Anasayfa / Psikoloji / Bilişsel Yaklaşım ve Akılcı-Duygusal-Davranışsal Yaklaşım Açısından Mükemmeliyetçilik

Bilişsel Yaklaşım ve Akılcı-Duygusal-Davranışsal Yaklaşım Açısından Mükemmeliyetçilik

Bilişsel-davranışçı yaklaşım kuramcıları mükemmelliyetçiliği, olumsuz otomatik düşünceler, akılcı olmayan (gerçek dışı) inançlar ve bunların davranışa nasıl yansıdığı üzerinde durarak açıklamışlardır.

Beck (1976)?e göre duygusal bozuklukların temelini, bireyin kendine, dünyaya ve geleceğe yönelik olumsuz düşünceleri (bilişsel üçlü) oluşturur.

Mükemmelliyetçiliğin temelinde de bilişsel hatalar bulunmaktadır.  Bilişsel hatalar kişinin düşüncelerindeki sistematik ve sürekli mantık hatalarıdır ve bunlar aşağıdaki gibi ifade edilmiştir;

Keyfi çıkarsama-irdeleme:  Geçerli ve somut bir dayanak olmaksızın olaylardan olumsuz sonuçlar çıkarma sürecidir.

Seçici Soyutlama:  Bir durumun bütününde bir ayrıntı üzerinde yoğunlaşarak daha önemli olan yanları görmezden gelmeyi, bütün yaşantıyı bu ayrıntıya dayanarak açıklamayı içerir.

Mutlakiyetçi İkili Düşünme:  Bütün yaşantıları iki uç kategoriden birine yerleştirme eğilimidir.

Abartma ve Küçültme:  Bir olayın önemini değerlendirmede yapılan yanlıştır.

Kişiselleştirme:  Bireyin, herhangi bir ilişkisi olmadığı halde kendisi dışındaki olayları kendine bağlama eğilimidir.

Aşırı Genelleme:  Tek bir olaydan yola çıkarak genel bir sonuca ulaşma eğilimidir.

Ellis de mükemmelliyetçiliği akılcı olmayan inançlar yaklaşımıyla açıklamaktadır.Bu inançlara göre,bireyin insanlardan saygı görmesi,değerli olabilmesi için her yönüyle yeterli, yetenekli olması; hiç hata yapmaması ve her şeyin üstesinden gelebilmesi gerekmektedir.Her türlü isteğini bir zorunluluk olarak gören birey,ulaşamadığı hedefler karşısında kendini engellenmiş hisseder;tam yapamadığı işlerden doyum sağlamaz.

Talepkarlık ve kendini derecelendirme, mükemmelliyetçileri betimleyen en belirgin özelliklerdir.Ellis (2002)?e göre, mükemmelliyetçiliğin oluşumunda önemli rolleri olan özellikle üç mantıksız inanç vardır.Bunlar,

  1. her yönden başarılı ve yeterli olma zorunluluğu düşüncesi,
  2. bazı işlerin yolunda gitmemesinin korkunç bir durum, felaket olduğu düşüncesi ve
  3. sorunların doğru, kesin ve mükemmel tek bir çözümü olduğu ve bu çözüm bulunamazsa sonucun felaket olacağı düşüncesidir.

Antony ve Swinson (2000) ise, Ellis?in bu yaklaşımından etkilenerek mükemmelliyetçilerin özelliklerini aşağıdaki gibi ifade etmişlerdir.

?Ya hep ya hiç? Düşüncesi:  Olayları, doğru ve yanlış arasında pek çok derece olabileceğini düşünmeden, sadece doğru ya da yanlış olarak görme eğilimindedirler.

Süzgeçten Geçirme:  Olumsuz ya da önemsiz ayrıntıları abartma eğiliminde bulunarak seçici davranırlar.Bu durum, olumlu-önemli bilgilerin göz ardı edilmesine neden olmaktadır.

Zihin Okuma: İnsanların, zihinlerini okuduklarını; genellikle de kendileri hakkında olumsuz yargılar edinebileceklerini düşünürler.

Tünel Bakışı: Ayrıntılara fazlasıyla dikkat etmeleri nedeniyle genel durumu gözden kaçırırlar.

Kişisel Duyarlılık: Genellikle beğenilme isteğiyle başkalarının düşüncelerine aşırı önem verirler.

Felaket Olacağını Düşünme: Olumsuz olayları üstesinden gelemeyecekleri felaketler olarak nitelendirerek kaçma davranışında bulunurlar.

Aşırı Katı Standartlar ve Esnek Olamama: Daha azına razı olmayı başarısızlık olarak değerlendirerek beklentileri, hedefleri esnetme konusunda güçlük yaşarlar.

Aşırı Sorumlu Hissetme ve Kontrol Gereksinimi: Çevrelerindeki insanların hata yapmalarından ve zarar görmelerinden kendilerini sorumlu tutarlar; onların davranış ve düşüncelerini kontrol etmenin gerekliliğine inanırlar.

Zorunluluklar: İşlerin nasıl olması gerektiği konusunda kendilerine kurallar koyarlar; bu kuralları bozduklarında da suçluluk ve yetersizlik yaşarlar.

Başkalarına Güvenme Güçlüğü: Bir işi yaparken başkalarına görev verme ya da iş paylaşımı konusunda güçlük yaşarlar.

Uygun Olmayan Toplumsal Karşılaştırma: Kendilerini sürekli diğer insanlarla karşılaştırırlar ve bunun sonucunda da daha fazla olumsuz duygu yaşarlar.

Antony ve Swinson (2000), inançların, beklentilerin ve yorumların davranışları etkilediğini belirtmiş; davranış ve düşünce arasındaki ilişkinin karmaşıklığına dikkat çekmişlerdir.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Rüyanızda Gördüğünüz Renklerin Anlamları

Hemen hemen herkesin gördüğü hayali dünyadan yaşam kesiti olarak bilinen rüyalar, bu hayali dünyada  gördüğümüz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir