Anasayfa / Psikoloji / Eğitim Psikolojisi (sayfa 2)

Eğitim Psikolojisi

Aralık, 2012

  • 15 Aralık

    Yapıcı Öğrenme Yönteminin Sınıf İçi Öğretimde Uygulanabilecek İlkeleri

    Nesnelci, bilişsel ve yapıcı öğrenme yaklaşımlarını çeşitli boyutlarıyla karşılaştırdıktan sonra, artık sınıftaki öğretimi demokratikleştirmede yapıcı ilkelerin nasıl kullanılabileceğim yakından inceleyebiliriz. Yapıcı anlayışı benimsemiş bir öğretmen, öğrencileriyle işbirliği içinde en azından şu tür etkinlikleri yapmalıdır (Brooks & Brooks, 1993): Öğrenci özerkliğim ve girişimlerim destekleyiniz. Yapıcı bir öğretmen, öğrencilerin kendi öğrenmeleriyle ilgili daha fazla sorumluluk almalarını destekler.Özerk öğrenciler, kişisel amaç ve yaklaşımlarını kendileri belirler; öğrenilecek bilgiler arasındaki ilişkileri kendileri ararlar; bu ilişkileri bulabilmek için sorular sorup yanıtlarını oluştururlar ve sonuçlarını kendi aralarında tartışırlar. Öğrencilerin kendi öğrenmelerini yönlendirebilmeleri için onlara daha fazla sorumluluk ve denetim olanağı verilmesi gerekmektedir. Öğretmen, bu süreçte öğrenciyi belirli …

  • 15 Aralık

    Yapıcı Görüşe Dayalı Öğretim Uygulamaları

    Yapıcı kurama göre öğretim, nesnelci kuramdaki gibi öğrencilere önceden belirlenmiş içeriğin doğrudan aktarılması olarak değil, öğrenmenin kolaylaştırılması, öğrenme işinde öğrenciye dış dünyaya ilişkin kendi bireysel bilgi, anlam ya da yorumlarını yapılandırması için yardım edilmesi süreci olarak görülmektedir. Bu nedenle yapıcı öğretim uygulamalarının tasarımlanmasında öğretmenlerin neyi, nasıl öğreteceklerinden çok,öğrencilerin hangi koşullarda daha iyi öğrenebilecekleri üzerinde durulmaktadır. Yapıcılığın benimsendiği bir sınıfta iki temel etkinlik yer almaktadır; öğretim (instruction) ve bilgi yapılandırma (construction). Yapıcı anlayışa göre, öğrencilerin bilgiyi yapılandırması (öğrenme) öğretimle kolaylaştırılabilir, fakat öğretimin doğrudan bir sonucu olarak gerçekleşmez. Bu nedenle, öğretim, öğrencinin bilgiyi yapılandırma sürecinde gereksinim duyacağı bilgi kaynaklarını  sağlamalı, ayrıca öğrenciye …

  • 15 Aralık

    Nesnelci Görüş ve Nesnelci Görüşe Dayalı Öğretim uygulamaları

    Nesnelcilik, bilginin ne olduğu ve bir şeyi bilmenin ne anlama geldiğine ilişkin felsefî bir görüştür. Nesnelci görüş açısına göre, yaşadığımız dünya, içinde barındırdığı canlı ve cansız varlıklar, bu varlıkların kendilerine özgü özellikleri ve yine varlıkların aralarındaki karşılıklı ilişkilerinden oluşan tam ve tek bir yapıya sahiptirBilişsel Kuram ve Öğrenme. Bu yapı, “doğru” ya da “gerçeklik” olarak kabul edilmektedir. İnsanlar dünya düzeni içinde her gün çeşitli deneyimler yaşamakta ve bu deneyimleri aracılığıyla dünyayı algılayarak ona bazı anlamlar yüklemektedirler. Ancak, dünyanın sahip olduğu bu yapı ya da düzen, zaten insanların yaşadıkları çeşitli deneyimler sonucunda ulaşabilecekleri bireysel anlamları da içinde barındırmaktadır. Başka bir deyişle, her insan bu dünyada …

  • 15 Aralık

    Davranışçı Kuram ve Öğrenme

    Davranışçı kurama göre öğrenme, bireyin davranışlarındaki gözlemlenebilir bir değişmedir.Buna göre,sunulan uyarıcıya karşı öğrencinin istenen tepkiyi göstermesi öğrenme olarak kabul edilmektedir.Burada geçen uyarıcı kavramı, öğretimle sunulan içeriği, tepki ise öğrencinin gösterdiği gözlemlenebilen davranışı nitelemektedir. Örneğin, (+) işaretin! (uyarıcı) gören bir öğrencinin toplama işlemini (tepki) düşünmesi gibi. Uyarıcının tepki üzerinde kalıcı bir denetim kazanması,öğretimde yer verilecek yineleme ve alıştırma etkinliklerine,bu etkinlikler sırasında öğrenciye sağlanan ipuçlarına ve öğrencinin gösterdiği ve istendik yönde olan tepkinin pekiştirilmesine bağlı olarak ele alınmaktadır. Bu kurama göre, öğrenciler davranışlarını kendilerine verilen amaçlara ve bu doğrultuda gösterdikleri eylemlerin sonuçlarına göre ayarlamaktadırlar. Bu nedenle, öğrenme, sunulan uyarıcıyla gösterilen davranış arasındaki …

  • 13 Aralık

    Dikkat ve Dikkat Kategorileri

    Organizma ,her zaman bir çok uyaranla karşı karşıyadır. Ancak organizma, duyusal mekanizmalarla (görsel, işitsel vb) alınan bu uyaranların tümüne birden eşit ölçüde tepkide bulunamaz. Başka bir anlatımla duyusal mekanizmalarla alınan uyaranlar, çevresel koşullar ve bireyin içinde bulunduğu psikolojik bağlama göre, organizma tarafından seçici bir biçimde algılanır. Buna göre dikkat olgusu açısından kilit kavram, seçiciliktir. Burada karşımıza çıkan temel soru şudur;organizma neleri, neden seçerek algılar. Bu soruya iki şekilde yanıt verilebilir. 1.Organizmanın sahip  olduğu sinir sistemi, uyaranlar arasında yoğunlaşma açısından belli bir kapasiteye sahiptir. 2.Organizma içsel yaşantılara bağlı olarak belli gereksinmelerin doyurulması amacına göre işleyen programlanmış bir yapıya sahiptir. Seçicilik kavramı …

  • 13 Aralık

    Güdülenmeyle (Motivasyon) İlgili Kuramsal Yaklaşımlar

    Davranışçı Yaklaşım Bu gruba giren kuramcılara göre, hayat varlık sürdürme savaşından başka bir şey değildir.İnsanda,yaşamına yönelmiş tehditlere karşı tepkide bulunmaya yönelik içgüdüler vardır. Bu tehditler belli bazı ihtiyaçlar biçiminde ortaya çıkar. Bu ihtiyaçlar, tatmine kadar organizmayı hareketli tutar.Bu nedenle motifler biyolojik ihtiyaçların yaratılmasıyla uyarılır. Daha önceki konularda da belirtildiği gibi organizma pekiştirilen davranışı tekrar elde etme eğilimindedir.Sınıfta sorulan sorulara doğru cevap veren öğrenciler pekiştirildiğinde daha sonraki sorulara cevap vermeye güdülenir. Öğrencinin yaşına göre uygun pekiştireçler verilirse öğrenciler öğrenmeye karşı istek duyarlar. Böyle bir yaklaşım kolaylıkla anlaşılacağı gibi dışsal güdülenmeye dayalıdır. Öğrenci ödüle ulaşmak için kendi amaçlarını bir kenara bir kenara …