Anasayfa » Klinik Psikoloji (sayfa 3)

Klinik Psikoloji

Kişiliğin gelişmesi ve davranış bozukluğu üzerinde araştırmaları yapan psikolojinin alt dalları arasında yer alır. Bireye kişilik gelişimi için yardım etmekte ve davranış bozukluğunu giderici gerekli araç, teknik ve yöntemleri geliştirmektedir.

Mutsuz Kişiler Dünyayı “Gri” Görüyor

Canınız sıkkın olduğunda dünya genelde bunaltıcı, kasvetli ve gri gözükür. Moralinizin bozuk olması mavi rengini algılayışınızı değiştirebilir. ‘Psychological Science’ dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre bir insanın duyguları ve renk algısı arasında doğrudan bir bağlantı var. “Renk, deneyimlerimizin en önemli parçalarından biri” diyen raporun başyazarı Rochester Üniversitesi’nden Psikolog Christopher Thorstenson, mutsuz insanların dünyanın ‘renksiz’ ve ‘gri’ olduğunu, mutlu insanların ise dünyanın ‘parlak’ ve ‘renkli’ olduğunu söylemesinin bir nedeni olduğunu anlattı. Işık Azalıyor Psikologlar, duyguların ‘düşük düzeyli görsel süreç’e etkisi olduğunu uzun zamandır biliyor. Görsel süreçte,beyinden gelen kimyasallar neyi nasıl gördüğümüzü etkiliyor. Üzüntü bu kimyasalın salgılanmasını azalttığı için retinaya giren ışığı azaltarak …

Devamı

Fobiler Hayat Kalitemizi Olumsuz Etkiliyor

İnsan yaşamının kalitesini düşüren fobiler çocukluk döneminde ortaya çıkmaya başlamakta olup yetişkinlik dönemlerinde ise ciddi şekilde artmaya devam etmektedir. Kişinin korku duyduğu durum veya nesneden kaçınması, görmezden gelmesi; kişisel sağlık problemleri,arkadaşlar ve aile gibi sosyal çevre ile sorunlar yaşaması, hatta okul başarısızlığı ve iş kayıplarına kadar gidebiliyor. Bir durum, eylem veya nesneden kişinin kaçınmak isteyecek derecede duyduğu korku olarak nitelendirilen fobi, 3 ana sınıfa ayrılıyor. Toplum önünde konuşmak, yeni kişilerle tanışmak, buluşmak veya diğer sosyal ortamlardan korkmak “sosyal fobi”, dışarıda olmaktan korkmak “agorafobi”, belli nesne veya durumlara karşı duyulan fobi ise spesifik korkular olarak tanımlanıyor. Psikiyatri Uzmanı Bora Telaferli, “Bilinen …

Devamı

Depresyonda Olan Yakınınıza Nasıl Davranmalısınız

Depresyondaki kişi çoğu zaman çevresindekiler tarafından anlaşılamıyor. Yorgun, bitkin olduğundan, hiçbir şeye karşı ilgi duymadığından çevresindekiler tarafından ‘tembellik’ ile suçlanabiliyor. Oysa depresyon irade sorunu değil. Tamamen hastalığın yarattığı bir durum. Bu durumdaki kişilere karşı daha dikkatli ve özenli davranmak gerekiyor. ‘Bir şeyin yok, kafana takma’ gibi cümleler kullanıldığında depresyondaki kişiler anlaşılmadıklarını düşünerek iyice içlerine kapanabiliyorlar. Hastanın yakınında olanların hastaya bir şey telkin etmeden onu nötr bir şekilde anlamaya, değerlendirmeye çalışması çok önemli. Yargılamadan, üzmeden konuşulmalı ve ‘Bir şeyin yok’ sözünü asla kullanmamalı. Eğer tedavi görüyorsa, mutlaka tedavi alması yönünde desteklemeliler. Eğer tedavi görmüyorsa, bir uzmandan yardım alması için cesaret vermeliler. …

Devamı

Fobiler Hayatımızı Ne Kadar Ekiliyor ?

Bunun en önemli nedeni fobilerin hastalık değil huy veya kişilik özelliği olduğunun düşünülmesi, tedavisinin olmadığının sanılmasıdır. Özgül fobilerde korkulan belirli ve bilinen bir durum veya nesne olduğu için hastalar kaçınma taktikleriyle sorunsuz bir yaşam şekli oluşturmuş olabilirler. Örneğin, kedi fobisi olan bir kişi evinde kedi besleyen arkadaşlarına gitmeyerek, kedilerin dolaşma ihtimali olan sokaklarda dolaşmayarak, nispeten rahat bir hayat sürebilir. Bazen hastalar belli bir yaşa gelinceye kadar özgül fobilerinin farkına varmamış olabilirler. Bunun nedeni, o fobik ortamla hiç karşılaşmamış olmalarıdır. Basit gibi görünen hayvan fobileri ağır olduklarında hayatı büyük oranda kısıtlayabilir, hatta evden çıkmamaya neden olabilir. Yükseklik korkusu olan kişi yükseğe …

Devamı

Panik Atak Nedir? Tedavi Yolları Nelerdir?

Panik atak, bir anda ortaya çıkan ve bireyi zora sokan bir endişe nöbetidir. Birey panik anında inanılmaz şiddetli duygular yaşar. Onun için dünya tam bir kabusa döner ve kişi muazzam bir felaket senaristi gibi görev yapmaya başlar. Dünyasının son bulacağına ve kimsenin ona yardım edemeyeceğine kişi kendisini ölesiye inandırır. Kendini gerçekleştiren kehanet dediğimiz durum bu hastalıkta açıkça görülür. Kişi paniğe girdiği farklı yerlerde atak yaşayacağına inanır ve sonrasında da ataklar kaçınılmaz olabilir. Panik Atağın Belirtileri Kalpte çarpıntı Terleme Nefes alamama Titreme Organlarında karıncalaşma hissetme Gözlerin kararması Bayılacağını, öleceğini düşünme vs. Panik Atağın Nedenleri Araştırmacılar panik atakta büyük ölçüde genetiğin rol oynadığına …

Devamı