Anasayfa / Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik / Çocuk ve Ergenlik Döneminde Televizyon

Çocuk ve Ergenlik Döneminde Televizyon

Bir iletişim aracı olarak televizyonun çocuk ve ergenler üzerindeki etkileri, yıllardır psikologların ve diğer disiplinlerdeki pek çok bilim adamının, ayrıca yazar ve aydınların dikkatini çeken bir konu olmuştur. Bugün psikoloji biliminde gelinen en son noktada, tek ve kesin bir nedensel ilişkiden söz etmek mümkün olmamaktadır. Kitle iletişim araçları ile çocuk ve ergenin gelişim ve davranışları arasındaki ilişki, birçok başka değişkenin etkisiyle değişebilmektedir.Burada televizyonun çocuk ve ergenler üzerindeki etkileri çeşitli değişkenlerle birlikte incelenecektir.

Televizyon: Bilgi verme, ürün tanıtma, eğlendirme gibi işlevleri olan önemli bir kitle iletişim aracıdır. Günümüzde hemen her evde bulunması ve kolay ulaşılabilir bir araç olması nedeniyle, çocuklar tarafından en erken yaşlarda kullanılmaya başlayan bir araçtır. Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye?deki ailelerin %98?inin evinde en az bir tane olmak üzere birkaç televizyon bulunmaktadır.

Yurtdışında yapılan çalışmalar,çocukların günde ortalama 2,5-6 saat televizyon izlediğini ortaya koymuştur.Türkiye?de de çocukların, ortalama 4 saat televizyon izlediklerini ortaya koyan araştırma bulguları mevcuttur. Çocukların bu kadar yoğun şekilde maruz kaldıkları; onlara oldukça açık ve net mesajlar sunan televizyonun pek çok farklı alandaki etkileri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Araştırmaların en çok yoğunlaştığı alan, televizyonun saldırgan davranışlar üzerindeki etkisidir. Bunu takiben, zihinsel ve dil gelişimine etkileri ile sosyal ve cinsiyet rollerine etkileri araştırılmaktadır.

Araştırmalar, şiddet içerikli televizyon programlarının, toplumun şiddete karşı duyarsızlaşması, şiddete ilişikin olumlu tutumların gelişmesi, suç oranının artması, çocukların saldırgan davranış örüntülerini öğrenmelerine yol açması gibi olası etkileri üzerine yoğunlaşmıştır. Televizyon ve saldırgan davranışların etkisinin incelenmesinde üç çeşit araştırma deseni kullanılmaktadır.Laboratuvar çalışmaları,alan çalışmaları ve ilişkisel çalışmalar bu bağlamda gerçekleştirilmektedir.Laboratuvar deneylerinde, kontrollü laboratuvar koşullarında bir grup çocuğa saldırgan davranışlar içeren bir film; diğer bir grubuna da nötr bir film izlettirilmiş ve saldırgan davranışlar açısından farklılaşıp farklılaşmadıklarına bakılmıştır. Saldırgan davranış olarak, kimi zaman doğal ortamda sergilenen davranışlar; kimi zaman da oyuncak bir bebeğe vurma gibi davranışlar ölçüt alınmaktadır. Yapılan bu çalışmaların sonucunda ekranda izlenilen şiddetin, saldırgan davranışları artırdığı ortaya konulmuştur.

Alan araştırmalarında; laboratuvar deneylerindeki uygulama anaokulu, yuva gibi ortamlarda birkaç haftaya kadar çıkabilen zaman dilimlerinde gerçekleştirilmektedir. Saldırganlık ölçümleri, çalışma bittikten hemen sonra değil, çalışma sonrasında uzunca bir süreye dek devam ettirilmektedir. Alan deneyleri sonucunda da ekranda izlenen şiddetin, saldırgan davranışları tetiklediği sonucuna ulaşılmıştır.Alanda kullanılan diğer bir yöntem olan ilişki yöntemi ile; çocuklardaki şiddet içerikli film izleme alışkanlıkları ile saldırgan davranışları arasında ilişki olup olmadığına bakılmaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışmalarda çocuk, annesi/babası ve arkadaşlarından bilgi toplanmaktadır.Bu çalışmalar sonucunda da; televizyonda şiddet içerikli programları tercih etme ile saldırgan davranışlar arasında ilişki bulunduğu ortaya konmuştur.

