Anasayfa / Özel Egitim / Çocuklarda Görülen Mental Bozukluklar

Çocuklarda Görülen Mental Bozukluklar

1. Zeka Geriliği

Ortalamanın önemli derecede altında yani IQ testinde yaklaşık 70 puan veya daha altında bir IQ olması durumudur. Başlangıcı 18 yaşından öncedir. Kişinin, yaşı için beklenen ölçüleri karşılamadaki yetersizlikleri ve bozuklukları vardır. Kişi, iletişim, kendine bakım, ev yaşamı, toplumsal beceriler, toplumun sağladığı olanakları kullanma, kendi kendini yönetme, okuldaki beceriler, sağlık ve güvenlik alanlarında problem yaşar. Hafif, orta, ağır, ileri derece olarak sınıflandırması vardır.

2. Öğrenme Bozuklukları

A. Okuma Bozukluğu

Kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda, okuma başarısı beklenenin önemli derecede altındadır. Bu durum, okul başarısını ya da okuma becerileri gerektiren günlük yaşam etkinliklerini bozmaktadır.Kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda, okuma başarısı beklenenin önemli derecede altındadır. Bu durum, okul başarısını ya da okuma becerileri gerektiren günlük yaşam etkinliklerini bozmaktadır.

B. Matematik Bozukluğu

Kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda, matematiksel becerileri beklenenin önemli ölçüde altındadır. Bu bozukluk, okul başarısını veya matematik becerileri gerektiren günlük yaşam etkinliklerini bozmaktadır.

C. Yazılı Anlatım Bozukluğu

Kişinin kronolojik yaşı, zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda, yazma becerileri beklenenin önemli derecede altındadır. Bu bozukluk, okul başarısını veya yazılı metin derlemeyi gerektiren günlük yaşam etkinliklerini (dilbilgisi kuralları yönünden doğru cümleler ve iyi düzenlenmiş paragraflar yazma gibi) önemli ölçülerde bozmaktadır.
Kişilerde okuma bozukluğu, matematik bozukluğu, yazılı anlatım bozukluğu bir arada görülebilir.

3. Konuşma Bozuklukları

A . Sözel Anlatım Bozukluğu

Kullanılan sözcük sayısının çok sınırlı olması, dilbilgisi yönünden zaman seçiminde hatalar yapma, sözcükleri anımsamakta veya gelişimine göre uygun uzunlukta ve karmaşıklıkta cümle kurmada zorluk çekme belirtileri vardır.
Bu bozukluk, kişinin okul başarısını, mesleki başarısını, toplumsal iletişimini bozmaktadır.

B. Karışık Dili Anlama – Sözel Anlatım Bozukluğu

Sözel anlatım bozukluğu belirtilerinin yanı sıra, sözcükleri, cümleleri veya uzamsal terimler gibi özgül birtakım sözcükleri anlamada güçlük çekme durumudur. Bu bozukluk okul başarısını, mesleki başarıyı veya toplumsal iletişimi bozmaktadır.

C. Fonolojik Bozukluk

Yaşına göre, gelişimsel olarak çıkartması beklenen konuşma seslerini çıkartamama, yanlış sesler çıkartma, kullanma, söyleme, bir sesin yerine başka bir ses söyleme (“k” sesi kullanacaksa “t” sesinin kullanması gibi), veya sonraki sessiz harfin söylenmesi gibi atlamalar yapma durumudur. Bu bozukluk okul başarısını, mesleki beceri ve toplumsal iletişimi bozmaktadır.

D. Kekeleme

Konuşmanın olağan akıcılığında zamanlama örüntüsünde bozukluk olması durumudur. Ses ve hece yinelemeleri, sesleri uzatma, ünlemlemeler, sözcüklerin parçalanması (bir sözcük içinde ara vermeler), duyulabilir ya da sessiz bloklar (konuşma sırasında doldurulan ya da doldurulamayan ara vermeler), dolambaçlı yoldan konuşma (söylenmesi zor sözcüklerden kaçınmak için bu sözcüklerin yerine başka sözcükleri kullanma), sözcükleri aşırı bir fiziksel gerginlikle söyleme, tek heceli sözcük yinelemeleri şeklinde görülür. Bu bozukluk okul başarısını, mesleki başarıyı ve toplumsal iletişimi bozmaktadır.4. Yaygın Gelişimsel Bozukluklar

A. Otistik Bozukluk (Otizm)

Otizm, bireyin dış dünyanın gerçeklerinden uzaklaşıp kendine özgü iç dünyasında yaşıyor olması durumudur. Bu bozukluğu gösteren çocuklarda; toplumsal etkileşim sağlamak için yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifadesi, göz göze gelmek gibi birçok sözel olmayan davranışta belirgin bozulma olur. Yaşıtlarıyla gelişimsel düzeyine uygun ilişkiler geliştiremezler. İlgilendiği nesneleri göstermez, getirmez ya da belirtemezler. Toplumsal ya da duygusal karşılıklar veremez; konuşma dilinde gecikmeler gözlenir ya da hiç konuşmazlar. Basmakalıp ya da yineleyici özel bir dil kullanırlar. Taklide dayalı oyunları kendiliğinden kuramazlar. Sınırlı ilgi alanına sahiptirler. Parmak şıklatma, el çırpma gibi tekrarlayıcı el hareketleri; kendini ısırma, kafasını duvara vurma gibi hareketleri de olabilir. Eşyaların tümü yerine parçalarıyla uğraşma gibi bulgular gözlenir.

