Anasayfa / Aile / Evlilik / Bilişsel-Davranışçı Aile Danışmanlığı Kuramı

Bilişsel-Davranışçı Aile Danışmanlığı Kuramı

Davranışçılık yardım mesleklerinde en eski yaklaşımlardan birisidir. Davranışçılık akımı, 1970’lerde bilişselcilerden etkilenmiş ve bu akım birleşerek bilişsel davranışçı danışma ortaya çıkmıştır.Bilişsel-davranışçı aile danışması oldukça yeni bir uygulama olmasına rağmen, görüşlerini bilişsel-davranışçı kuramdan alır. 1970’lerden sonra bilişsel-davranışçı yaklaşım çiftlere ve ailelere uygulanmak için yoğun çaba harcanmıştır.

Davranışçı yaklaşımın uygulamaları uzunca bir süreden beri devam etmekle birlikte aile danışmanlığında son 20-25 yıldır kullanılmaya başlanmıştır.Bilişsel yaklaşıma bağlı danışmanlar danışanlarının düşünce kalıplarım, inançlarını ve tutumlarını değiştirmeye çalışırlar. Çünkü onlara göre davranışların değişimi için bunlar gereklidir. Davranışçı yaklaşıma bağlı danışmanlar ise spesifik davranışların değişimi için uğraşırlar. Objektif olarak ölçülebilen, gözle görülür olaylarla ilgilenirler. Davranışçı yaklaşım içgörü istemez veya düşünce ve tutumların değişimi ile ilgilenmez. Semptomlar güncel bir problem olarak algılanır.

Bilişsel yaklaşımın öncüleri Albert Ellis, Aaron Beck ve Victor Raimy’dir. Davranışçı yaklaşımın en önemli öncüleri John Krumboltz, Cari Thoreson, Joseph Wolpe, Gerald Patterson ve Arnold Lazarus’dur. Birçok davranışçı danışman çalışmalarını ve teorik temellerini Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramından almışlardır.

Bu yaklaşıma göre ailedeki bir problem aslında yanlış öğrenmelerden kaynaklanır. Yanlış öğrenmeler çeşitli öğrenme yollan ile giderilebilir (Gabrill, 1981).Son yıllarda davranışçılar insan insana etkileşimde bilişsel faktörlerin önemini kabul etmişlerdir. Geçmişe oranla bugün davranışçılar insanların ne içsel çatışmalar ne de dış güçler tarafından yönlendirildiğine inanırlar. Bunun yerine bilişsel faktörlerin de (düşünme ve seçim yapma yeteneği) hesaba katılması gerektiğini savunurlar. Önceleri istenmeyen davranışın ortadan kalkması için çevre koşullarının değişmesi gerektiğini savunan davranışçılar, şimdi ise davranışların değişmesi için kendi kendine düzenleme (self-regulation) ve kendi kendine yönlendinne (self-direction)’in önemini vurgularlar. Bilişsel-davranışçı danışma yaklaşımı insanın şimdiki düşünce kalıplarını etkileyerek düşünce ve hareketlerini değiştirmeye çalışır.

İnsanlar kendi davranışlarını değiştirebilir veya ayarlayabilirler. İnsanların sembolik düşünme kapasitesi vardır ve hareketlerini düzenlemeleri için onları esnek tutarlar.Bu yaklaşıma göre insanlar çocukluğunda kendisi ve çevresi hakkında bazı değer yargıları edinir. Çocuğun sevilme, korunma ve saygı görme ihtiyacı,büyüme, gelişme, iyi bir insan olarak yaşama eğilimi vardır. Çocuk bu ihtiyaçlarını doyuran yetişkinlerin değerlerini kolayca benimser ve özümler.Çocuğa kusursuz olması gerektiği, aksi halde sevilmeyeceği söylenmişse çocuk bunu hiç eleştirmeden evrensel bir doğru olarak kabul eder. Ancak bu beklentiyi her durumda karşılayamadığında kendisini değersiz, yetersiz ve suçlu olduğunu düşünür ve kaygıya kapılır. Çünkü düşünceleri duyguları etkilemektedir. Benliği yıkıcı düşünceler ise yine benliği yıkıcı duygulara yol açmaktadır (Kuzgun, 1988).

Akılcı duygusal yaklaşım, aile üyelerinin mantıksız inançlarının duygusal rahatsızlıklara neden olduğunu fark
etmelerine yardım eder.Akılcı-duygusal aile danışmasının amaçlarını şöyle sıralayabiliriz:
1. Aile üyelerine diğer aile üyelerinin söylediklerini fazla ciddiye almamalarını öğretme.
2. Başkalarının aile içinde nasıl hareket etmesini istiyorsa ona göre de kendilerinin de kesinliklerinden (katılıklarından) vazgeçmelerine yardımcı olma.
3. Aile üyelerinin duygularını yaşamalarına için cesaretlendirme. Bu duygulardan ortaya çıkan enerjileri kullanarak başka aile üyelerinden istediklerini sormaları ve yapmaları için onlara yardım etme.
4. Aile üyelerinin mantıksız inançlarının farkına varmalarına yardımcı olma ve onların bu inançları nasıl bırakacaklarını öğretme
5. Danışanların kendi mantıksız inançları ile mücadele edebilmeleri için birkaç bireysel danışma tekniğini öğretme.
6. Danışanlara daha etkili çatışma çözme becerilerini öğretme.
7. Danışanlara kendilerini sıkıntıya sokmadan aileleri ile nasıl ilgileneceklerini öğretme.

Sosyal öğrenme kuramı psikoloji alanında yaklaşık 30 yıldır geniş bir yer tutarken, bunun aile danışmasmdaki yeri oldukça yenidir. Sosyal öğrenme kuramı, aile de dahil olmak üzere birçok değişik popülasyonlarda etkili bir şekilde uygulanmış olması nedeniyle aile danışmanlığında gittikçe fazla önem görmeye başlamıştır. Sosyal öğrenme kuramı ailenin çeşitli evrelerinde nasıl etkilendiklerini ve karşılıklı nedensel kalıpları nasıl geliştirdiklerini göstermeye çalışır. Tipik evreler şunlardır:Flört, evlilik, çocuklar, ikamet yerleri, meslek değişimleri,okulda çocuklar, sosyo ekonomik düzeydeki değişmeler,çocukların evden ayrılması ve emeklilik. Bu evrelerin her birinde fonksiyonelsiz davranışların gelişme potansiyeli mevcuttur ve eğer bunlar düzeltilmezse bu fonksiyonelsizlik bir sonraki evreye geçer. Genellikle problemin nedenleri şunlardır:

Eşler arasında uygun aile becerilerinin yetersizliği Dış çevredeki değişimler Aile üyelerinin birbirine karşı pekiştireçleri azaltmaları,alışılmış tepkileri sürdürmeleri.Sosyal öğrenme kuramına dayalı danışmanların temel görevleri problemi a-naliz etmek, uygun müdahaleleri planlamak ve değişimi değerlendirmektir.Danışman’m ihtiyacı olduğu temel beceriler şunlardır:
1. Davranışı inceleme,
2. İlişki kurma,
3. Yapılama,
4. Özetleme,
5. Yorumlama,
6. İçeriği yansıtma.
Buna ek olarak danışmanların davranışı değerlendirme becerilerinin olması gerekir.Davranışları değerlendirme şunları içerir:

  • Problemli davranışa neden olan çevredeki değişkenleri belirleme
  • Problemli davranış hakkında kişilerin duygu ve düşünceleri gibi var olan faktörleri keşfetme
  • Bireylerin olaylar karşısında nasıl tepkide bulunduklarını belirleme
  • Problemli davranışın sıklığını artıran pekiştireçleri ortaya çıkartma

Düzenleyici süreçte danışman aile üyelerine şu becerileri kazandırabilir:
1. Problemli davranış uygun olarak nasıl görmezlikten gelinebilir.
2. Doğal ve mantıklı nedenler nasıl daha etkili kullanılabilir.
3. Davranış olasılıkları nasıl oluşturulur.
4. Geçici olarak, aile üyelerini pekiştirici bir çevreden pekiştireçlerin olmadığı bir çevreye nasıl çekilebilir.
5. İşbirliği yapmayan aile üyelerine nasıl görev verilir.
6. Eğer yukarıda saydığımız işlemler işe yapamazsa,aile üyelerinin imtiyazlarına nasıl el konulur.
Güçlendirme sürecinde aile üyeleri genellikle şöyle eğitilir:

  • Diğer insanlara nasıl dikkat edilir.
  • Sosyal ödüller nasıl verilir.
  • Kucaklama ve dokunma gibi bedensel ilgi nasıl verilir.
  • Nasıl birlikte zaman geçirilir ve bunlar nasıl planlanır.
  • Ailenin aktiviteleri arasında nasıl eşitlik sağlanır.
  • Ödüller ve diğer hususlar nasıl kullanılır.

Danışma Süreci ve Teknikler

Davranışçı aile danışmasının amacı, özgül davranış modellerini ailenin arzuladığı biçimde değiştirmektirDavranışçı aile danışmasını diğer yaklaşımlardan ayıran başlıca öğeler şöyle sıralanabilir:

  • Davranışçı aile danışması sorunların çıkış noktasından çok, devam etmesindeki faktörler ve normal olmayan davranışlarla ilgilenir.
  • Sınırlı ve özgül amaçlara yöneliktir.
  • Sosyal öğrenme ilkelerinden yararlanır.
  • Kendi kendine yönetme (self-management) ve kendi kendini güçlendirme (self-reinforcement) ilkelerine dayanır (Öztürk, 1981).

Davranışçı aile danışmasının aile üyelerine kazandırmayı istedikleri amaçlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:

1. Başkalarının ne istediğini açıkça ve direkt olarak sorma
2. Olumlu ve olumsuz dönütleri hem vermeyi hem de Başkalarının ne istediğini açıkça ve direkt olarak sorma
3. Benliği yıkıcı davranışları veya düşünceleri fark edebilme ve bunlara meydan okuma
4. Saldırganlaşmadan kendine güvenme ve iddialı olmayı öğrenme
5. Suçluluk hissetmeden konuşabilme
6. Olumlu benlik disiplini metodlarını geliştirme(düzenli, egzersiz, kontrollü yemek yeme gibi).
7. İletişimi ve sosyal becerileri öğrenme
8. Ailedeki çeşitli probleme çözüm getirmek için çatışma çözme stratejilerini öğrenme.
Bilişsel yaklaşımın iki genel amacı şudur:
1. Kendini suçlamayı (aşağılamayı) azaltma,
2. Başkalarını suçlamayı azaltma. Bu iki genel amacın sonucunda spesifik çıktıkları şöyle sıralayabiliriz:
1. Başkalarının hakkına saygı gösterme
2.Kendini yönetme, bağımsızlık ve sorumluluk
3. İnsan hatalarını anlama ve hoşgörülü olma
4. Yaşamın bilinmeyenlerini kabul etme
5. Değişime karşı esnek ve açık olma
6. Dışarıdaki bazı şeyleri yüklenme
7. Yeni şeyleri denemek için gönüllü olma ve risk üstlenme
8. Kendini kabul etme.

Bilişsel-davranışçı aile danışmasında aile bireyleri arasındaki anlayışı geliştirmeyi amaçlayan birlikte görüşmelerle tedavi edilirler. Burada ana fikir, her kişinin ailenin diğer bireylerinden en çok ne istediğini ve karşılığında ne vereceğini belirtmesi gereğidir (Gelder, 1989).Bilişsel / davranışçı aile danışması bazı evrelerden oluşur:
? İlişki Kurma Evresi:
? Evlilik Evresi: Bu evrenin iki önemli özelliği vardır:

1.Aile üyeleri arasındaki iletişim becerilerini güçlendirmek,
2.Danışma sürecinde yazılı bir danışma sözleşmesi
? Ayrılma Evresi:
Aile ile ilk buluşma sırasında aşağıdaki hususlar gerçekleştirilmelidir:
1. İletişim problemlerinin ve bunların oluşturduğu şartların açık bir tanımlamasının yapılması
2. Aile etkileşimini olumsuz bir şekilde etkileyen davranışların sıklığı, süresi, boyutları ve hangi işlevleri
engellediğini belirleme
3. Problem davranışı devam ettiren, azaltan veya artıran faktörlerin belirlenmesi
4. İstenmeyen davranışı değiştirebilmek için kullanılabilecek bireysel ve çevresel kaynakları belirleme
5. Aile üyelerinin danışmaya ilişkin amaçlarını belirleme
6. Amaçlara başarılı bir şekilde ulaşabilmek için kolaylaştırıcı ve engelleyi ci faktörlerin belirlenmesi.
7. Bilişsel-davranışçı aile danışmasında, ailede değişim meydana getirmek için öğrenme teorilerinin teknikleri kullanılır. Orijinalinde bireylerle kullanılan teknikler ailelere uyarlanır. Tekniklerin çoğu birlikte kullanılarak, aile üyelerinin bireysel olarak veya hep beraber istenilen davranışları nasıl algılayacaklarını ve onaylayacaklarını öğrenirler.

Bilişsel-davramşçı aile danışmasında danışmanların rolü bir eğitici gibidir. Danışmanlar aileye kendi ilişkilerini nasıl değerlendireceklerine ilişkin model olurlar.Danışmanlar ailede değişimi başarabilmek için bilişseldavramşçı stratejilerden ve kendi kaynaklarından faydalanırlar. Sıklıkla kullanılan tekniklerin bazıları şunlardır:
? operant şartlanma,
? klasik şartlanma,
? antrenörlük (coaching)
? söndürme (extinction),
? olumlu pekiştirme,
? mukabele (Quid pro quo),
? karşılılık (reciprocity),
? sistematik duyarsızlaştırma,
? dışlama (time out),
? tablolaştırma (charting),
? premack ilkesi,
? ilgilenme günleri (caring days),
? iletişim becerisi eğitimi,
? kontrat -yapma,
? karar verme becerileri,
? mantıksız düşünceleri tartışma,
? düşünce durdurma,
? kendini eğitme eğitimi,
? model olma ve rol oynama.

Bilişsel-davranışçı aile danışmanları özellikle aile üyelerinin bilişlerini ve hareketlerini değiştirmeye çalışırlar.Bunun için danışmanlar çok zaman harcayarak, problemleri aile ile tartışırlar. Bilişsel-davranışçı aile danışmanı olabilmek için, kullanılan spesifik stratejileri aktif olarak planlamak ve uygulamak gerekir.Terapötik müdahaleler çok büyük enerji gerektirir.Bilişsel-davranışçı aile danışmasıüç uygulama alanında yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu uygulama alanları şunlardır:
1. Davranışçı evlilik danışması
2. Davranışçı ebeveyn eğitimi
3. Cinsel danışma

Güçlü ve Sınırlı Yanları

Bilişsel-davranışçı aile danışmasının güçlü yönlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Danışman, danışma sürecinin aktif bir üyesi konumundadır ve aileye davranışlarıyla model olabilir.
  • Gözle görülebilir davranışlar üzerinde durması ve yazılı bir kontrat yapmasından dolayı danışanlar, danışma sürecinin hedeflerini ve bunun doğrultusunu kolayca anlayabilirler.
  • Bu yaklaşımda, eğer bir teknik danışma sürecinde etkili olmuyorsa, daha etkili bir başka tekniği planlama fırsatı vardır.
  • Çok sayıdaki danışanlara, etkili bir şekilde uygulanabilen yöntemlerinin olması yaklaşımın güçlü yönleri arasındadır.
  • Öğrenme teorilerinin ilkelerini etkili bir şekilde öğrenen ebeveynler, bunu diğer problemlerine de kullanabilirler.
  • Bu yaklaşım, sürekli değişim halindedir. Ebeveyn eğitimiyle başlayan yaklaşım, ailenin bir sistem olduğuna odaklanmıştır.
  • Kısa süreli sürecinin olması, yaklaşımın bir diğer güçlü yönüdür.
  • Bilişsel-davranışçı aile danışması, anormal davranışlara medikal tedaviyi red eder. Çünkü bu yaklaşıma göre, birçok problem kişisel, sosyal veya iş ilişkilerindeki yetersizliklerden kaynaklanır. Bu nedenle, yetersiz kişilerin eğitime ihtiyacı vardır. Problemin biyolojik veya medikal nedenlerine zaman ayrılmaz. Ayrıca, bireylerin geçmiş hikayesini almak için de zaman ayrılmaz, hemen probleme odaklanır.

Bilişsel-davranışçı aile danışmasının sınırlı yanlarını da şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Diğer yaklaşımlara göre bilişsel-davranışçı aile danışması daha az sistemlidir. Bu yaklaşımın temel aldığı öğrenme teorisi, ailelerde doğrusal değişim sağlar ancak bu bütün ailenin değişimden yararlanmasına engel olur.
  • Bu yaklaşımı benimseyen aile danışmanlarının bazıları, duygu gibi davranışın etkili parçalarına odaklanmamışlardır. Bunun yerine, öncelikle davranışlara, ikinci olarak düşüncelere bakarlar. Bu nedenle, danışma sürecinde bazı üyeler uygun şekilde hareket ederler ancak farklı birşey hissetmezler. Bazı vakalarda etkili olabilen bu yaklaşımın bedeli, duygu ve düşünceleri yadsımasıdır.
  • Bazı danışmanlar uygulamalarda katı olmaları gerektiğine inanırlar. Onların sponton olmamaları ve tekniklere bağlı kalmaları, aile ile kurdukları raportu kaybettirebilir. Bazı vakalarda, hem danışman hem de aile endişelendikleri için danışmaya son verebilir.
  • Bilişsel-davranışçı aile danışmanlarının, ailenin geçmiş hikayesini almaması onların aile dinamiklerini ve aile kalıplarını anlamamalarına neden olur.
  • Bir diğer sınırlı yanı da, yaklaşımın aile içgörüsü yerine aile hareketine ö-nem vermesidir. Bu şekilde değişim sağlayabilir ancak aile üyelerinin kavrayışları değiştirilemez.Örneğin, ebeveynler birçok teknik kullanarak çocuklarının davranışlarını değiştirebilirler ancak çocuklarının hatalı davranışlarının nedenlerini kavrayamazlar.
  • Yaklaşımın semptomlara çok fazla odaklanması ve problemin altında yatan nedenleri önemsememesi eleştirilmektedir.
  • Bilişsel-davranışçı aile danışması oldukça yönlendiricidir. Etik kurallara uymayan danışmanlar hastayı kendilerine göre yönlendirebilirler.
  • Bu yaklaşımın sınırlı yanlarından birisi de, danışma sürecinde birbirleriyle bütünleşmeyen çok fazla sayıda tekniğinin olmasıdır.
  • Bu bölümde, bilişsel-davranışçı aile danışması yaklaşımından etkilenen fonksiyonel aile danışması üzerinde durulmuştur.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Sosyal Medya Ne Kadar Güvenli?

Bilişim teknolojisindeki hızlı gelişmeler sanal ortamdaki güven sorununu da beraberinde getirdi. En basitinden Faceb**k gibi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir