Anasayfa / Pedagoji / Çocuk Gelişiminde Anaokulu Eğitimini Önemi II

Çocuk Gelişiminde Anaokulu Eğitimini Önemi II

Çocukları birbirinden farklı kılan sosyal, duygusal, düşünsel, zihinsel özellikleri ve eğilimleri vardır.Programların bireyselliğe verdiği önem, çocuklar arasındaki normal dışı olan özel durumların tespit edilmesinde de avantajlar sağlar. Erken dönemde tespit edilen özel durumların ?özür ve ileri olma durumları?iyileştirilmesinde ya da geliştirilmesinde bireyselleştirilmiş program hedefleri çok işe yarar. Etkili ve başarılı programlar, çocuk gelişimi ilkelerini program geliştirme ilkeleri olarak kabul eden programlardır.

Çocukların gelişiminin değerlendirilmesi zorunludur. Bir çocuğun dil, zihin, sosyal, duygusal, fiziksel gelişiminin izlenmesi doğal bir değerlendirme ve aynı zamanda çocuğu tanıma sürecidir. Zamanında yapılan değerlendirmeler, çocukların öğrenme kalitesini arttırır, çünkü çocuklar bu şekilde programdan daha fazla yararlanabilirler. Eğitim programının genel olarak bütün çocuklar üzerindeki etkisini belirlemek daha fazla eğilim gösterilen bir değerlendirme durumudur. Oysa genel olarak grubun ilgisi önemli olmakla birlikte çocukların grup içindeki bireysel performanslarının değerlendirilmesi öncelikli tutulmalıdır.

Çocuklar eylem hâlindeyken onların katılımı ile duygu ve davranışlarını izlemek en somut ve güncel geri bildirimdir. Ancak programın genel olarak yarattığı etkiyi tespit etmek için ayrıca uzun vadeli değerlendirmelere de gereksinim vardır. Öğretmenler kendilerini sadece sene sonunda yapacakları değerlendirmelere koşullandırdıklarında bir kocaman yılın değerli ipuçlarını göz ardı ederek hem kendilerine hem de çocuklara haksızlık yapmaktadırlar. Çünkü özellikle okul öncesi çocuklar büyüme gelişimlerinin çok hızlı olduğu bir dönemdedirler. Bu da sürekli değişim demektir.

Eğitim programının çocukların bu hızlı değişim ve gelişimlerine ayak uydurabilmesi için sürekli gözden geçirilmesi ve gerekli değişikliklerin programa yansıtılması sağlanmalıdır. Çocuklar hakkında bilgiye gereksinimi olan sadece ebeveynler ve öğretmenler değildir, çocukların da kendileri hakkında çok şey öğrenmeye gereksinimi vardır. Bu nedenle çocukların kendi kişisel gelişimlerini takip edebilecekleri gelişim dosyalarının-portfolyoların- tutulması önerilmektedir. Genellikle öğretmenlerin çocuklarla ilgili yaptığı değerlendirmeler yazılı kayıtlar olarak dosyalanır fakat çocuklar bunlar hakkında bilgi sahibi değillerdir. Bu nedenle çocuklar kendilerini değerlendirme konusunda profosyonelce rehberlik almaktan yoksun kalırlar. Çocuklar, gelişim dosyaları/portfolyolar sayesinde kendi kişisel tarihini görme ve değerlendirme şansı bulur.

İnsan, doğası itibarıyla öğrenebilen ve üretebilen bir varlıktır. Bu nedenle çocuğun bu doğal eğiliminin elverdiği olanakları sunmak gerekmektedir. Çocuklar, bir fikir, bir davranış, bir ürün ortaya çıkardıklarında kendilerini önemli hissederler. Çocukların bir işe yaradıklarını görmeye gereksinimleri vardır. Onlara sorumluluklar vererek yeterliliklerini görmelerine böylece kendilerine güven duymalarına olanak verilmelidir.

Merak uyandıran ortamlar planlamak çocukların öğrenmeye karşı ilgisini arttıracağı gibi,öğrenmeye karşı olumlu tutum geliştirmesine de neden olabilecektir. Benzer şekilde çocukların sorgulama sürecine önem vererek ?neden, nasıl?? sorularının cevaplarını bulmaya yönlendirilmeleri de önemlidir. Araştırmaya, problem çözmeye dayalı öğrenme ortamları oluşturmak, çocukların daha önce edindikleri bilgi ve deneyimleri yeniden ve farklı ortamlarda kullanmalarını sağlayacak aktif katılım olanakları yaratmak gerekir.

Çünkü çocuklar böylece kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenebilirler ve öğrenme yaşantılarıyla ilgili yeni yapılanmalara gidebilirler. Yeniden yapılanma öğrenmenin ta kendisidir. Bu durum, öğrenme sürecinin verimliliğini de etkileyecektir. Sınıf içinde demokratik bir ortam oluşturmak da doğrudan öğrenme ortamının kalitesini arttıracaktır. Çocukların ifade özgürlüğünün ve özgünlüğünün olduğu, seçme şanslarının sunulduğu ortamlarda çocuklar kendilerini geliştirme yönünde şanslıdırlar. Özgün ve özgür ortamlar çocukların öğrenmeyi öğrenmesini destekler. Aynı şekilde öğrenmeyi öğrenmiş çocuklar da özgün ve özgür bireyler olabilirler.

Okul öncesinin hedeflerinden en önemlisi de kendini tanıyan, ifade edebilen, problem çözücü, sosyal duyarlılığı yüksek bireyler yetiştirilmesine temel oluşturmaktır. Sonuç olarak küçük çocukların okul öncesi eğitiminden en verimli şekilde yararlanmasını sağlayacak koşulları şu şekilde özetlemek mümkündür:

Çocukların öğrenme gereksinimlerini karşılarken en önemli husus çocuğun kendisidir. Çocuğa öğretilecek hiçbir şey çocuğun kendisinden önemli olamaz. Çocuğun öncelikle duygusal gereksinimlerinin karşılanması gerekir. Çocuğun keyif alması, eğlenmesi, mutlu olması çok önemli ve gereklidir. Duygusal emniyetin sağlanmadığı ortamda hiçbir öğretim yöntemi başarılı olamaz.

Bu nedenle anaokulu öğretmenlerinin ve anne babaların önemle üzerinde durmaları gereken husus çocukların kendilerini duygusal olarak güvende hissedecekleri, koşulsuz sevgiye dayalı yüksek yaşam kalitesi içeren olanaklar yaratmaları gerektiğidir. Ancak bu sorumluluğu doğal olarak yerine getirebilmek için yetişkinlerin bu değerleri kendi yaşamlarında içselleştirmiş olmaları gerekecektir. Öğrenmekten heyecan duymayan bir yetişkin, çocuğa esin kaynağı olmayı başaramaz.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Çocuklar Ekran Bağımlısı Oluyor

Prof. Dr. Haluk Yavuzer, ekran bağımlılığının, madde bağımlılığı kadar tehlikeli olduğunu belirtti. Ekrandaki görüntülerde hareketlilik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir