.arasında,

  • ruhsal durumunu daha durgun hale getirme
  • benzer olaylara gösterdikleri tepkini şiddetini azaltma sayılabilir.

Fakat küçük yaşta tacize uğramış hastalara uygulanmasında diğer modellerde olduğu gibi bazı sınırlılıklar vardır. Bu model  çoğu otorite tarafından bir tedavi yöntemi olarak benimsenmemektedir. Çünkü travma önceki kişilik yapısını ve ilişki biçimlerini pek göz önüne almamaktadır. Aslında travma öncesi kişilik yapısı ve ilişki biçimleri de travmaya neden olabileceğinden , bu modelde bunların göz ardı edilmesi, çocukluğunda kötü muameleye maruz bırakılmış yetişkinlerle çalışırken, bu modeli etkisiz kılmaktadır. Yani depremzedeler de travma öncesi kişilik yapısı ve ilişki biçimleri pek önemli olmazken, çocukluğunda tacize uğramış yetişkinlerde travma öncesi kişilik yapısı ve ilişki biçimleri önem kazanmaktadır. Travma modeli buna ağırlık vermediği için bazı eksikliklere sahiptir.

Kurtulma / İyileştirme Modeli

Öncelikle son yıllarda bu model önem kazanmıştır. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, çoğu kişinin inancı, çocukken tacize uğramış yetişkinlerin yetişkin hayatta yaşadıkları sorunlar sadece taciz odaklı terapilerle çözüme kavuşturulmuştur. Burada hastalar kurban olarak görülmekte ve iyileşmeleri için bu yolda kendilerini bir ?survivor? a yani birşeyden kurtulmuş bir insana  transforme etmeleri gerekir. Bu modelin genel prensiplerinden biri de hastanın iyileşme yolunda bir takım ödev ve sorumlukları, yapması geren işler olduğu ve bunlarında çeşitli basamaklardan oluştuğudur. Bunu Bilinmeyen Alkolikler Programındaki 12 basamağa benzetebiliriz. Burada nasıl ki alkolü bırakmak için 12 basamak gerekmektedir, bu model de buradan esinlenmiştir. Bu model de basamakları şöyle sıralamamız mümkündür:

  1. hastanın kendisi çocukken tacize uğradığına inanmalı ve kabul etmelidir.
  2. Kendi öfkesini dışarıya vurarak rahatlamalıdır.
  3. Kendisinde ? ben kurtuluyorum? imgesi oluşturmalıdır.
  4. Tacizle ilgili anılarına sahip çıkmalıdır.
  5. Bu anıların terapist tarafından hasta ile tartışılması gerekir
  6. Hastanın içindeki çocuğun ortaya çıkarılması ve aynı şeyleri tekrar yaşaması sağlanmalıdır.

Bu modelin en önemli özelliği?de bu tip ?iyileştirme / kurtarma ? gruplarının bulunması ve bunların birer sosyal destek grubu olarak diğerleriyle etkileşime girmesi, mücadele yöntemlerini diğerleriyle paylaşması,yaşantılarını birer eğitmen gibi diğerlerine aktarmalarıdır. Böylece diğerlerinin iyileşmesine katkıda bulunurlar.

Fakat yine de bu modelin bazı eksiklikleri otoriteler tarafından gözlenmiştir. Özellikle hastaların her zaman doğruyu söylemeyecekleri, paylaştıkları anıların yalan olabileceği ve dolayısıyla hastanın terapisti yanlış yönlendirebileceği konularına dikkat çekmişlerdir.Ayrıca Davies ve Frawley de yaptığı araştırmalarda bu modelin bazen sadece bireyin tacizle ilgili anılarına odaklanarak bu olaylara sebebiyet veren diğer etkenleri göz ardı ettiğini bulgulamışlardır. Sorunların tamamının sadece tacizden kaynaklandığını kabul ederek sadece bu olaya odaklanmanın bir takım olumsuzlukları vardır. Çünkü taciz olayı yaşanana dek bireyin ruh hali ve davranışları dikkate alınmamaktadır.

Eklektik ve Birleştirici Model

Halk arasında ?iyileştirici? ve ?hatalı bellek? hareketleri önemli olsa da akademik çevreler eklektik/birleştirici modeli savunmakta ve sıklıkla uygulamaktadırlar. Bu modelde bireyin sadece tacize uğradığı anda yaşamış olduğu olaylar, duygular ve anılar üzerine odaklanılmamış daha geniş anlamda tacize sebep olan olaylar, kişiler, kişilikler ve ruh halleri üzerinde durulmuş araştırılmış ve travma sonrasının akabinde olaylar, duygular göz önünde bulundurulmuştur. Dolayısıyla bir önceki modellerden daha geniş bir bakış açısıyla çocukluğunda tacize uğramış yetişkinlere yaklaşılmaktadır. Travma kombinasyonlarında odaklanılan terapötik uyarıcılar açısından araştırmacılar, kayıplar, duygulanımlar,benlik psikolojisi, bilinçaltı,obje ilişkileri, aile sistemleri, cinsellik ve bellek süreçleri.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Rüyanızda Gördüğünüz Renklerin Anlamları

Hemen hemen herkesin gördüğü hayali dünyadan yaşam kesiti olarak bilinen rüyalar, bu hayali dünyada  gördüğümüz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir