Anasayfa / Aile / Cinsel Yaşam / Cinsel Bozukluklar ve Nedenleri

Cinsel Bozukluklar ve Nedenleri

Cinsel İşlev Bozuklukları

Biyolojik sorunların bir belirtisi olabildiği gibi, ruhsal ve kişiler arası problemler nedeniyle, ya da her ikisinin bir arada bulunması sonucu görülebilir. Cinsel işlev herhangi bir stres, emosyonel (ruhsal, duygusal) bozukluklar ya da cinsel işlev ve fizyolojinin iyi bilinmemesi ile olumsuz olarak etkilenebilir. İşlev bozuklukları ömür boyu görülebileği gibi, normal işlevin bulunduğu bir dönemin ardından gelişen, yani sonradan oluşmuş olabilir. Ya da yaygın tip olabileceği gibi, bir özel durumla ya da cinsel partner (=eş)le sınırlı olan durumsal tip olabilir. Psikolojik etkenlerden dolayı ortaya çıkabildiği gibi, bileşik etkenler sonucu da ortaya çıkabilir.

Cinsel İstek Bozuklukları

Hipoaktif (azalmış) cinsel istek bozukluğu

Cinsel eylem için, cinsel fantezi ve isteğin yokluğu ya da yetmezliği söz konusu olan bozukluklardır.

Cinsel tiksinti bozukluğu

Bir cinsel partner (=eş) ile cinsel ilişkiden kaçınma veya iğrenme ile karakterizedir.

Cinsel istek sorunu olan hastalar,

cinsellik hakkındaki bilinçdışı korkularına karşı korunma amacıyla savunma olarak cinsel isteğin engellenmesini kullanabilirler. Cinsel isteğin kaybı kronik anksiyete, depresyon, merkezi sinir sistemini bastıran ilaç kullanımı ile de görülebilir. Cinsel istek kaybı evli çiftler arasında, kadınlarda daha fazla görülmektedir.

Cinsel Uyarılma Bozuklukları

Kadında Cinsel Uyarılma Bozukluğu

Sürekli ya da tekrarlayıcı biçimde, cinsel uyarılmanın olmaması ya da uyarılmanın cinsel eylem bitinceye kadar sürdürülememesi durumudur. Bozukluk, önemli sıkıntı ve kişiler arası ilişkilerde güçlüklere yol açar.

Kadın cinsel uyarılma bozukluğunun yaygınlığı tam olarak bilinmemektedir. Kendilerini mutlu hisseden evli çiftlerde yapılan bir araştırmada bile, kadınların üçte birinin cinsel uyarılma sorunları olduğu gösterilmiştir. Cinsel uyarılmayı sürdürmede güçlük kadınlarda anksiyete, suçluluk ve korku gibi psikolojik çatışmaların sonucu olabilir. Testesteron, östrojen, prolaktin hormonlarının düzeylerindeki değişmeler cinsel uyarılma sorunlarına yol açabilir.

Erkekte Cinsel Uyarılma Bozukluğu (Erektil disfonksiyon: sertleşme bozukluğu)

Genç erkeklerde yaygınlığı %8 bulunmuştur. Yaşamın daha sonraki dönemlerinde de ortaya çıkabilir.Sürekli ya da tekrarlayıcı bir biçimde, yeterli bir ereksiyon (sertleşme) sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene kadar sürdürememe durumudur. Sertleşme bozukluğunun organik kökenli olup olmadığını ayırt etme konusunda birçok yöntem vardır.

Genellikle ürolojik bir inceleme olan nokturnal penil tümesans (NPT)’in varlığı (uykuda sertleşme), sertleşme bozukluğunun organik kökenli olmayıp psikolojik olduğunun göstergesidir. Sertleşme bozukluğunun psikolojik nedenleri arasında çözümlenmemiş bilinçdışı çatışmalar önde gelir. Bu durumda cezalandırıcı ve sert ahlaki değerler, güvensizlik veya yetersizlik duyguları söz konusudur. Erektil bozukluk cinsel eşler arasındaki anlaşmazlıklar sonucu da ortaya çıkabilir.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Sapkın Kişilikli Tiplerin Özellikleri

Klinik Psikolog Sinem Demir’e göre; cinsel dürtülerinin akıntısına kapılmış ve bunu duygu-düşünce-davranışlarında göstermekten kendini alıkoyamayan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir