Anasayfa / 2012 / Haziran

Aylık Arşiv

Rehberlik Hikayeleri”Derviş Kaşıkları”

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine. “Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?” “Bakın göstereyim” demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş “Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir de şart koymuş. “Peki” demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.Bunun üzerine “Şimdi…” demiş ermiş. “Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.”Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. “Buyrun” …

Devamı

Doğru Bir İlişkinin İşaretleri

Birisi için delirdiğiniz zaman bile, onun sizin için doğru olup olmadığını bilemeyebilirsiniz. Bir sene sonra farklı hissetmeyeceğiniz ne malum? Yada 10 sene? hatta Tüm ömür? Birisiyle böyle bir bağlılık kurmak zordur ve herkesin farklı kriterleri olabilir. Bununla birlikte, partnerinizin size uygun olup olmadığını bilmeniz için kimi işaretler var: Başka kimseye söylemediklerinizi onunla paylaşıyorsunuz. Alkol aldıktan sonra çenenizin düşmesinden bahsetmiyoruz, ama hayatınızla ilgili samimi detayları onunla paylaşma isteği ona güvendiğinizi gösterir ? başarılı bir uzun-dönem ilişkisi için başlıca unsurlardan biri. Zayıf anlarınız/yanlarınızı görmesine izin veriyorsunuz. Hayatla ilgili iyi hissederken, birisiyle mutlu olmak kolaylaşır. Peki ya kendinizi o kadar iyi hissetmediğinizde? Beklediğiniz zammı alamadığınızda, kediniz …

Devamı

PDRgünlüğü Dergisi 2. Sayısı Çıktı Haziran 2012

Ve dergimizin ikinci sayısı ile tekrar birlikteyiz ancak daha profesyonel ve daha donanımlı olarak geldik bu defa. Evet sevgili okurlarımız dergimizin ilk sayısı itibariyle yayın hayatına başladıktan sonra sizlerden beklediğimizden çok daha büyük bir ilgi gördük ve bu ilgi için hepinize bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Peki bu kadar hasret giderdikten sonra ikinci sayımıza gelelim. Bu sayımızda öncelikle hayatlarımıza açtığımız yeni sayfalardan başlamak istedik.Üniversiteler hakkında bilgi verip,kadına şiddeti kınadık,futbol şiddetine değindik. Biraz gezinmek için bisiklet sporunun faydalarını sıraladık. Yorulduk uykunun yararlarını anlatıp rüyalarımızda neler gördüğümüzle ilgilenmeye başladık. Sosyal medyaya merak sardık sizi uzmanlık sınavına sokmaya karar verdik. Güzel günler …

Devamı

Takdir Teşekkür Nasıl Hesaplanır

Okulların kapanmasına kısa bir süre kala öğrenciler ve veliler takdir ve teşekkür hesaplama konusuna yeniden eğildi. Yeni sistemde takdir ve teşekkür hesaplanması şu şekilde yapılır: Dönem sonunda her dersin ortalaması alınarak dersin haftalık ders saati ile çarpılır. Daha sonra çarpım sonuçları derslerin haftalık ders saatleri toplamına bölünür. Çıkan sonuç: 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda puan ortalaması Türkçe dersinden 55.00, diğer derslerin her birinden 45.00 puandan aşağı olmamak şartı ile tüm derslerin dönem ağırlıklı puan ortalaması 70.00-84.99 olanlar “Teşekkür,” 85.00 puan ve yukarı olanlar “Takdirname,” alabiliyor.

Devamı

Rehberlik Hikayeleri,”Her şey Her Zaman Göründüğü Gibi Değildir”

İki melek yeryüzünü dolaşmaya çıkmışlar. Tabii ki insan kılığında. Akşam olmuş.Kentin en zengin semtinde lüks bir villanın kapısını Tanrı misafiri olarak çalmışlar. Ev sahipleri somurtarak buyur etmişler onları. Yemek falan teklif etmemişler. Sıcacık misafir odaları yerine, buz gibi ve nemli bodruma iki şilte atıp “Geceyi burada geçirebilirsiniz” demişler. Şilteleri betona sererken, yaşlı melek duvarda bir çatlak görmüş. Elini uzatmış.Şöyle bir sürmüş yarığa.Duvar eskisinden sağlam olmuş. Genç melek “Niye yaptın bunu?” diye sormuş merakla. “Her sey her zaman göründüğü gibi değildir” demiş yaşlı melek yavaşça. Ertesi akşam melekler bir köy evinde çok fakir, ama çok iyiliksever bir aileye misafir olmuşlar. Her şeyleri bir tanecik inekleri imiş. Onun sütünü satıp geçiniyorlarmış. Ev sahipleri mütevazi sofralarına almış onları …

Devamı