B. Rett Bozukluğu

Bu bozukluğu gösteren çocuklardaki en önemli özellik; doğumdan sonra normal bir işlevsellik dönemi peşinden birden çok özgül bozukluğun gelişmesidir. Çocukların ilk 5 ay boyunca psikomotor gelişimleri normaldir. 5 ile 48’inci aylar arasında başın büyümesinde yavaşlama görülür. Daha önceden edindikleri amaca yönelik el becerileri ve ince motor becerileri 5 ile 30’uncu aylar arasında yitirmelerinin ardından basmakalıp el hareketleri (el bükme ya da el yıkamaya benzer el hareketleri) yapmaya başlarlar. Koordinasyonu bozuk yürüme ya da vücut hareketlerinin olduğu bir görünümleri vardır. Ağır zihinsel geriliğin yanı sıra sözel anlatım ve dili algılama düzeyleri ileri derecede bozuktur. İnsanlara bakar fakat iletişime geçmezler. Bu bozukluk, daha çok kız çocuklarda görülür.

C. Asperger Bozukluğu

Bu bozukluğu gösteren çocuklarda; göz göze gelme, yüz ifadelerinin ve ses tonunun sınırlı olması, sosyal içe çekilme ve akran ilişkilerinde azlık göze çarpmaktadır. Duyguları anlamada güçlük yaşamaktadırlar. Zamirlerin yerlerini değiştirerek kullanırlar ve bilgiçlik taslayan konuşma biçimleri vardır. Basmakalıp davranışlarda bulunurlar. Karşılıklı iletişim ve hayali oyun kurmada sınırlıdırlar. Zihinsel takıntıları vardır ve rutinlere katı bir şekilde bağlı oldukları gözlenmektedir.5. Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranış Bozuklukları

A. Dikkat Eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat süresindeki kalıcı ve sürekli kısalık, engellenmeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve huzursuzluktur. Bu bozukluğu gösteren çocuklar; çoğu zaman dikkatlerini ayrıntılara veremez veya okul ödevlerinde, işlerinde veya diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yaparlar. Çoğu zaman aldıkları görevlerde veya etkinliklerde dikkatleri dağılır. Kendileriyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi görünürler. Üzerlerine aldıkları görevleri düzenlemekte zorluk çekerler. Genellikle, sürekli zihinsel çaba gerektiren görevlerden kaçınırlar. Sık sık eşyalarını kaybederler. Dikkatleri dış uyaranlarca çabuk dağılır. Oldukça unutkandırlar ve elleri ayakları kıpır kıpırdır. Sınıfta veya oturulması gereken yerlerde kalkar; uygunsuz koşullarda koşuşturur ya da tırmanırlar. Çoğu zaman hareket halindedirler, çok konuşurlar, sorulan soru tamamlanmadan cevap verirler; sırasını bekleyemez; söz keserler. Dikkat eksikliği veya aşırı hareketlilik belirtilerinden biri daha ön planda olabilir.

B. Davranım Bozukluğu

Bu bozukluğu gösteren çocukların temel özellikleri; başkalarının temel haklarını veya yaşa uygun toplumsal norm veya kuralları sürekli ve tekrarlayıcı bir biçimde saldırıya uğratmalarıdır. Çoğu zaman başkalarına kabadayılık eder; kavga-dövüş başlatır, kavgada bıçak, tabanca vb aletler kullanabilirler. Başkalarını fiziksel olarak yaralayabilirler.Acımasızdırlar, insanlara ve hayvanlara yönelik saldırgan davranışlar gösterebilirler. Yaralama, öldürme gibi eylemler, hırsızlık eylemleri, zorla cinsel eylemde bulunma davranışları gösterebilirler.

C. Karşıt Olma – Karşı Gelme Bozukluğu

Toplumsal norm ve başkalarının temel haklarına saldırı olmaksızın olumsuz, düşmanca ve karşı çıkma tarzındaki davranışlarla belirli bir yıkıcı davranış bozukluğudur. İlk belirtileri çocuğun davranışları normal görülse de okul öncesi dönemde ortaya çıkar. Bu dönemde çocuk; sık sık hiddetlenir; büyükleriyle tartışmaya girer; kurallara uymaya karşı gelir veya reddeder. Çoğu zaman isteyerek başkalarını kızdıran şeyler yapar; kendi yaramazlıkları için başkalarını suçlar; alıngandır çabuk darılır veya başkaları tarafından kolay kızdırılır; çoğu zaman içerlemiş, kızgın ve güceniktir; kincidir ve intikam almak ister; okulda ve toplumda işlevsellikte bozulmaya yol açar.6.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

 2-3 Yaş Döneminde Çocukların Sosyal Gelişim Özellikleri

Sosyalleşme, bebeğin 3 ay dolaylarında insanla objeler arasındaki farkı görerek, değişik tepkiler göstermesiyle başlar. Bebekler …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir