Anasayfa / Klinik Psikoloji (sayfa 5)

Klinik Psikoloji

Kişiliğin gelişmesi ve davranış bozukluğu üzerinde araştırmaları yapan psikolojinin alt dalları arasında yer alır. Bireye kişilik gelişimi için yardım etmekte ve davranış bozukluğunu giderici gerekli araç, teknik ve yöntemleri geliştirmektedir.

Çocuk ve Yetişkinlerde Sosyal Fobinin Belirtileri

İlk kez 1966 yılında psikiyatrist “Isaac Marks” tarafından tanımlanan sosyal fobi, temelde başka insanların bulunduğu ortamlarda hata yapma, diğer kişiler karşısında küçük düşme korkusu olarak tanımlanıyor. Bir sosyal fobiğin düşünce zinciri olumsuz düşüncelerle harekete geçer. Kişi kendini büyük bir zincirle bağlar ve o zincirin gidebildiği yere kadar gider. Yani durmadan kendi içinde döner, hareket edemez,yalnızca endişe duyar, tedirgin olur. Performans göstermesi gereken bir durumla karşılaştığında daha çok kaygı duyar ve ani tepkiler göstermeye başlar. Bir alarm altında önce buradan kaçmalıyım duygusu, sonrasında ise kalp çarpıntısı,titreme, boğazın düğümlenmesi, terleme ya da aniden buz kesme hali yaşanır. Anne-babalara Çocuğunuz göz temasında bulunmuyorsa …

Devamı

Cinsel İsteksizlik Bozukluğu Nedir ?

Cinsel isteğin varlığı çeşitli etkenlere bağlıdır, biyolojik etkenler, yeterli kendilik saygısı,cinsellikle ilgili daha önceki olumlu deneyimler, uygun bir partnerin varlığı, cinsel olmayan alanlarda da partnerle iyi bir ilişkinin olması. Bu etkenlerden herhangi birinde sorun olması isteği azaltabilir. Cinsel istek çeşitli biyolojik, gelişimsel, psikolojik, kişiler arası, kültürel ve çevresel faktörlerden etkilenmektedir. Etkili biyolojik faktörler hormonal dengesizlik veya yetersizlik, nörotransmiter dengesizliği, ilaç yan etkileri, akut veya kronik hastalıklardır. Etkileyen gelişimsel faktörler cinsel eğitim ve izin eksikliği; duygusal, fiziksel, sözel ve şefkat yoksunluğu ile geçen çocukluk veya ergenliktir. Psikolojik faktörler ise anksiyete, depresyon, bağlanma güçlükleri, kişilik bozuklukları ve diğer psikiyatrik bozukluklardır. Kişiler arası …

Devamı

İntihar Etmek Önlenebilir Bir Davranış mı?

İntihar için risk faktörleri olduğu gibi bazı koruyucu faktörlerin de olduğunu belirten uzmanlar, her zaman olmasa bile çoğu durumlarda intihar eyleminin önlenebileceğini söylüyor. İntihar için risk faktörleri olduğu gibi koruyucu bazı faktörlerinde olduğunu ifade eden Kurt, bunları şu şekilde sıraladı: Düzenli aile yaşantısı, stresle baş etme becerilerine sahip olma, hobilere sahip olma, düzenli olarak spor yapma, iyi iletişim becerilerine sahip olma, günlük tutmak, şiir yazmak gibi kendini ifade araçlarını kullanıyor olma, iyi ve tutarlı sosyal desteklere, dini inançlara sahip olma ve yardım almaya/tedaviye motive olma. İntiharla ilgili halk arasında revaçta olan bazı yanlış bilgi ve dolayısıyla yanlış inanışlardan söz eden …

Devamı

Dünyada Her 100 Kişiden Biri Artık Şizofren

Şizofreni Dernekleri Federasyon Başkanı Doç. Dr. Haldun Soygür, yaptığı açıklamada, şizofreninin genellikle 16-25 yaşlarında başladığını ve birçok hastada psikososyal işlevselliği önemli ölçüde bozarak yaşam boyu sürdüğüne dikkati çekti. Hastaların çoğunun, ”evlenme, çocuk sahibi olma, çocuk yetiştirme ve meslek edinme” gibi sosyal hedeflere ulaşamadığını, yaşamlarının önemli bir kısmını aileye ve topluma bağımlı olarak geçirdiğini belirten Soygür, şizofreninin tüm dünyada yeti yitimine neden olan sağlık sorunları arasında 9. sırada olduğunu ifade etti. Her 100 kişiden birinde şizofreni görüldüğüne dikkati çeken Soygür, şöyle devam etti: ”Ülkemizde yaklaşık 400-600 bin şizofreni hastasının olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye’de her yıl 10 bin yeni şizofreni hastası ortaya …

Devamı

Stresle Nasıl Başaçıkabilirsiniz ?

Stres, günlük yaşamda karşılaşılan olayların, insan ilişkilerindeki baskının sonucu hissedilen sıkıntı ya da zorlanma durumu olarak tarif ediliyor. Bu stresten kaçamazsınız ancak onu yenebilirsiniz. Kişinin çevresinden gelen etkilere tepki vermeye yetecek enerjiden yoksun olması anlamına gelen sıfır stres,ölümdür ve hayatla bağdaşmaz. Tam tersi olarak kişinin aşırı enerji sarf etmesine ve tükenmesine yol açan aşırı stres de ölümcül olabiliyor. Bu açıdan bakıldığında iki tür stresin olduğu görülüyor. Bunlardan iyi stres olumlu sonuçlar çıkartabiliyor,kişiyi motive edebiliyor ve başarıya ulaşmasını kolaylaştırabiliyor. Endişe, korku veya kaygı vermek yerine, kişinin zor bir amaca ulaşmasını sağlayabiliyor, kişiye doyum ve yaşama sevinci verebiliyor.Kötü stres ise kişinin kendine …

Devamı

Türklerin En Büyük Beş Korkusu

Fobiler diğer bir deyişle korkular insanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Fobilerin tedavi edilmemesi ciddi hastalıklara yol açabilmekte yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Fobinin kişinin günlük yaşamını etkileyecek boyutta olması, “ruhsal bozukluk” olarak kabul ediliyor. Ancak her fobi aynı şiddette olmadığı için, normal kişilerde de fobi benzeri davranışlar görülebiliyor. Gök gürültüsünden korkma bu örnekler arasında yer alıyor. Buna karşın uçak korkusu, yalnız kalamama ya da sosyal fobi durumlarında kişinin yaşamı ciddi biçimde etkilendiği için tedavi gerekiyor. Türklerin Beş Önemli Korkusu Klostro ve Agorafobi: Kapalı yerlerde veya kalabalıkta yalnız başına kalamama. Sosyal Fobi: Topluluk içinde bulunma ve yeni insanlarla tanışmaktan …

Devamı