Anasayfa / Pedagoji / Çocuk İstismarı veya Cinsel Şiddet

Çocuk İstismarı veya Cinsel Şiddet

Cinsel istismar veya cinsel şiddet; rızası olmayan bireyin fiziksel güç kullanımı, tehdit, korku, hile ve kandırma gibi zorlamalarla veya rızası olsa da herhangi bir sebepten -yaşının küçüklüğü veya akıl hastalığı- dolayı rızası kabul edilmeyen kişinin cinsel doyum amacı taşıyan bir davranışa maruz kalması olayıdır.

Bu davranışlar; toplumların gelenek, görenek, ahlaki değerler ve yasal düzenlemelerine göre faklı değerlendirilseler de; cinsel amaçlı bir dokunuştan ırza geçmeye kadar geniş bir spektrumu kapsar.

Cinsel şiddet, insana yönelik şiddetin en ağır formlarından biridir. İnsanlık tarihi ile yaşıt olan bu olgu; kültür, dini inanç, sosyoekonomik düzey, rejim farkı olmaksızın, bütün toplumlarda,bireyin mahremiyetine,kişiliğine, fiziksel ve ruhsal varlığına ve çevresine karşı işlenen, en ağır suçlardan olan bir şiddet biçimidir.

Çocuk yaştaki Cinsel İstismarcı/Suçlu (ÇCİ), her hangi bir yaş grubundan bir mağdura isteği-rızası dışında ve/veya şiddet uygulayarak, zor kullanarak herhangi bir cinsel içerikli eylemde bulunan on sekiz yaşının altındaki birey olarak tanımlanabilmektedir.

Bu bireyler herhangi bir sosyoekonomik düzeye, etnik kültürel yapıya ve dine mensup olabildiği gibi;entelektüel işlevlerine, motivasyonlarına, seçtikleri kurbana ve uyguladıkları istismar yöntemine göre çok çeşitlilik gösterirler.

Dünyada cinsel istismarcıların ortalama ¾?ünün normal psikolojide yetişkin bireyler olduğu bilinmektedir.Diğer yandan, ülkemizde ve batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda cinsel suçluların %15-30?unun on sekiz yaş altında çocuklar olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Geçmişten bu yana ÇCİ kavramı göreceli olarak küçümsenmiş ve/veya göz ardı edilmiş ve bu olgular üzerinde pek durulmamıştır. Failin çocuk olduğu cinsel istismar veya saldırı olguları ya önemsenmeyerek örtbas edilmiş ya da ÇCİ yetişkin cinsel suçlularla aynı kurallarla yargılanmışlardır. ÇCİ yaşının çok küçük olduğu durumlarda olay ?cinsel merak?, ?cinsel oyun? olarak nitelendirilmiş, failin ergen-genç erişkin olması halinde ?ergenlik uyum reaksiyonları? sorumlu tutulmuştur. Ancak, bir şekilde başka bir kişiye yönelik cinsel davranış sergileyen çocuğun cinsel istismarcı mı, saldırgan mı olduğu, diğer yandan sadece cinsel birtakım davranış bozukluğu mu bulunduğu, ya da tamamen olağan gelişim basamaklarını yaşayan bir birey mi olduğuna yönelik ciddi araştırmalar yapılmamış, net cevaplar verebilecek mekanizmalar kurulmamıştır.

Yakın geçmişe kadar, cinsel suçun ve sorumluluğun çok açık olduğu olgularda dahi birçok sistem çocuğu ?cinsel davranış problemli/cinsel saldırgan/istismarcı? olarak tanımlama ve bu popülâsyona uygun, özel biyo-psiko-sosyal ve hukuki bir yaklaşım modeli geliştirme noktasında isteksizlik göstermişlerdir.

Çocuğun kendi vücudunu tanıması, cinselliğin farkına varması, cinsel rol veya davranışları anlamaya çalışması biyo-psiko-sosyal gelişim basamaklarından biridir. Bu süreçte, akranları ile bir takım cinsel içerikli davranışlar sergileyebilmektedir.

Burada aynı yaş ve gelişim basamaklarındaki çocuklar arasında; karşılıklı ilgi ve rıza ile oyun tarzında, sınırlı sıklıkta cinsel yönelimli aktiviteler veya karşı cinsi tanıma amacıyla flört etmeler söz konusu olabilmektedir.Bu bireylerde yaşamın her alanına dair dengeli bir merak ve ilgi olduğu gözlenmektedir.

Yapılan bir çalışmada çocukların %40-75?inin 13 yaşına gelmeden bir takım cinsel davranışlar sergiledikleri ve bu durumun,söz konusu çocukların cinsel suç işledikleri şeklinde algılanmaması gerektiği belirtilmektedir.

Bu noktada, ?çocuğun çocuğu cinsel istismarı? kavaramı karşımıza çıkmaktadır. Bu terim, yetişkinlerin doğrudan müdahil olmadığı, bir çocuk veya ergenin başka bir çocuk üzerinde rızası olmadan veya zorlayarak cinsel aktivite gerçekleştirmesi şeklinde tanımlanır.

Bu tür olgularda istismarcı çocuk, yetişkin istismarcılarda olduğu gibi fiziksel güç, tehdit, kandırma duygusal yönlendirme gibi yöntemlere başvurmaktadır. Çocuğun çocuğa cinsel istismarı, cinsel oyun veya anatomik merak-incelemeden farklı olarak, kasıtlı şekilde cinsel doyum amaçlanması ile ayırt edilebilir.

Dünyadaki uygulamalara bakıldığında, ÇCİ popülâsyonuna yönelik standart bir yaklaşımın olmadığı, bir takım ülkelerde bu bireylerin tıbbi ve psikososyal desteğe muhtaç olduğu anlayışı ile destekleme yaklaşımının ön planda olup yasal müeyyidelere son çare olarak başvurulduğu; ancak, diğer bazı ülkelerde,çocuk cinsel istismarcının geleceğin cinsel saldırganı olduğu savı ile yasal yaptırımlarla yüz yüze kaldığı anlaşılmaktadır.

Diğer yandan, ülkemiz ve doğusundaki birçok ülkede ise ÇCİ popülâsyona yönelik oturtulmuş bir yaklaşım modelinin olmadığı, bu yaş grubunda olup arkadaşı ile flört eden, cinsel oyun oynayan, cinsel aktivite gerçekleştiren veya cinsel suçlu olarak nitelendirilen kişilerin yetişkin grupla aynı yasal süreçten geçtikleri görülmektedir.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Çocuklarınızı Cinsel Tacizden Nasıl Koruyabilirsiniz

Cinsiyet toplumdaki en temel kategorilerden birisidir. Cinsiyeti belirleyen şey ise biyolojik yapıdır. Temelde cinsiyet rolleri …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir