Anasayfa / 2015 / Nisan

Aylık Arşiv

Sosyal Ağlar Narsist ve Asosyal Yapabiliyor

Sosyal paylaşım sitelerinin psikososyal etkisine yönelik araştırmaya göre sosyal ağlar, narsistleştirebiliyor, sapkınlıkların sanal ortamda yaşanmasına imkan sağlıyor, aldatmaları normalleştiriyor, depresyona sokabiliyor ve asosyalleştiriyor. Kentlisi köylüsü, kadını erkeği milyonların sanal dünyada iletişim kurduğu sosyal paylaşım ağları, psikososyal alanda olumsuzluklara yol açabiliyor. Sosyal paylaşım sitelerinin psikososyal etkisine yönelik yapılan araştırma, haftada en az 24 saatini burada geçirenlerin ”bağımlı” olabileceğini, sapkınlıkların sanal ortamda yaşanmasına imkan sağladığını, aldatmaları normalleştirdiğini, kişileri narsistleştirebilirken; depresyona sokabildiğini ve asosyalleştirdiğini ortaya koyuyor. Kişinin olduğundan daha fazla dindar, daha fazla hümanist ya da devrimci gözükmesini kolaylaştıran bir araç olabiliyor. Sosyal ağdaki iletişim kurulan kişiyle oluşturulması gereken özdeşlik kişilik çatışmalarına, ileri …

Devamı

İş Hayatında Beden Dili Sözcüklerden Daha Önemli

Genellikle diğer insanlarla karşılaşıldığında veya onlarla iletişim kurarken sadece söylenene veya görülene dikkat edilse de bilerek veya bilmeyerek beden diline de önem veriliyor. Beden dilinin en önemli ifadesi ‘duruş’. Çoğunlukla insanların aklına ayakta mümkün olduğunca dik ve uzun bir şekilde dikelmek gelse de duruş, kafanın vücudun hiçbir baskıya maruz kalmadan doğal hizalanış biçimi. İnsandan insana farklılık gösteren duruşta, alışkanlıklar ve tekrar edilen subjektif hareketler etkili oluyor. Bu nedenle Kamburoğlu, duruşun insanın kişiliğini ele veren en önemli ip ucu olduğunu söylüyor. Duruşun anlamıyla ilgili bazı örnekler şöyle: “Kollar kavuşmuş ve bir tarafa doğru yaslanılmışsa, o an için karşılaşılan olay için hazırlıksız …

Devamı

Kadınlarda Daha Fazla Takıntı Oluşuyor

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Pskiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi, Konsültasyon-Lizeyon Psikiyatrisi ve Onkoloji Enstitüsü Psikososyal Onkoloji bilim dalları Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, bsesif kompulsif bozukluğun yaygınlığının, düşünüldüğünden çok daha yaygın bir hastalık olduğunu ve yaklaşık her 40-50 kişiden birinde bu hastalığın bulunduğunu söyledi. Baskıcılık, kuralcılık yaygın olduğu için obsesif kompulsif bozukluğun, Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde yaygın olduğunu ifade eden Özkan, ”Bu hastalığın görülme sıklığı, kadınlarda biraz daha fazla. Mükemmeliyetçilik, başarı endeksli yaşam, takıntıları artırır, azdırır” dedi. Obsesif kompulsif bozukluğun tedavisinin, zorlama veya duayla olmayacağını vurgulayan Özkan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Bir hastamın eşine, ‘Dünyanın bütün silahlı kuvvetlerini, din adamlarını toplasan …

Devamı

Depresyon Beyninizi Küçültüyor

ABD’de yapılan araştırma, migren ve depresyondan şikayetçi olan insanların beyin hacimlerinin daha küçük olduğu ortaya koydu. Araştırmaya göre her iki rahatsızlığa sahip olan insanların beyinlerinin diğer insanlara kıyasla 19.2 milimetre daha küçük. Maryland eyaletinde bulunan Ulusal Yaşlanma Enstitüsü’nden Dr. Larus S. Gudmundsson’un başını çektiği araştırma ekibi, hem migren hem de depresyonu bulunan kişilerin, bu hastalıklardan sadece birisini bulunduran kişilere kıyasla ‘spesifik bir grubu temsil ediyor olabileceğini ve bu nedenle daha farklı bir tedavi almaları gerekebileceği’ belirtti. Cbsnews sitesinin haberine göre, araştırmacılar 1967 ve 1991 yılları arasında migreni olup olmadığı belirlenen, ortalama 51 yaşındaki yaklaşık 4 bin 300 kişi hakkında veri …

Devamı

Kokular Davranışlarımızı Nasıl Etkiler

Koku alma duyusu en önemli duyularımızdan biridir ve beynimizin duygu, hafıza ve yaratıcılığı etkileyen kısmında yer alır. Koku alma duyusu 24 saat boyunca çalışır ve hiçbir zaman “kapatılamayan” tek duyudur. Vücudun ilk ve en tanımlayıcı deneme mekanizmasıdır, bir ortamın iyi ya da kötü olduğu anında değerlendirir. Uzm. Psikolog Emrah Polat  insanda koku duyusunun, günlük duyguların %75’ini etkilediğini ve hafızada önemli bir rol oynağını belirtiyor. İnsan, 10,000’in üzerinde koku molekülünü birbirinden ayırt edebilir. Bu koku molekülleri, teneffüs yoluyla burnun içine girer ve koku reseptörleriyle etkileşime geçer. Koku reseptörleri, bu bilgiyi beynimizin limbik sisteminde bulunan koku alma merkezine iletir. Limbik sistem, zamanda hafıza ve …

Devamı

Klasik Müzik Bunamayı Geciktiriyor

Bilim adamları, klasik müziğe aşina olan ve bu müzik türüne ilgi duymayan katılımcılara Avusturyalı Besteci Wolfgang Amadeus Mozart’ın 20 dakikalık 3 numaralı Sol Majör Keman Konçertosu’nu dinletti. Katılımcıların kan örnekleri eseri dinlemeden önce ve dinledikten sonra incelendi. Dopamin hormonu artıyor Eseri dinledikten sonra klasik müzik tutkunlarının öğrenme ve hafıza becerilerini artıran dopamin hormonunu salgılayan genlerin faaliyetinde artış gözlendi. Bilim adamları, bu durumun bunama ve hatta Alzheimer hastalığı riskini azalttığını belirtti. Ayırca klasik müzik sevenlerde Parkinson riskini artıran bir genin beyindeki faaliyetinin azaldığı görüldü. Helsinki Üniversitesi’nden Dr. Irma Jarvela, olumlu etkilerin yalnızca klasik müziğe aşina olanlarda tespit edildiğine dikkati çekerek sonuçların …

Devamı