Anasayfa » Klinik Psikoloji (sayfa 5)

Klinik Psikoloji

Kişiliğin gelişmesi ve davranış bozukluğu üzerinde araştırmaları yapan psikolojinin alt dalları arasında yer alır. Bireye kişilik gelişimi için yardım etmekte ve davranış bozukluğunu giderici gerekli araç, teknik ve yöntemleri geliştirmektedir.

İntihar Edecek Kişiyi Önceden Anlamının Yolları

İntihar vakaları psikiyatride riskli olgulardan biridir. Çoğu zaman hastaneye yatış gerektiriyor. İlaç tedavisi gerekebiliyor. Nasıl ki genel cerrahlar için apandistin patlaması acil bir müdahale gerektiriyorsa intihar da psikoloji ve psikiyatri için aynı anlama geliyor. Bu nedenle intihar girişimlerine mutlaka müdahale gerekiyor. İntihar İfade Edilir İntihar girişiminde bulunan kişilerin çoğu öncesinde bir takım ipuçları bırakıyor. Bu kişiler intihar düşüncesini bir şekilde çevresindekilere en az bir kere söylüyor ve üstü kapalı mesajlar veriyor. Mesajları Doğru Anlamak Gerekir Bunları iyi anlayıp analiz etmek, sözel olarak bir şey yapılmasa da bazı davranışlardan intihar düşüncesinin anlayabilmek için kişi yakınlarının ve ailelerin çok dikkatli olmaları gerekiyor. Örneğin …

Devamı

Ergenlik ve Yetişkinlik Dönemlerinde Ölüm Algısı

Ergenler ruh ya da hayalet gibi formların var olup olmadığını, eğer varsa, ölünce neler olduğunu ya da meydana gelen fiziksel değişiklikleri sorgulamaya başladıklarında, onlarda da ölüm kavramı daha soyut bir nitelik kazanır. Soyut düşüncenin gelişmesiyle ölümü hayal etmek, onun için endişelenmek, karmaşık zihinsel etkinliği gerektirdiği için ergenler ölüm kavramıyla farklı şekilde ilgilenmeye başlarlar. Sembolik olarak düşünebilme, metaforlar ve kuramlar oluşturabilme durumu ve kendi düşüncelerini analiz edebilme yetileri gelişir. Ergenler ölüm kavramının belirsizliğini algılayarak, dinsel ve felsefi yorumlama yapmaya başlamakta ve bu kavram onlar için giderek daha soyut bir hal almaktadır. Böylece ölüm durumunun sonuçları daha iyi kavranabilir. Elkind (1967) ise …

Devamı

Kötü Dünya Sendromu Toplumu Korkutuyor

Her an bir şiddete kurban gitme korkusu,korku filmlerinde yaşananların kişinin başına gelme ihtimali,nükleer veya biyolojik savaşın çıkabilmesi, bir virüsün bütün insanlığa bulaşması, Hollywood filmlerinde olan genetik sapma sonucu ortaya çıkan garip bir yaratığın insanlığı yok etmesi gibi ihtimallerin,insanları günden güne karamsarlığa sürüklediğini belirtti. İnsanların dünyayı tehdit edici bir yer olarak görmeye başladıklarını ve yaşama küstüklerini ifade eden Tarhan, şunları kaydetti: Bu durum dünyanın (kötü dünya sendromuna mı sürükleniyor) sorusunu akıllara getiriyor. Kötü dünya sendromuna dünyadaki güven ortamının azalması ve dünyanın daha tehdit edici bir yer haline gelmesi neden olur. Bu durum, toplum ve birey psikolojisinde olumsuz sonuçlara yol açıyor. Kötü …

Devamı

Nomophobia, Cep Telefonsuz Kalma Korkusu

Cep telefonunuza ulaşamadığınız zaman kendinizi nasıl hissedersiniz? Evden çıkarken bir anlık dalgınlıkla yanınıza almadığınız ve bütün günü onsuz geçirmek zorunda kaldığınızda veya olur olmadık bir zamanda şarjı bittiğinde günün geri kalanı sizler için nasıl geçer?Telefonunuz artık çoktan vücudunuzun bir parçası haline mi geldi? 21. yüzyıl kendi patolojilerini de beraberinde getiriyor. Hayatımızın tam orta noktasına yerleşen ve bir kaç yıl öncesine kadar tanışık olmadığımız teknolojik ürünlerden yoksun kalmanın düşüncesi bile zaman zaman bizi strese sokmaya yetiyor. İşte bu teknolojik ürünlerin başında, 20 yıl kadar önce tanıştığımız ve son zamanlarda akıllanarak daha fonksiyonel hale gelen mobil telefonlar. Nomophobia, cep telefonundan mahrum kalma …

Devamı

Depresyondaki Birine Nasıl Davranmalıyız

Depresyondaki kişi çoğu zaman çevresindekiler tarafından anlaşılamıyor. Yorgun, bitkin olduğundan, hiçbir şeye karşı ilgi duymadığından çevresindekiler tarafından ‘tembellik’ ile suçlanabiliyor. Oysa depresyon irade sorunu değil.Tamamen hastalığın yarattığı bir durum. Bu durumdaki kişilere karşı daha dikkatli ve özenli davranmak gerekiyor.’Bir şeyin yok, kafana takma’ gibi cümleler kullanıldığında depresyondaki kişiler anlaşılmadıklarını düşünerek iyice içlerine kapanabiliyorlar. Hastanın yakınında olanların hastaya bir şey telkin etmeden onu nötr bir şekilde anlamaya,değerlendirmeye çalışması çok önemli. Yargılamadan, üzmeden konuşulmalı ve ‘Bir şeyin yok’ sözünü asla kullanmamalı.Eğer tedavi görüyorsa, mutlaka tedavi alması yönünde desteklemeliler.Eğer tedavi görmüyorsa, bir uzmandan yardım alması için cesaret vermeliler… Nasıl Davranmalıyız Depresyondaki bir kişiye …

Devamı