Anasayfa / İdris Gündüzalp (sayfa 20)

İdris Gündüzalp

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

Konuşma Bozuklukları Öğrenmeyi Engelliyor

En geç 3 yaşına kadar konuşma gelişimini tamamlaması gereken çocuklarda farklı gerekçelerle ortaya çıkan konuşma bozuklukları zamanla konuşma kaygısı, sosyal fobi ve okul fobisine dönüşebiliyor. İnsanın konuşmaya doğuştan programlandığını, içinde bulunduğu toplumun sembollerini kullanarak dil gelişimini tamamladığını ifade eden Arslan, gelişimin tam ve zamanında olabilmesi için çocuğun önce işitmesi, yeterince sözlü konuşma duyması ve söz üretebilmesi gerektiğini kaydetti. Kişinin söz üretebilmesi için de sesleri doğru algılaması ve konuşma organlarını düzgün kullanabilmesinin şart olduğunu belirten Arslan, konuşma bozukluklarının çeşitlilik gösterdiğini, sınıflandırmanın nörolojik ve fizyolojik açıdan da yapılabileceğini sözlerine ekledi. Arslan, konuşma bozukluklarının gecikmiş konuşma, artikülasyon bozukluğu, özgün konuşma ve kekemelik olduğunu …

Devamı

Medya Çocukların Bilinçaltına Hükmediyor

Reklamlarda, sinema ve televizyondaki subliminal mesajlara dikkat!. Çocuk zihinlerinin bu tür mesajlarla gereksizce doldurulmasının engellenmesi konusunda ailelerin dikkatli olması gerektiğini belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, görüşlerini paylaşıyor. İnsan beyninin günümüzde daha yakından tanınır hale gelmesi ve ilerleyen teknolojinin de etkisiyle düşünce gücü etkinliğini artırıyor. Düşünce gücünün etkisinin artmasıyla birlikte, subliminal mesajlar dediğimiz yöntemle hedef kitleye ulaştırılmak istenen mesajlar kişinin algısı dışında bilinçaltına iletilebiliyor. Reklamlarda, sinema ve televizyonda sıklıkla kullanılan bu yöntem, en çok da zihinsel anlamda yetişkinler kadar gelişmiş olmayan çocukları etki altında bırakıyor. Subliminal Mesaj Nasıl Et Eder Kişilerin bilinçaltına mesajlar göndermek konusunda dijital ses dosyalarındaki işitsel kaynaklar, …

Devamı

Fobiler Hayat Kalitemizi Olumsuz Etkiliyor

İnsan yaşamının kalitesini düşüren fobiler çocukluk döneminde ortaya çıkmaya başlamakta olup yetişkinlik dönemlerinde ise ciddi şekilde artmaya devam etmektedir. Kişinin korku duyduğu durum veya nesneden kaçınması, görmezden gelmesi; kişisel sağlık problemleri,arkadaşlar ve aile gibi sosyal çevre ile sorunlar yaşaması, hatta okul başarısızlığı ve iş kayıplarına kadar gidebiliyor. Bir durum, eylem veya nesneden kişinin kaçınmak isteyecek derecede duyduğu korku olarak nitelendirilen fobi, 3 ana sınıfa ayrılıyor. Toplum önünde konuşmak, yeni kişilerle tanışmak, buluşmak veya diğer sosyal ortamlardan korkmak “sosyal fobi”, dışarıda olmaktan korkmak “agorafobi”, belli nesne veya durumlara karşı duyulan fobi ise spesifik korkular olarak tanımlanıyor. Psikiyatri Uzmanı Bora Telaferli, “Bilinen …

Devamı

Depresyonda Olan Yakınınıza Nasıl Davranmalısınız

Depresyondaki kişi çoğu zaman çevresindekiler tarafından anlaşılamıyor. Yorgun, bitkin olduğundan, hiçbir şeye karşı ilgi duymadığından çevresindekiler tarafından ‘tembellik’ ile suçlanabiliyor. Oysa depresyon irade sorunu değil. Tamamen hastalığın yarattığı bir durum. Bu durumdaki kişilere karşı daha dikkatli ve özenli davranmak gerekiyor. ‘Bir şeyin yok, kafana takma’ gibi cümleler kullanıldığında depresyondaki kişiler anlaşılmadıklarını düşünerek iyice içlerine kapanabiliyorlar. Hastanın yakınında olanların hastaya bir şey telkin etmeden onu nötr bir şekilde anlamaya, değerlendirmeye çalışması çok önemli. Yargılamadan, üzmeden konuşulmalı ve ‘Bir şeyin yok’ sözünü asla kullanmamalı. Eğer tedavi görüyorsa, mutlaka tedavi alması yönünde desteklemeliler. Eğer tedavi görmüyorsa, bir uzmandan yardım alması için cesaret vermeliler. …

Devamı