Anasayfa » Psikoloji » Psiko-Rehber » Çay İçmek Depresyon ve Bunamayı Engelliyor

Çay İçmek Depresyon ve Bunamayı Engelliyor

Ülkemizin vazgeçilmez içeceği çay, uzun vadede bizleri kalp ve şeker hastalıkları, depresyon ve bunama gibi rahatsızlıklara karşı koruyor. Uzun vadedeki bu etkilerinin yanında çay, içeriğindeki “kafein” ve “teanin” sayesinde gün içinde beyin üzerinde uyarıcı etkiler göstermektedir. Bu özelliği nedeniyle kahveyle birlikte günlük beslenmemizin bir parçası olan çayı yasal uyarıcılar listesine dahi sokmak mümkündür.

Kafein ve Teanin Ne İşe Yarar

Çayın kısa vadedeki önemli etkilerinden biri odaklanma yeteneğini artırmasıdır. İçeriğindeki kafein molekülü, odaklanma yeteneğini artıran etkenlerdendir. 30 dakikada kanda en yüksek değerine ulaşan kafeinin bu etkisi, adenozin molekülüne benzerliğinden kaynaklanır. Adenozin molekülü sinir hücrelerindeki alıcılarına bağlandığında sinirsel aktiviteyi yavaşlatır. Ancak kafein tükettiğimizde adenozin alıcılarına kafein bağlandığı için adenozin etki gösteremez ve sinirsel aktivitenin yavaşlaması engellenmiş olur. Yine adenozine benzerliği, kafeinin dopaminerjik sistemi etkileyerek ruh halini değiştirebilmesine imkan sağlar.

Çayın kısa vadedeki güçlü etkilerini sağlayan etkenlerden biri de çaya özgü olan teanin aminoasitidir. Tüketiminin ardından 45 dakika içerisinde kanda en yüksek değerine ulaşan teanin, beyinde odaklanma sistemi üzerinde etki gösterirken ayrıca ruh hali üzerinde olumlu etkiler yapma potansiyeline sahiptir.

Kafein ve teanin içeriklerinin ayrı ayrı beyin üzerindeki etkilerinin gözlemlendiği çalışmalar olsa da, çay tüketiminin etkisini araştırmak için iki içeriğin birlikte değerlendirilmesi daha sağlıklı sonuçlar elde etmeyi sağlar. İki etkenin birlikte değerlendirildiği araştırmalarda odaklanma kabiliyetini ölçen testlerde başarılı sonuçlar elde edildiği kaydediliyor. Söz konusu çalışmalar genellikle kafeinin ya da teaninin tek başına değerlendirildiği çalışmalardan farklı sonuçlar sağlıyor. Bu durum da henüz ayrıntılı bir çalışma olmasa da kafein ve teaninin birlikte bulunduğunda birbirlerinin etkisini artırdığını gösteriyor.

Kafeinin ve Teaninin Zekayı Etkiliyor

Kafeinin odaklanma yeteneği üzerindeki güçlü etkileri birçok çalışmayla gösterilmişse de çayın bilişsel etkilerinin sadece içeriğindeki kafeinden kaynaklandığını düşünmek yanlış olur. Örneğin Haskell ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada kafeinin ve teaninin tek başına hafızayı etkilemediği ancak birlikte kullanıldığında olumlu etki gösterdiği kaydedilmiş. Kafein ve teaninin birlikte kullanıldığı çalışmalar bu ürünlerin zihinsel yorgunluğu azalttığını, ayrıca odaklanma ve hafızayla ilgili bilişsel özellikleri geliştirdiğini gösteriyor.

Çay içtiğimizde odaklanma yeteneğimizin artışının sadece kafeine bağlı olmadığına başka bir örnek olarak Hindmarck ve ekibinin çalışmaları gösterilebilir. Bu çalışmalarda çay ve kafeinli suyun odaklanma yeteneği üzerindeki etkileri karşılaştırıldığında kafein içeren çayın daha olumlu sonuçlar sağladığı görülmüş. Ayrıca çay içen kişilerde kafeinli su içen kişilere göre zaman geçtikçe odaklanma performansının daha az düştüğü kaydedilmiş. Aynı ekip kafeinin çaydaki ve kahvedeki etkisini gözlemlediğinde ise aynı miktardaki kafeinin çayda bulunduğunda daha iyi odaklanma becerisi sağladığını keşfetmiş. Bu bulgular odaklanmayı sadece kafeinin sağlamadığını ve çaydaki diğer içeriklerin bilişsel yetenekler üzerinde etkili olduğunu gösteriyor.

Çay Ruh Haline İyi Geliyor

Çayın kısa vadedeki diğer bir etkisi olan ruh halini iyileştirme özelliği de içeriğindeki kafein ve teaninden kaynaklanır. Çalışmalar kafeinin mutluluğu ve memnuniyeti artırdığını, teaninin ise stresli durumlarda veya zihinsel bir görev sonrasında kaygıları azaltma etkisinin olduğunu gösteriyor. Ayrıca çaydaki önemli bir antioksidan olan EGCG içeriğinin de ruh halini iyileştirme özelliği olduğu çalışmalarla gösterildi. Bireyleri sakinleştirme özelliğine sahip olan bu içerik aynı zamanda kısa süreli hafızayla ilgili olan işler bellek üzerinde de etkili.

Etkilerini değerlendirdiğimiz bu içerikler yeşil çayda da siyah çayda da farklı oranlarda olmakla birlikte ortak olarak bulunur. İki çeşidin işlenme süreçleri farklı olduğu için bazı içerikler farklı olarak ve farklı konsantrasyonlarda bulunabilir. Örneğin EGCG içeriği siyah çayda daha az bulunur. Farklı özellikler taşısalar da çay çeşitlerinin hepsinin sağlığımız için olumlu etkileri olduğunu söyleyebiliriz.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

İntihar Riskini Teşhis Eden Kan Testi Bulundu

İntihar riskini tespit eden kan testini bulan araştırmacılar intiharın insanlığın başına bela olmuş önemli bir …

Ne Düşündüğünü Merak Ediyorum