Tüm bu bulguların ışığında; çocuklar şiddeti bir yol olarak öğrendiklerinde ve bunun geçerli ve kabul edilebilir olduğunu düşündüklerinde, bu tür davranışlara yönelme riskleri çok daha fazla olmaktadır. Bu sebeple çocuğun yaşamda karşılaşacağı ve zleyeceği şiddet olgularının olası olumsuz etkilerinden korumak, ailenin ve toplumun sorumluluğundadır.

Televizyon ile Zihinsel Gelişim, Dil Gelişimi Arasındaki İlişki Televizyonun çocukların zihinsel ve dil gelişimlerine olan etkisinde farklı görüşler mevcuttur. Ancak üzerinde fikir birliğine varılan noktalar da bulunmaktadır. Bir grup araştırmacı, televizyon vasıtasıyla çocukların birçok zihinsel beceriyi öğrendiklerini ve birçok kavram geliştirdiklerini söylemektedir. Araştırmacılar özellikle okul öncesi dönem için hazırlanmış özel programların çocuklara büyük katkıları olduklarını söylemektedir.

Araştırmalar bu amaçla hazırlanmış programları izleyen çocukların izlemeyen diğer çocuklara göre daha fazla sıfat, eylem ve isim bilgisine sahip olduklarını ortaya koymuşlardır. Bununla birlikte çocukların televizyon izlemesinin diğer faaliyetlerini engellediği, çocuğu hareketsiz bıraktığı, diğer çocuklar ile iletişimden uzaklaştırdığı için zihinsel gelişimlerini olumsuz olarak etkilediği de söylenmektedir. Yine televizyon izleme nedeniyle çocukların derse olan ilgilerinin ve derse ayırdıkları zamanın azaldığı ve başarılarının düştüğünü söyleyen çalışmalar da mevcuttur.
Bu araştırma bulgularından hareketle çocukların yaşlarına uygun ve özel hazırlanmış televizyon programlarının izledikleri ve televizyona ayırdıkları sürenin diğer faaliyetlerini engellemediği durumlarda televizyonun çocukların zihinsel gelişimleri üzerinde olumlu etkilerini olabileceği açıktır.

Televizyon ile Sosyal ve Cinsiyet Rolleri arasındaki İlişki Televizyon sayesinde çocuklar ve gençler başka ülkelerin insanlarını, ırkları, etnik grupları, farklı kültürleri görme fırsatı bulabilmektedirler. Ayrıca televizyon tercih edilen kadın ve erkek modelleri ile ilgili de oldukça açık mesajlar sunar. Sosyal öğrenme teorisine göre, bir çocuğun bir şeyi öğrenmesi için onu görmesi, model alması yeterli olmaktadır. Çocuk televizyondaki karakterin davranışını gözlemlediği takdirde benzer bir durumda gördüğü davranışa benzer bir davranışı ortaya koyar. Böylece çocuk televizyonda farklı durumları izleyerek yeni öğrenmeler gerçekleştirebilir. Bu bilgilerden hareketle televizyonun çocuklara sunduğu kadın ve erkek modelleriyle çocuklar için bir örnek olduğu görülmektedir.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Çocuklar Ekran Bağımlısı Oluyor

Prof. Dr. Haluk Yavuzer, ekran bağımlılığının, madde bağımlılığı kadar tehlikeli olduğunu belirtti. Ekrandaki görüntülerde hareketlilik …

Yorum Var

  1. A. Aydın

    Şimdiki çocuklar bile internet kullanıyor, ama hâlâ sınalgı izleyenler de var yani.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir