Anasayfa / Psikiyatri / Başlıca Psikolojik Problem Alanları II

Başlıca Psikolojik Problem Alanları II

Günümüzde sıkça görülen psikolojik problemlere ilişkin kısa kısa bilgiler

Kaygı Bozuklukları

Belirlenebilir bir olayla, nesneyle, vb. orantılı olmayan tedirginlik, kaygı, korku vb. gibi olumsuz duygularla tanımlanan ve kişinin sosyal ve iş hayatında bozulmalara yol açan bir ruhsal rahatsızlık kategorisidir.

Kişilik Bozuklukları

Uzun dönemli, şiddetli ve dirençli düşünce ve davranış kalıplarıyla karakterize olmuş zihinsel bozukluklar sınıfıdır. Kişilik bozukluklarının tanımlanması ve kategorize edilmesi zordur. Kökeni kalıtsal veya çevresel olabileceği gibi, hem kalıtsal hem de çevresel olabilir. Kişisel bozuklukların tanımında kişinin içinde bulunduğu kültürel ve sosyal ortam çok önemlidir. Bir durumun kişilik bozukluğu olarak teşhis edilmesi için kişisel ve/veya sosyal yaşamında önemli oranda sıkıntı ve bozukluğa yol açacak bir davranış düzeni bulunmalıdır. Pasif-Agresif Kişilik Bozuklukları / Antisosyal Kişilik Bozukluğu / Histriyonik Kişilik Bozukluğu / Paranoid Kişilik Bozukluğu / Şizoid Kişilik Bozukluğu / Şizotipal Kişilik Bozukluğu / Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu / Narsistik Kişilik Bozukluğu / Çekingen Kişilik Bozukluğu / Bağımlı Kişilik Bozukluğu / Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu …gibi farklı alt başlıkları vardır.

Konversiyon Bozukluğu

Konversiyon bozukluğunu bilinen bir nörolojik veya tıbbi hastalıklarla açıklanamayan bir veya daha fazla nörolojik semptomun (örn. paralizi, körlük, parasteziler) bir arada olması ile karakterize bir bozukluk olarak tanımlanır. Ek olarak, tanı için semptomların başlangıcı veya alevlenmesi psikolojik etkenlerle ilişkili olmalıdır. Felçler, körlük ve mutizm en sık görülen konversiyon bozukluğun semptomlarıdır.Konversiyon bozukluğunda özellikle uzuvlara ait anestezi ve paresteziler sık görülür.Semptomları olan hastalar nadiren düşer ve genellikle yaralanmazlar.

Majör Depresif Bozukluk

Depresyon, çökkün duygu durumudur. Çökkün duygu durumu ve kişinin daha önce ilgilendiği etkinliklerden ilgisini çekmesi, artık zevk alamaması, depresyonun önemli belirtileridir. Depresyondaki bir kişi ümidini kaybetmiştir; kendisini ve içinde bulunduğu çevreyi bomboş, anlamsız, zevksiz,değersiz hissedebilmektedir. Bu durum ruhsal bir acı gibi tanımlanabilir. Kişiler artık ağlayamadıklarından yakınmaktadırlar. Enerji kaybı, okul ve işte başarısızlıklar, sorumlulukları yerine getirememe, yeni işlere girişmekte isteksizlik, uykusuzluk, sabah erkenden uyanma, gece uykunun bölünmesi ve sorunları akıldan çıkartamama, cinsel alışkanlıklarda değişiklikler ve iştah değişiklikleri sıklıkla görülür. Bazen kişiler yaşamı ve kendilerini değersiz hissedebilirler, ölümü, kendilerine zarar vermeyi düşünebilirler. Bu da depresyonun ve çökkün duygu durumunun bir belirtisidir.Depresyon tedavi edilebilen bir durumdur. Tedavi sonrasında kişiler bu duygu ve düşüncelerinde düzelmeyi yaşamaktadırlar.

Mani

Mani, kişinin kendisini olağanüstü iyi hissettiği bir hastalık tablosudur. Maniye girmiş kişi (yani ‘manik’ hasta) son derece neşelidir. Güler, şarkılar söyler, herkesle sohbet eder. Hatta genellikle etrafına neşe saçar. Manik hastanın uyku ihtiyacı azalır. Mesela günde üç saat uyur, ama son derece zinde, dinç olarak uyanır. Manide iştah artar. Kişi genellikle hayatında hiç olmadığı kadar yemek yer. Manide insan son derece enerjiktir. Yerinde duramaz, sürekli gezer, koşuşturur, bir an durup dinlenme gereği duymaz. Manik hasta kendisini oldukça güçlü, zeki, önemli, güzel hisseder. Her şeyi başarabileceğine inanır.

Obsesif-Kompülsif Bozukluk

Bunaltı yaratacak ve kişinin normal işleyiş yetisini, çalışma düzenini, sosyal etkinliklerini veya ilişkilerini bozacak şiddette tekrarlanan saplantılar (irade dışı gelen, bireyi tedirgin eden, bilinçli çaba ile kovulamayan, inatçı biçimde yinelenen düşüncelerdir) ve zorlantılarla (çoğu kez saplantılı düşünceleri kovmak için yapılan, irade dışı yinelenen hareketlerdir) tanımlanır.

Otistik Bozukluk

(Kelime anlamıyla kendine dönük) Kişinin düşüncelerinin, duygularının ve arzularının dünyayı kendi algılayış biçimine göre belirlenmesidir. İç gerçekliği dış gerçeklikle bağdaşmaz ve kişi şeyleri başkalarının da paylaştığı gerçeklik temelinde değil, kendi arzularının, fantazilerinin, hayallerinin ve ümitlerinin ışığı altında değerlendirir. Bu tanımıyla patolojik (hastalıklı) bir anlam taşır. Bu anlamıyla otizm, tipik olarak yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan ve sosyal anlamda çevreye tepkisizlikle, sözlü veya başka türlü iletişim güçlükleriyle, içe kapanmayla, gerçeklikten uzaklaşmayla, aşırı nesne bağımlılığıyla, monoton, tekrarlamalı, sterotipik hareketlerle tanımlanan gelişimsel, nörolojik bir rahatsızlıktır.

Panik Atak

Panik atak ansızın ve beklenmedik bir şekilde beliren, yoğun kaygı, bunaltı, sıkıntı ve gerilim içeren bir durumdur. Bu yoğun duygu durumunu deneyimleyen kişi çoğunlukla hayatta kalmayacağı, kalp krizi geçirdiği veya nefes alamadığına inanır. Panik ataklar çoğunlukla 30 dakika sürerken bazıları 15 saniye bile olabilir. Yapılan çalışmalar panik atak geçirme riski ile kalıtımsal bazı etkenler arasında bağlantı olduğunu açığa çıkarmıştır. Ek olarak, alkol, madde veya ilaç kullanımı ve travmatik olaylar panik atak için olası sebepler arasındadır.

Parafili

Parafililer genellikle tekrarlanan ve kişiye üzüntü veren özel cinsel fanteziler, yoğun cinsel dürtüler ve uygulamalar ile karakterize cinsel bozukluklardır.

Paranoya

Son derece sistemli, inatçı, kalıcı kuruntular, kuruntulu kıskançlık, kuşkuculuk, güvensizlik, kavgacılık, vb. özelliklerle tanımlanan ve net, tutarlı düşünme eşliğinde gelişen psikotik bir rahatsızlıktır. Kuruntular sinsi bir tarzda gelişir ve zamanla ussal ve tutarlı bir inanç sistemine dönüşür.

Pedofili

Pedofili için en azından 6 aylık bir süre içerisinde 13 yaşında veya daha küçük çocuklara karşı tekrarlayıcı şiddetli cinsel istekler veya uyarılmalar olması gerekir. Pedofilili kişi en azından 16 yaşındadır ve en az kurbandan 5 yaş daha büyüktür. Çocuklarda sarkıntılıkların büyük bölümünü cinsel organların okşanması veya oral seks içermektedir. Pedofili vakalarının çoğunda kişilerin alkollü olduğu saptanmıştır.

Rett Bozukluğu

Doğumdan itibaren yaşamın ilk 6-7 aylık döneminde normal bir gelişim gösteren, ancak 1.5-2 yıl içinde ağır bunama, otizm, elleri amaçlı olarak kullanma yetisinin kaybedilmesi, kafanın gelişmemesi, epilepsi, konuşma bozukluğu, spastik kısmi felç gibi semptomlarla kendini hissettiren X-bağlantılı baskın kalıtsal bir gelişim bozukluğudur. Bu bozukluk sadece kız çocuklarda gözlenir, çünkü hastalık erkek çocuklarda öldürücüdür.

Şizofreni

Şizofreni, insanın düşünce, duygu ve davranışlarında, kendisinin ve çevresindekilerin yaşantısını önemli ölçüde etkileyen birtakım değişikliklere sebep olan bir rahatsızlıktır.Şizofreni, basitleştirerek söylersek insanın düşünce, duygu ve davranışlarında, kendisinin ve çevresindekilerin yaşantısını önemli ölçüde etkileyen birtakım değişikliklere sebep olan bir rahatsızlıktır. Bu değişiklikler geçici ya da kalıcı olabilir. Kişiliğin parçalanması, dış dünyayla olan bağların kopması, gerçeklik duygusunun kaybolması ve içeyönelik (otistik) düşünce yapısının yerleşmesiyle kendini belli eden bir psikoz durumu olarak da tanımlanabilir.

Somatoform Bozukluklar

Somatoform bozukluklar uygun bir değerlendirme ile açıklanamayan fiziksel semptomları (örneğin; ağrı, bunaltı, gibi) içeren bozukluklar grubudur. Bu bozukluk kroniktir (semptomları yıllardan beri vardır ve 30 yaşından önce başlamıştır) ve önemli derecede psikolojik sıkıntılar, sosyal ve mesleki işlevselliğin bozulması ve aşırı tıbbi yardım arama davranışı eşlik eder.

Travma

Duygusal, fiziksel ya da zihinsel olarak maruz kalınan, ciddi boyuttaki sarsıntı-stress’dir. Diğer bir değişle, kişiye zarar veren darbedir. Tutarsız ve sağlıksız davranışlara ve de sarsılmış bir psikolojik duruma sebep olabilir. Travma tek bir olaydan kaynaklanabileceği gibi, tekrar eden durumlar sonucunda da oluşabilir. Bir deneyimi travmatik yapan ana özellik, deneyimi yaşayan kişinin baş edebilme becerilerinin ötesine geçmesi ve bu nedenle kişinin değer yargılarını ve hayata bakış açısını sarsmasıdır.

Uyku Bozukukları

Uyku bozukluklarını başlıca 4 semptom belirler; İnsomnia, hipersomnia, parasomnia ve uyku-uyanıklık düzeni bozukluğu. İnsomnia; uykuyu başlatmak veya sürdürmekte güçlük olması durumudur. İnsomnia geçici veya sürekli olabilir. Hipersomnia; aşırı uyku uyuma ve aşırı gündüz uykululuğu (somnolans) ile kendini gösterir. Somnolans terimi uykulu olma yakınması, uyanık olunan dönemlerde uykuya dalma eğilimi, uyku ataklarının oluşması ve uyanıklığı sürdürememe için kullanılmaktadır; fiziksel, yorgun ve bitkin bireyler için kullanılmamalıdır. Son çalışmalara göre, hipersomniadan sorumlu en yaygın durumlar, uyku bozuklukları merkezlerinde tüm gece kaydı yapılarak değerlendirilen uyku apnesi ve narkolepsidir. Parasomnia; uyku sırasında aniden ortaya çıkan veya uyku uyanıklılık eşiğinde oluşan alışılmadık ve istenmeyen durumdur. Uyku-Uyanıklılık Düzeni Bozukluğu; uykunun istenilen sirkadiyen periyotdan sapmasını içerir. Yaygın semptom, hastaların istediği zamanda uyuyamaması ve başka bir dönemde uyumasıdır. Pratikte başlangıç yakınması sıklıkla insomnia veya somnolanstır.

Vajinismus

Vajinismus vajinanın dış 1/3’ündeki kasların istemsiz kasılmasıdır ki bu penisin girişine ve cinsel ilişkiye engel olur. Bu yanıt jinekolojik muayene sırasında, spekulum vajinaya yerleştirilmeye çalışırken de oluşabilir. Bazı kadınlarda ilk cinsel ilişki sırasında ağrı veya ağrı beklentisinin olması vajinusmusa neden olur. Cinsel ilişkiyi günah olarak nitelendiren katı dini eğitim de bu vakalarda sıklıkla saptanmıştır. Bazı kadınların ise ikili ilişki sorunları vardır; kadın, partneri tarafından duygusal olarak kötüye kullanıldığını hissediyorsa, sözel olmayan yolla tepki gösterebilir.

Yaygın Gelişimsel Bozukluk

Genellikle nedeni bilinmeyen nörolojik rahatsızlıklardan oluşan büyük bir gelişimsel bozukluklar grubudur. Dili kullanma ve anlama yetisi, toplumsal beceriler, dikkat, algı, gerçeklik testi, hareket yeteneği gibi ruhsal işlevlerin çoğunda ağır kötüleşmeler ve çarpıtmalar içeren ve çocukluğun erken dönemlerinde kendini hissettiren bu rahatsızlıklar arasında otistik bozukluk, Rett bozukluğu, Dezintegratif bozukluk ve Asperger bozukluğu bulunur. Bu tür rahatsızlığı olanlar ayrıca sıklıkla uyarıcılara olağandışı yollardan tepki verir, sürüp giden sterotipik etkinliklere kendini kaptırır ve çevresinde veya gündelik rutinlerinde değişikliğe direnir.

Hakkında İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?

Zorlayıcı, davetsiz düşüncelerin hastalarda tekrarlayıcı, adet edinilmiş hareketlerin oluşmasına neden olması ve bunların günlük yaşamı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir