Anasayfa / Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik / Rehberlik Hikayeleri (sayfa 3)

Rehberlik Hikayeleri

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlikle ilgili kullanılabilecek rehberlik hikayelerini bulabileceğiniz bir alanda bulunmaktasınız…

Rehberlik Hikayeleri; Çok Geç Diye Birşey Yoktur

Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz, önce kendini tanıttı sonra bu yıl eni bir arkadaşımız bizlerle olacak dedi. Ayağa kalkıp etrafa bakmaya başlamıştım ki, yumuşak bir el omzuma dokundu. Döndüm. Yüzü iyice kırışmış bir yaşlı hanımefendi, bana gülümseyerek bakıyordu.. “Ben Rose” dedi.. “Benim adım Rose, yakışıklı.. 87 yaşındayım. Madem tanıştık seni kucaklayabilir miyim?. “Güldüm.. “Tabii” dedim.. “Hadi sarıl bana..” Öyle sımsıkı sarıldı ki” Bu kadar genç ve masum yaşta üniversiteye niye geldin” diye şaka yaptım.. Minik bir kahkaha ile yanıtladı: “Buraya zengin bir koca bulmaya geldim. Evlenip birkaç çocuk doğuracağım. Sonra emekli olup dünya turuna çıkacağım.” Dersten sonra kantine gidip, birer sütlü çikolata …

Devamı

Rehberlik Hikayeleri;Aşk Bitince

Fırat?ın bir yakasında yaşayan bir delikanlı ile öbür yakasında yaşayan güzel bir kadın varmış. Birbirlerine aşık olmuşlar. Delikanlı her gece Fırat?ın sularında yüzerek karşı yakaya geçer sevgilisine ulaşırmış. Şafak sökmesine yakın delikanlı sevgilisine öpücük kondurup Fırat?ın azgın sularına girip öbür yakaya geçermiş. Bu gecelerce böyle sürüp gitmiş. Yine bir gece delikanlı Fırat?ı geçip sevgilisinin yanına gitmiş. Şafak sökerken delikanlı veda öpücüğünü vermek üzere kadının yanına sokulmuş,kadına dikkatle bakarak; -senin bir gözün kör müydü! demiş. Kadın o zaman delikanlıya bakarak; -sen sen ol, sakın ola bugün Fırat?a girme demiş. Delikanlı kadından ayrılmış, Fırat?a girmiş ve yüzme bilmediğinden boğularak ölmüş. Bizim delikanlı gerçekte yüzme bilmiyormuş, duyduğu aşk yüzünden, onun …

Devamı

Rehberlik Hikayeleri; Sol Kolum

Japon çocuğun tek hayali çok ünlü bir karateci olmaktı. Fakat ailesi buna izin vermezdi. Bir gün talihsiz bir kaza sonucu çocuk sol kolunu kaybetti. Ailesi çocuğun moralinin çok kötü olduğunu görünce ona bir karate hocası tuttu. Hoca ilk dersinde çocuğa karşısındakini sağ koluyla tutup üstünden savurmayı gösterdi. Hatta ikinci, üçüncü ve sonraki bütün derslerde hep aynı hareketi yapıyorlardı. Çocuk bir gün hocasına “hocam ben çok sıkıldım, artık başka hareketlere geçsek” dedi. Hoca ise bunu kabul etmeyerek dünyada bu işi en hızlı yapan kişi olmadıkça bitirmeyeceğini söyledi.Çocuk o kadar hızlanmıştı ki, hocasını bile göz açıp kapayıncaya kadar yerden yere vuruyordu. Bir …

Devamı

Rehberlik Hikayeleri; Din,Eğitim ve Dünya

11 yaşında bir çocuktu. İlkokulu bitirmiş ve din eğitimi yapan bir müessesenin eleme imtihanını kazanarak kaydını yaptırmıştı. İlkokul öğretmeninin ona karşı ayrı bir ilgi ve alâkası vardı.O da öğretmenini seviyordu.Belki de ilk defa öğretmeninin isteğine uymamıştı.Buna uyamamıştı demek daha uygun olurdu.Öğretmeni yatılı okula gitmesini isterken o birazda ailesinin zoruyla Kur?an Kursu hüviyetindeki bir müesseseye kaydını yaptırmış, orada okumaya niyetlenmişti. Halbuki ilkokul öğretmeni onu hangi telkinlerle yetiştirmişti.?Sen büyük bir adam olacaksın?onun alışageldiği iltifatlardan sadece biriydi. Ama şimdi o, büyüklüğe giden tüm yolları kendi elleriyle tıkamıştı.?Yobaz ve gerici? yetiştiren bir yerde okuyacaktı. Son görüşmesinde öğretmeni ona buna benzer laflar söylemişti. Sanki havada bir kırbaç …

Devamı

Rehberlik Hikayeleri; Kürtaj ve Bebek

Genç kadın, bebeğin güzelliği karşısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri, kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar gördüğü en cana yakın kız çocuğuydu. Onun ipek yanaklarını daya doya öpmek ve cennet kokusunu içine çekmek için eğildiğinde: “Dokunma bana …” diye bir ses duydu. “Beni okşamaya hakkın yok senin…” Kadın korkuyla irkilip etrafına bakındı. Bebekle kendisinden başka içeride kimse yoktu. Aynı sesi tekrar duyduğunda bebeğe döndü. Aman Allahım!.. Yeni doğmuş gibi görünmesine rağmen konuşan oydu. “Bana yaklaşmanı istemiyorum” diye devam etti. “Hemen uzaklaş benden…” Kadın, biraz olsun kendini toplayarak: “Çocuklarımız hep erkek oluyor” dedi. “Onlar da güzel ama kız çocukları başka. Bu yüzden seni öpmek …

Devamı

Rehberlik Hikayeleri; Bir Kelebeğin Ömrü

Bir ilkbahar sabahıydı. Güneş, pırıl pırıl altın ışıklarını yer yüzüne yolluyordu. Bu ışınları gören kozalardan o sabah beyaz bir kelebek çıktı. Çok büyük ve tül gibi ince bembeyaz kanatları vardı. Birden kendini bir bahçenin çiçekleri arasında buldu. Önce keşif uçuşuna çıkıp bahçeyi dolaştı. Sonra dinlenmek için kırmızı bir güle kondu. Dinlenirken, kanatlarını dikleştirip birleştirmişti. Etrafına baktı. Doyasıya yeşilliğe daldı saatlerce seyretti. Dinlenmişti.Şimdi dolaşma vaktiydi, yaşamalıydı, önünde uzun zamanı vardı.Ağaçlara uçtu.Çiçeklere kondu. Mutluydu, özgürdü. Herkes ona bakıp “ne güzel” diyordu. Akşama kadar çiçekten çiçeğe, daldan dala uçup durdu. Güneş batarken bir garip his kapladı içini, artık öğrenmişti. Sadece bir günlük olan …

Devamı