Anasayfa / Psikoloji / Alfred Adler’in Kişilik Kuramı

Alfred Adler’in Kişilik Kuramı

Alfred Adler, amaca dönük ve bütünlüğü olan yaratıcı benlik anlayışına dayanan bir kişilik kuramı oluşturmuştur. Adler?e göre, benliğin bütünlüğü bireyin ?hayat tarzı?dır. Hayat tarzı bireyin kendisinin yarattığı bir şeydir. Tüm ruhsal süreçler hayat tarzının etkisi altındadır. Bireyin kişiliği davranış, duygu ve bilişsel süreçlerden etkilenir.

Bilişsel süreç, davranış ve duygudan daha etkilidir. Bireyin gözlemci niteliği, kendisi ve dünyaya ilişkin düşünce ve kanaatleri bilişsel olgunun kapsamına girer. Aynı zamanda birey, toplumsal ilgi ve işbirliği ile karakterize edilen sosyal bir varlıktır. Bireyin toplumla çelişmesi yanlış bir durumdur. Esas olan birey ile toplum arasındaki uyumdur.

Adler bu bağlamda ?toplum yaşamının değişim mantığı?ndan bahseder. Bireyin tüm davranış ve fonksiyonlarının toplumun değişimi içerisinde beliren toplum kurgusunun gösterdiği yönde olması gerekir. Diğer bir deyişle insanın tüm fonksiyonları dış dünyanın taleplerine uydurulmalıdır. Dünya görüşünün hatalı olması bireyleri nevrotik hale getirir. Nörotik süreç, toplumsal uyumdan yoksun, sağduyuya ters bilişsel sürecin en fazla ağırlık taşıdığı bir olguyu temsil etmektedir (Adler, 1983).

Adler bütün davranışlarımızın ve deneyimlerimizin ardında harekete geçirici bir güç olduğunu varsayar. Bu güç, sahip olduğumuz potansiyellerimizi kullanmak ve ideallerimize daha da yaklaşmak arzusudur.Üstünlük (superiority), mükemmellik (perfection) ve aşağılık duygusu (inferiority) Adler?in üzerinde durduğu kavramlardır. Freud?un görüşlerinin temeli cinsellik ve bilinçdışı üzerinde Adler?inki ise aşağılık ya da üstünlük üzerinde kurulmuştur.

Adler hemen hemen her türlü nevrozun aşağılık duygusundan kaynaklandığını savunur. Nevrozun ise sürekli etkinlik gösteren bir aşağılık duygusu olduğunu kabul eder. Freud?da cinsellik  ne ise Adler?de de aşağılık duygusu odur. İnsan davranışlarının hemen hemen hepsinde aşağılık duygusunun etkisi vardır.

Yeteneksizlik ve yeteneklerine olan inançsızlık aşağılık duygusunun gelişmesine sebep olur ve aşağılık duygusu içindeki birey kendisi hakkında olumsuz duygular taşır ve hayatın zorluklarıyla başa çıkma konusunda kendini yetersiz ve güçsüz hisseder.

Hakkında Admin

PdrGünlüğü sitesinin kurucu ve editörü olarak yaklaşık 6 yıldır burada yazıyorum. Uzmanlığım çocuk ve ergen psikolojisi olmakla beraber temel amacım mesleğimiz için faydalı paylaşımlarda bulunmaktır.

İlginizi Çekebilir

Sosyal Medya Ne Kadar Güvenli?

Bilişim teknolojisindeki hızlı gelişmeler sanal ortamdaki güven sorununu da beraberinde getirdi. En basitinden Faceb**k gibi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir